Türkiye ve Almanya’nın yol haritası hazır

AA |  13 Mayıs 2019 Pazartesi - 11:07 | Son Güncelleme : 13 05 2019 - 11:07

Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Genel Müdür Yardımcısı ve Enerji Uzmanı Zafer Koç, Türkiye ve Almanya için yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinin ciddi potansiyeli olan alanlar olduğunu belirterek, "Örneğin, çatı sistemlerinin ve çatı depolama sistemlerinin Türkiye’de entegre olarak nasıl yaygınlaştırılabileceği konusunda iki ülke arasında altyapı çalışmaları yapılıyor. Bunların yasal zemini hayata geçirildiğinde, Türkiye’de ciddi bir pazar oluşabilir." dedi.


AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Koç, 25 yıldır Almanya’nın Türkiye’deki resmi dış ticaret odası ve ekonomi temsilciliği olarak faaliyet gösterdiklerini, hem Türkiye’de iş yapmak isteyen Alman şirketlere hem de Almanya’da iş yapmak isteyen Türk şirketlere pazar girişi, iş ortağı, müşteri ve tedarikçi bulma gibi çeşitli konularda destek sağladıklarını söyledi.
Alman şirketlerinin Türkiye yatırımlarında öncelikli alanlardan birinin enerji olduğunu ifade eden Koç, Bosch ve Siemens gibi makine üreticilerinin de Türkiye’de ciddi üretim ve Ar-Ge yatırımları bulunduğuna işaret etti.

Koç, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarındaki iş birliğinin artırılmasının iki ülkenin odak noktalarından biri olduğunu dile getirerek, “Türkiye ve Almanya için yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği şu anda ciddi potansiyeli olan alanlar. Örneğin, çatı sistemlerinin ve çatı depolama sistemlerinin Türkiye’de entegre olarak nasıl yaygınlaştırılabileceği konusunda iki ülke arasında altyapı çalışmaları yapılıyor. Bunların yasal zemini hayata geçirildiğinde, Türkiye’de ciddi bir pazar oluşabilir. Türkiye ve Almanya bu alanda yoğun bir şekilde çalışıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Hem fotovoltaik çatı hem de depolama ile ilgili 2019'un üçüncü ve dördüncü çeyreğinde çalıştaylar düzenleyeceklerine değinen Koç, şunları söyledi: “Bu konularda Almanya’ya inceleme gezileri düzenleyeceğiz. Bu kapsamda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığındaki yetkililere Almanya’nın yerel anlamda belediyelerle çalışarak bu meseleleri nasıl çözdüğünü anlatacağız. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı (ICCI) kapsamında 28-29 Mayıs’ta depolama ile ilgili ayrı bir kongre yapılacak. Almanya’dan gelecek 5-6 uzman ve Enerji İşleri Genel Müdürlüğü ile yarım gün bir çalıştay yapacağız. Ayrıca enerji verimliliği çalışma grubu ve yenilenebilir enerji grupları bir araya gelerek enerji verimli ağlar konusunu ele alacak. Bir de yeni bir finansman modeli olarak ‘enerji performansı sözleşmesi (EPC)’ konusu var. Şu anda üzerinde en somut olarak çalışılan konulardan biri bu. EPDK eşliğinde Almanya’ya doğal gaz piyasası ile ilgili bir inceleme gezisi de yapılacak. Son olarak deniz üstü (offshore) rüzgar ile ilgili Ankara’da Türk ve Alman yetkililerin katılımıyla iki veya üç günlük bir çalıştay düzenlenecek. Bu yılın üçüncü ve dördüncü çeyreği için oldukça yoğun bir takvime sahibiz."

 “Offshore cazip hale gelecek”

Koç, Almanya’nın yaklaşık 20 yıl önce Alpha Ventus Deniz Üstü Rüzgar Tarlası ile ilk offshore deniz üstü projesi deneyimini yaşadığını anımsatarak, bu deneyimle ülkenin önemli bir bilgi birikimine sahip olduğunu ve bu birikimini Türkiye ile paylaşmak istediğini söyledi.


Türkiye’nin ilk offshore rüzgar santrali projesi için Almanya ile birlikte Danimarka’nın da tecrübesinden yararlandığını ifade eden Koç, “Fakat Almanya ile ciddi bir çalışma olacak. Burada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ilk başta Türkiye’deki tüm ilgili kurum ve enstitüler ile bir araya gelerek kendilerini ilgilendiren konuların aktarılması talebinde bulunacak. Bunlar arasında MTA’dan Savunma Bakanlığına kadar pek çok kurum olacak. Bu konular Alman yetkililere iletilecek. Alman yetkililer de bu konulara cevap verecek şekilde hazırlanıp Türkiye’ye gelecek ve bir çalıştay düzenlenecek.” diye konuştu.

Koç, çalıştay sonrası Almanya’ya teknik inceleme gezisi yapılmasının planlandığını aktararak, şöyle devam etti: “Bakanlık, bu bilgileri zenginleştirdikten sonra, saha, yer ve rüzgar analizini uluslararası kurumlar tarafından onaylanmış raporlar haline getirerek ihalenin içine almayı planlıyor. Bu nedenle şirketler için aslında geriye sadece yatırım miktarı ve kendi verimliliklerine göre geri dönüşüm sürelerini hesaplamak kalacak. Yatırım maliyetini hesaplamak zorunda kalmadan ihaleye girecekler. O yüzden çok cazip bir hale gelecek. Ancak süreç biraz uzun olacak. Çünkü analizler için en az bir yıl ölçüm yapmak gerekiyor. Bunun da tarihi en az 2020 veya 2021 olur diye düşünüyoruz.” 3'üncü Türk-Alman Enerji Forumu’nun bu yıl sonunda Almanya’da yapılmasının planlandığını kaydeden Koç, bu forum sayesinde yıl boyunca yapılan çalışmaların duyurulacağını da söyledi.

Koç, söz konusu planlar doğrultusunda yapılacak yatırımların daha fazla piyasa liberalleşmesi, sürdürülebilirlik ve öngörülebilirlik ile desteklenebileceğini, Türkiye’nin genç nüfusu ve enerji talebinin her zaman yükselmesinin yatırımları cazip hale getirdiğini sözlerine ekledi.