Türkiye'den NATO'ya rest! Kriz derinleşiyor

27 Kasım 2019 Çarşamba - 12:56 | Son Güncelleme : 27 11 2019 - 12:56

Dünyanın en büyük askeri ittifakı NATO'nun tarihi zirvesine günler kala, ABD ve Avrupa arasındaki krizin bitmesi için bir elektrik şoku deneniyor. Reuters, ayrıca Ankara'nın NATO'nun Baltık ve Polonya planlarını bloke ettiğini bildiriyor.


'70 yaşında beyin ölümü gerçekleşti mi?' Reuters haber ajansı, uluslararası ittifak NATO'nun 70. kuruluş yıldönümü için Londra'daki zirveyi bu başlıkla haberleştirdi. ABD lideri Donald Trump'ın hamleleriyle türbülansa giren NATO'nun geleceği, İngiltere'nin başkentinde 4 Aralık'ta gerçekleşecek zirvede şekillenecek. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kasım ayında "NATO'nun beyin ölümüne tanık oluyoruz" diyerek hem ittifakı hem de Avrupa Birliği'ni topa tutmuştu. Trump'la bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Fransa lideri, bir gün sonra kullandığı "Uluslararası sistemimiz eşi görülmedik bir krizden geçiyor" ifadesiyle mevcut tabloyu özetledi. ABD'nin NATO'ya danışmadan Suriye'den askerlerini çekmesini eleştiren Macron, "ABD ile NATO müttefikleri arasında stratejik karar alma süreçlerinde hiçbir şekilde koordinasyon yok" ifadesini kullandı.
 
Macron'un sözleri Avrupa çapında depreme yol açtı, özellikle Doğu Avrupa ülkeleri Fransız lidere sert tepki gösterdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel, "Bu bakış açısı kesinlikle benimkini yansıtmıyor. Transatlantik ortaklık bizim izin vazgeçilmez" diye konuştu.
 
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise, Macron'a yanıtında "70 yılın ardından NATO'nun büyümesi ve değişmesi gerek. Günümüzün gerçeklikleri ve zorluklarıyla yüzleşmesi gerek" dedi ve ekledi:
 
"Eğer uluslar NATO'nun ihtiyaç duyduğu kaynakları sağlamadan, sözlerini tutmadan NATO'nun savunma faydalarından yararlanabileceğini düşünürse, NATO etkisizleşebilir veya NATO'nun devri kapanabilir."
 
Rusya ise, 1949'da Sovyetler Birliği'ne karşı kurulan NATO'daki krizden hayli memnun. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, Macron'un sözlerini "İyi ifade edilmiş. Gerçekliğe uygun ve meselenin özüne inen sözler. NATO'nun mevcut durumunun doğru tanımlaması" olarak yorumladı.
 
Fransa lideri Macron, 'Avrupa ile aynı değerleri paylaşmayan ilk Amerika lideri' diye tanımladığı Trump'la Londra'daki NATO zirvesinde bir araya gelecek. Trump, başkanlık koltuğuna oturduğu günden bu yana NATO üyesi ülkelerin savunma bütçelerini artırmasını ve ABD'nin üstündeki yükün paylaşılmasını istiyor.
 
Reuters, NATO'nun ittifak bünyesindeki 'bilge insanlar'dan yardım alarak krizden çıkmayı denemesinin beklendiğini bildiriyor.
 
Londra'daki zirvede, NATO üyesi 29 ülkenin liderleri buluşacak. Uluslararası haber ajansına göre, 'bilge insanlar' fikirlerini en geç 2021'deki NATO zirvesine kadar ittifaka iletecek. Reuters'a konuşan üst düzey bir Fransız diplomat ise, ittifak bünyesindeki siyasi çekişmenin sona ermesi için bir elektrik şokunu halihazırda denediklerini söyledi. Avrupalı bir NATO diplomatı ise, "Elbette Trump'ın ne söyleyeceğini hiç kimse bilmiyor. Ancak şimdi Macron veya Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da ne söyleyeceğini bilmiyoruz" dedi.
 
Reuters, Salı akşamüstü geçtiği bir başka özel haberde ise, Türkiye’nin kuzey Suriye'deki Barış Pınarı Harekatı'na destek verilmemesi nedeniyle NATO’nun Baltıklar ve Polonya için hazırladığı savunma planını desteklemeyi reddettiğini duyurdu. Reuters'a göre, Ankara, plana destek vermeyi terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı 'YPG’nin NATO tarafından resmen terör örgütü olarak kabul edilmesi’ şartına bağladı.
 
Uluslararası ajansa konuşan dört üst düzey NATO yetkilisi, Türkiye’nin NATO daimi temsilcisine planı imzalamama talimatı verildiğini, Ankara’nın ilgili görüşmelerde de sert bir tavır takındığını söyledi. Buna göre, NATO Londra’daki zirve öncesinde Polonya, Litvanya, Letonya ve Estonya’yı olası bir Rus saldırısından korumayı öngören planı 29 üyenin tamamına onaylamak istiyor. Ancak Türkiye bu süreçte terör örgütü YPG şartını masaya getirecek.
 
NATO kaynakları, Ankara’nın YPG’yle ilgili talebini Suriye’deki harekattan önce gündeme getirdiğini ancak konunun önümüzdeki haftaki zirve nedeniyle tırmandığını da aktardı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO'nun 70. yıl zirvesinde Almanya Başbakanı Merkel, Fransa lideri Macron ve İngiltere Başbakanı Johnson’la görüşecek.
 
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, geçen ay kendisine sorulan "Türkiye uzun vadede NATO'da olmayacak mı?" sorusunu, "Bunu söyleyemem. Türkiye'yi NATO'dan dışlamak çıkarımıza değil ama belki de NATO'yu yeniden gözden geçirmeliyiz. Stratejik ve siyasi olarak bir sorunumuz olduğunu kabullenmemiz lazım" diyerek yanıtlamıştı.
 
Yeryüzünün en büyük ittifakı NATO (Kuzey Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü), 1949'da Washington'da kuruldu. En başta 12 üyesi bulunuyordu. Yıllar içinde genişledi, şu an Avrupa've Kuzey Amerika'daki 29 ülkenin oluşturduğu askeri ve siyasi bir ittifaka dönüşmüş durumda.
 
Merkezi Belçika'nın başkenti Brüksel'de bulunuyor. Askeri merkez ise Mons'ta. Hollanda, Türkiye ve ABD'de toplam dokuz komuta merkezi var. NATO misyonlarında dünya genelinde 20 bin'e yakın asker görevli. Afganistan, Kosova ve Afrika Boynuzu'nda da operasyonel NATO güçleri konuşlu durumda.
 
Uluslararası Danışma Konseyi'nin (AIV) iki yıl önce yayınladığı rapora göre, Avrupa'daki güvenlik riski Soğuk Savaş sonrası hiç bu kadar yüksek olmamıştı. ABD de NATO ittifakı içerisinde liderlik görevini yerine getiremiyor. AIV raporunda, Baltık ülkeleri Letonya, Litvanya ve Estonya'nın oldukça zayıf olduğu ve Rusya tarafından kolayca yutulabilecekleri vurgulanmıştı.
 
Rusya'nın 2014 yılında Kırım'ı ilhakının ardından NATO ile Moskova arasındaki ilişkiler en düşük seviyeye indi. Fransa lideri Macron, Rusya ile diyaloğun tekrar başlatılmasını istiyor.
 
BBC savunma muhabiri Jonathan Marcus, geçen ay kaleme aldığı analizde şu ifadeleri kullanmıştı: "Berlin'de Soğuk Savaş'ın bitmesini anmaya giden Pompeo, ikinci bir soğuk savaşın başladığını ilan eder gibiydi. İdeolojik bir mücadeleye dair mesajlar verdi.
 
Moskova'nın Batı'nın partneri olabilme ihtimalini tamamen reddeden Pompeo, şahin bir ton kullansa da pek çok kişi ABD'nin temel fikirlerinin ne olduğunu merak ediyor. ABD Başkanı Trump Moskova'ya yaklaşımında daha yumuşak ve Batı'nın Çin ve Rusya ile ilişkisi hakkında Pompeo'yla aynı stratejik çerçeveyi paylaşmıyor gibi gözüküyor. Washington'ın müttefiklerinin pek çoğunun da Pompeo'nun analizine katılmadığı açık. Moskova ve Pekin ise bu tür gerilimlerden ve bölünmelerden faydalanmak için istekli."