Son dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan yerli otomobili tanıttı ve ilk siparişi verdi

AA |  27 Aralık 2019 Cuma - 11:09 | Son Güncelleme : 27 12 2019 - 17:56

Türkiye’nin yerli otomobili bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı törende tanıtıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarihi törende, "Bugün ülkemiz için tarihi bir güne, Türkiye'nin 60 yıllık rüyasının gerçeğe dönüşmesine hep birlikte şahitlik ediyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Recep Tayyip Erdoğan olarak şahsım adına ilk ön siparişi de buradan veriyorum." ifadelerini kullandı.


Türkiye'nin büyük merakla beklediği yerli otomobili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tanıttı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gebze'de "Bilişim Vadisi"nin resmi açılış töreninde konuşarak, "Recep Tayyip Erdoğan olarak şahsım adına ilk ön siparişi de buradan veriyorum." ifadelerini kullandı.
 
 
Konuşmasına, "Bugün ülkemiz için tarihi bir güne, Türkiye'nin 60  yıllık rüyasının gerçeğe dönüşmesine hep birlikte şahitlik ediyoruz." diye  başlayan Erdoğan, yıllardır Türkiye'nin kendi otomobilini üretmesi gerektiğini,  montajcılıktan çok daha iyisine layık olunduğunu hep dile getirdiklerini aktardı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi 350 bini bile bulmayan otomotiv üretim  potansiyelinden, 1,5 milyonun üzerinde bir otomotiv üretim seviyesine  çıkardıklarını belirtti.
 
 
Bu sektördeki ihracatın 32 milyar dolara ulaştığını dile getiren  Erdoğan, şunları kaydetti: Ama maalesef kendi otomobilimizi üretme çabalarımızdan uzun süre  netice alamadık. Bu konuda birçok adım attık, girişimde bulunduk. Bizim  hayalimiz, tüm hakları ülkemize ait olan, tasarımcılarımızın ve mühendislerimizin  emekleriyle yoğrulan, milli teknolojilerle üretilen, dünyaya adımızı duyuracak  bir otomobile sahip olmaktı. Bunun için de bir babayiğit arıyorduk. Nihayetinde  milletimizin bu hayaline gönül veren, elini taşın altına koyan babayiğitler  ortaya çıktı ve Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'nu kurdu. Kendilerine şahsım,  milletim adına çok teşekkür ediyorum. Sadece işine odaklanmış profesyonel bir  ekip kurup çalışmalarını bugünlere getirdiler. Bu iş için 100'ün üzerinde Türk  mühendis gecesini gündüzüne kattı, evinden, çoluğundan, çocuğundan ayrı kalma  pahasına çalıştı, çabaladı. Bunların bir kısmı da yurt dışındaki prestijli  işlerini bırakıp sırf bu projede yer almak için büyük bir heyecanla vatanlarına  dönen arkadaşlarımızdan oluşuyor ki CEO'muz böyle bir arkadaşımız. Kendisine  özellikle teşekkür ediyorum."
 
 
"Yaklaşık 60 yıldır bu hayalin peşinde koştuk"
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu süreçte sessiz ama derinden  gidildiğini ifade ederek, "İşte bugün ön gösterim araçlarını tam da 2 sene önce  söz verdiğimiz gibi ilk kez sizlerle paylaşıyoruz." dedi.
 
İçinde bulunulan mekanı da özellikle seçtiklerini vurgulayan Erdoğan,  alanın Türkiye'nin Bilişim Vadisi, Türkiye'nin yarınlarını şekillendirecek teknoloji üssü olduğunu söyledi.
 
Erdoğan, aslında bu tarihi günde iki mega projeyi aynı anda hayata  geçirdiklerine işaret ederek, hem Bilişim Vadi'sinin resmi açılışını  gerçekleştirdiklerini hem de otomobilin ön gösterim araçlarını paylaştıklarını  kaydetti.
 
 
Bu vesileyle Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Türkiye  Odalar ve Borsalar Birliği başta olmak üzere projede emeği geçenlere teşekkür  eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: Türkiye'nin yerli ve milli otomobil arayışı malum yeni değil,  yaklaşık 60 yıldır bu hayalin peşinde koştuk. İlk yerli otomobil denemesi olan  'Devrim'in hikayesi aynı zamanda bize hayallerimizin nasıl kabusa  dönüştürüldüğünün de örneğidir. İşte dışarıda 'Devrim' otomobilini gördük. Daha  önce uçak yapan, motor geliştiren, silah üreten müteşebbislerimizin başına ne  gelmişse 'Devrim' otomobilinin başına da aynısı gelmiştir. Kimin adına çalıştığı,  kimin sesi olduğu, kimin çıkarını koruduğu artık gün gibi aşikar olan birileri  çıkıp diğer projeler gibi bunun da hem psikolojik hem de fiili olarak sabote  edildiğini görüyoruz. Kayseri'deki uçak fabrikasına sipariş verilmesine,  dışarıdan alınan siparişlerin de ihraç edilmesine engel olan zihniyet bugün de  unutmayalım yine faaliyetteler, çalışıyorlar. Zor şartlarda kurduğu silah  fabrikasında hayranlıkla takip edilen üretimler yapan kişiyi fabrikasıyla beraber  havaya uçuranların amacının ne olduğunu zaman içinde hep birlikte gördük.  Türkiye'nin kendi motorunu üretmesi için canlarını dişlerine takarak çalışanların  emeklerini zayi edenler, aynı kafayla bugün de bizim karşımıza dikiliyor.
 
 
"Kaybettiğimiz 65 yılın hesabını sormayı da milletimize bırakıyoruz"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devrim otomobili için harekete geçildiğinde  "Türkler otomobil üretemez" diye bir kampanya başlatıldığına dikkati çekerek,  şöyle devam etti: İşin ilginç yanı dönemin Sanayi Bakanını da bu kampanyaya katılmış  olmasıdır. Yerli otomobilin hem teknolojik olarak üretilemeyeceğini hem de  yeterli pazarı olmadığını söyleyenler birkaç yıl sonra Batılı firmaların  ülkemizde kurdukları otomobil fabrikalarını alkışlayarak karşılamışlardır.  Nerelerden geçmişiz. Halbuki tam da otomobil piyasasının canlanmaya başladığı bir  dönemde bu teşebbüs başarıyla hayata geçirilebilseydi bugün Türkiye bambaşka  yerde olurdu. Daha önceki uçak, silah, motor projelerinin sürdürülmesi halinde de  bugün bambaşka bir yerde bulunacaktık. Gümüş motor teşebbüsünden 65 yıl sonra  hala motorumuzu kendim üretemiyor olmanın sancılarını çekiyoruz. Bu vesileyle  ülkemizin ilk motor fabrikası teşebbüsünü başlatan, sanayileşme fikrinin yılmaz  savunucusu Necmettin Erbakan hocamızı da rahmetle, minnetle yad ediyorum.  İnşallah farklı kurumlarımız nezdinde başlattığımız projelerimiz sonuçlandığında  birkaç yıl içinde her türlü ihtiyacımızı karşılayacak şekilde motor meselesini de  kökten çözmüş olacağız. Kaybettiğimiz 65 yılın hesabını sormayı da milletimize  bırakıyoruz. Size bırakıyoruz.
 
Erdoğan,  "Otomobilimizin fiziken üretileceği fabrika ise bu endüstrinin kalbinin attığı  Bursa'da olacak. Gemlik'te Silahlı Kuvvetlerimize ait büyükçe bir yerimiz var.  Yaklaşık 4 milyon metrekarelik bu alanın inşallah şu anda takribi 1 milyon  metrekaresini buraya tahsis edeceğiz ve süratle de inşallah fabrikamızın orada  yapımına başlayacağız." dedi.
 
 
Devrim otomobilinin benzini olmadığı için yolda kalmasını projeyi  boğma kampanyasına çevirenlerin, Türkiye'nin otomobili için de aynı şeyi yapmaya  çalışacağını dile getiren Erdoğan, "Ama bu kez izin vermeyeceğiz. Devrim  otomobilinin önünü kesmeyi başardılar ama şimdi yaptığımız devrin otomobilinin  önünü inşallah kesemeyecekler." diye konuştu.
 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin bugünkü noktaya gelebilmesi için 17  yıldır ter döküldüğünü, mücadele edildiğini belirterek, "Milli gelirimizi 236  milyar dolardan 950 milyar dolarlara kadar yükselterek, 4 kat artırdık. Her ne  kadar son yıllarda dolar bazında bir miktar düşüş yaşanmışsa da inşallah en kısa  sürede trilyon dolar rakamını aşarak hak ettiğimiz yere geleceğiz. İhracatımızı  36 milyar dolardan 170 milyar dolara yükselterek, 5 kat ileriye taşıdık.  İstihdamda 9 milyona yakın bir artış sağladık." ifadelerini kullandı.
 
 
 
Asgari ücret
 
Erdoğan, dün 2 bin 325 lira olarak açıklanan 2020 yılı asgari ücret  miktarının hayırlı olmasını dileyerek, şöyle devam etti: Şimdi bunun üzerinde de spekülasyonlar yapıyorlar. Biz işbaşına  gelirken bir söz verdik. Ne dedik? 'İşçimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz.' dedik.  Bu ne demektir? Biz hiçbir zaman enflasyonun altına bir asgari ücret  belirlemeyeceğiz, hep üstüne bunu belirleyeceğiz. Şimdi de aynı şekilde bunu  enflasyonun 3-4 puan üstünde belirlemek suretiyle yola devam ettik. Öyle bir  kampanya sürdürüyorlar ki 'Bu fabrikalar çalışmasın, biz istediğimiz gibi de  asgari ücreti vesaireyi belirleyelim.' Bu çark dönecek arkadaş. Bu çarkın dönmesi  için de hesabı, kitabı ona göre yapacağız. Bizim sözümüz ne? 'Asgari ücrete  işçimizi ezdirmeyeceğiz.' Ezdirmedik bugüne kadar ve bundan sonra da ezdirmemekte  kararlıyız. Enflasyonun 3 puan üzerinde yüzde 15 olarak yapılan bu artış sonunda  asgari ücret 2002'ye göre reel olarak yüzde 154 düzeyinde yükselmiş bulunuyor.
 
 
"Dünyadaki başarılı örneklerden bir benzerini ülkemizde kurmuş  bulunuyoruz"
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ulaşım altyapısına yapılan  yatırımlarla Türkiye'nin çağ atladığını belirterek, "Bunun en güzel örneklerinden  biri, Türkiye'nin yüz akı projelerinden Osmangazi Köprüsü. Bunlar, bundan da  rahatsız oldular. Niye? Bunlar sandalla karşıdan karşıya geçmeye alışmışlar. Biz,  körfezi dolaşarak değil, daha kestirme köprülerimizi yapalım, buralardan süratle  ta İzmir'e ulaşalım. Daha pek çok mega projeyle yolları, köprüleri,  havalimanlarını vatandaşlarımızın hizmetine sunduk." dedi.
 
Yatırımlarla güçlü bir bilim ve teknoloji iklimi tesis edildiğine  işaret eden Erdoğan, şu bilgileri verdi: Bugün 207 üniversitemiz, 1572 araştırma geliştirme ve tasarım  merkezimiz, 85 teknoloji geliştirme bölgemiz, bu altyapı etrafında çalışan 112  bin araştırmacımız var. Bilişim Vadimiz ile işte bu sisteme yeni ve çok güçlü bir  aktörü daha dahil ediyoruz. Böylece dünyadaki başarılı örneklerden bir benzerini  ülkemizde kurmuş bulunuyoruz. Burası Milli Teknoloji Hamlemizi, ulusal ve  uluslararası düzeyde temsil edecek bir yerdir. Bilişim Vadisi 3 milyon  metrekarenin üzerinde bir alanda kurulan, yaklaşık 200 bin metrekare kapalı  bölümüyle ülkemizin en büyük teknoloji geliştirme merkezidir. Savunma sanayinde  elde ettiğimiz başarıları diğer alanlara da taşıma gayesiyle kurduğumuz bu  vadiyle yarının Türkiye'sini daha sağlam temellere oturtmayı hedefliyoruz.
 
 
Erdoğan, Türkiye'nin ürettiği yüksek teknolojili savunma sanayi  ürünleri sayesinde güçlü ve rakipsiz bir küresel oyuncu olma yönünde ilerlediğini  belirterek, şunları söyledi: Özellikle milli SİHA, milli İHA, milli helikopter, gemi, tüfek,  eğitim uçağı, elekrooptik sistem, mühimmat gibi ürünler Türk mühendisliğinin  geldiği seviyeyi ve kabiliyetlerimizi göstermesi bakımından da son derece  önemlidir. Şimdi artık sıra bu ürünleri sivil teknolojilere uyarlayarak daha  geniş bir alana damga vurmaya gelmiştir. Bunun için tüm sektör temsilcilerimizin,  üreticilerimizin, yatırımcılarımızın, tıpkı buradaki babayiğitlerimizin yaptığı  gibi ellerini, vücutlarını, taşın altına koymalarıdır. Türkiye, artık yeni  teknolojilerin sadece pazarı değil, bunları geliştiren, üreten ve tüm dünyaya  ihraç eden bir ülke haline gelecektir. Biz bu güce, iradeye, teknik bilgiye,  insan gücüne sahibiz. Yeter ki kendimize güvenelim, kendimize inanalım. Bilişim  Vadimiz, kabiliyetlerimizi bir araya getirip önümüzdeki dönemin eğilimlerini  bugünden yönlendirme doğrultusunda attığımız adımlardan biridir. Bu amaçla  Marmara'ya Bilişim Vadisi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi bağlantısı  kuruyoruz. Böylece 20 milyonluk nüfusu, yarının teknolojilerinin yeşereceği  Bilişim Vadisi'yle buluşturuyoruz. Bu ulaşım hattına, 'mega teknoloji koridoru'  da diyebiliriz. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü yanında kuracağımız yeni  teknoloji geliştirme bölgesini de Bilişim Vadisi çatısı altına alıyoruz. İşte  Osmangazi Köprüsü burada. Artık İzmir'e 2,5 saatte ulaşılabiliyor. Bu sayede  Kocaeli ile İzmir'i teknolojik açıdan da buluşturuyoruz. Buralarda oluşacak bilgi  birikimiyle uluslararası alanda rekabet edebilir bir teknoloji üssü oluşturmanın  peşindeyiz. Türkiye'nin üretken gençleri, tüm enerjilerini burada somut projelere  dökecek. Bu teknoloji üssüyle kritik teknolojilerin geliştirilmesinde ülkemize  inşallah çağ atlatacağız.
 
 
 
"170 bini aşan yazılımcı sayımızı, hızla 500 binin üzerine  çıkaracağız"
 
Yeni teknolojilerin en verimli ve en önemli bileşenin yazılımlar  olduğunun altını çizen Erdoğan, katılımcılara şöyle seslendi: Yazılımda bir sıçramayı burada yaşayacağız. Bunun için 170 bini aşan  yazılımcı sayımızı, hızla 500 binin üzerine çıkaracağız. Çocuklarımıza yazılım  geliştirme yetkinliği kazandırmak için eğitim öğretim faaliyetlerini daha da  artıracağız. Bilişim Vadimiz, açacağımız yeni nesil yazılım okullarından birine  de aynı zamanda ev sahipliği yapacak. Teknoloji şirketleri, sivil toplum  kuruluşları ve ilgili kurumlarımızla birlikte çalışıyoruz. Bilişim Vadisi, Açık  Kaynak Platformu'nun da aynı zamanda merkezi olacak. İşte tüm bu avantajlarından  dolayı Bilişim Vadisi, Türkiye'nin Otomobili Projesi'ne de ev sahipliği yapıyor.  Otomobilimizin fiziken üretileceği fabrika ise bu endüstrinin kalbinin attığı  Bursa'da olacak. Merak ediyorsunuz, 'Bursa'da neresi olacak?' diye. Onun da  müjdesini vereyim. Gemlik'te Silahlı Kuvvetlerimize ait olan büyükçe bir yerimiz  var. Yaklaşık 4 milyon metrekarelik bu alanın inşallah şu anda takribi 1 milyon  metrekaresini buraya tahsis edeceğiz ve süratle de inşallah fabrikamızın orada  yapımına başlayacağız. Bu yatırımın Gemlik, Bursa'ya hayırlı olmasını diliyorum.
 
 
Erdoğan, Gebze'de "Bilişim Vadisi"nin resmi açılış töreni ile yerli  otomobilin tanıtıldığı "Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu Yeniliğe Yolculuk  Buluşması" programındaki konuşmasında, fikri ve sınai hakları Türkiye'ye ait olan  araçla birlikte dünyanın rekabetçi bir Türk markasıyla tanışmış olacağını  söyledi.
 
 
Bu markaya ilişkin tüm stratejik kararların Türkiye tarafından  alındığını, fikirlerin Türk mühendisleri tarafından hayata geçirildiğini ifade  eden Erdoğan, "Atılan adımlar için kimseden lisans ve icazet almıyor, her türlü  teknik özelliği kendimiz belirliyoruz. Başka bir ifadeyle oyunun kurallarını  artık biz koyuyoruz. Suriye'de biz koyuyoruz. Libya-Türkiye arasında biz  koyuyoruz. Silahlı, özellikle savunma sanayisinde biz koyuyoruz. Şimdi burada da  yine biz koyuyoruz." diye konuştu.
 
 
 
Dünya otomotiv sanayisinin yeni bir yol ayrımında olduğunu, yaşanan  değişimlerin takip edildiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: Elektrikli otonom ve ağ bağlantılı teknolojilerin liderliğinde yeni  üretim modelleri ortaya çıkıyor. Şu an bu yarışta herkes eşit şartlarda. İhracatı  32 milyar doları bulan otomotiv sektörümüzü bu değişime adapte etmek zorundayız.  Ağırdan alamayız. Hızla bunu yakalayacağız. Yapay zeka her alanda olduğu gibi  otomobillerde de giderek öne çıkıyor. Sanayimizi tüm unsurlarıyla bir sonraki  çağa şimdiden hazırlamak istiyoruz. Türkiye'nin Otomobili projesindeki teknoloji  birikimimiz diğer pek çok sektörün de önünü açacak, aynı zamanda ateşleyicisi  olacaktır. Bunun için hata yapma lüksümüz yoktur. Kuralları koyan biz olduktan  sonra bu çalışmada kimlerden destek aldığımızın, kimleri çalıştırdığımızın da bir  önemi kalmıyor. Bu konudaki kinayeler ya cehaletin ya husumetin ya da öz  güvensizliğin ürünüdür. Türkiye'nin en güzide kurumlarından yetişmiş mühendisler  şu an yerli otomobilin matematik modellemeleri ve dayanıklılık testleri üzerinde  çalışıyor. Sınıfının en geniş iç hacimli, en yüksek performanslı ve en uygun  maliyetli aracını inşallah üreteceğiz. Aracımız sıfır emisyonla çalışarak çevreyi  hiç kirletmeyecek. Seri üretime geçtiğimizde, Avrupa'nın klasik olmayan, doğuştan  elektrikli ilk ve tek SUV modelinin inşallah sahibi olacağız.
 
 
Üretime geçtikten 3 yıl sonra binek otomobillerde Türkiye'de en yüksek  yerlilikte üretilen tek markanın Türkiye'nin Otomobili olacağını vurgulayan  Erdoğan, "Geçenlerde televizyonlarda izlediniz mi, İstanbul'da şoförler odası  açıklamasını yapıyor. 'Biz 2020'nin sonuna kadar araç almayacağız, üretimi  bekleyeceğiz, üretim yapıldığı andan itibaren kendi yerli otomobilimizi  alacağız.' diyor. 2022 yılında tüm Türkiye'de şarj altyapımız da hazır olacak.  Tüm kurumlarımız bu al yapı için hazırlıklara şimdiden başladı. Dolayısıyla bu  otomobil yerli ve millidir. Ama yerlilikten ve millilikten anlamayanlar var.  Onlar bizi hiç ilgilendirmez. Biz işimize bakacağız. Hiç kimse bu gerçeği  perdelemeye çalışmamalı." diye konuştu.
 
"Türkiye'nin Otomobili'ni elektrikli olarak üreterek geçmişin veya  bugünün değil, doğrudan geleceğin teknolojisine uzanıyoruz." diyen Erdoğan,  tasarımıyla, bataryasıyla, şarj istasyonlarıyla bu otomobil projesiyle ülkeyi  geleceğin dünyasına hazırladıklarını kaydetti.
 
 
"Küresel bir marka peşindeyiz"
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyada bunu yapabilen pek az ülke  olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: Türkiye daha en başından elektrikli otomobil alanına girerek  herkesten bir değil, birkaç adım birden öne geçiyor. Bu otomobili sadece kendi  ihtiyaçlarımız için üretmiyoruz. Biz küresel bir marka peşindeyiz. Avrupa gibi  yakın pazarlardan başlayarak tüm dünyada bu otomobili yollarda gördüğümüz gün  hedefimize ulaşmış olacağız. Üretim ve ihracat stratejimizi buna göre  belirliyoruz. Milletimizin de bu araca sahip olmak için sabırsızlıkla beklediğini  biliyorum. Bu otomobilin ticari olarak satışa sunulacağı 2022 öncesinde  milletimizin projeye ve milli teknoloji hamlesine olan desteğini göstermek üzere  ön satış süreci başlatılabilir. Dünyada benzer projelerde kullanılan bu yöntemi  ülkemizde de hayata geçirebiliriz. Milletimizin ön satışta ortaya koyacağı  taleple bu projeye sahip çıkacağına yürekten inanıyorum. Recep Tayyip Erdoğan  olarak şahsın adına ilk ön siparişi de buradan veriyorum. Bu proje için tüm  cesaretini ve azmini ortaya koyan babayiğitlerimize teşekkür ediyorum.
 
Erdoğan, özel sektör koordinasyonunu yürüten TOBB ile kamu tarafındaki  koordinasyondan sorumlu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı  ile emeği geçenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti: Bu süreç içerisinde ülkemizin 60 yıllık hayalini gerçekleştiren  kahramanlar unutmayın sizler olacaksınız. Adınız tarihe geçecek. Gelecek nesiller  sizin başarınızı konuşacaklar. Cumhurbaşkanlığı olarak ilk günden beri olduğu  gibi bundan sonra da hep yanınızda yer alacağımı ifade ediyorum. Attığınız her  adımı bizzat takip ediyorum. Rabb'imin izniyle Türkiye önümüzdeki dönemin  yükselen değeri, attığı adımlar merakla takip edilen ülkesi olacaktır. Kendimize  inandığımızda, kendimize güvendiğimizde aşamayacağımız hiçbir engel bulunmuyor.