Türkiye'de bir ilk! Duayen sanatçılar ders verecek

08 Temmuz 2019 Pazartesi - 12:36 | Son Güncelleme : 08 07 2019 - 12:44

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) hüsnühat, ebru, minyatür, kat'ı, cilt, çini, tezhip gibi ecdat yadigarı sanat dallarını geleceğe taşıması için kurulan Geleneksel Türk Sanatları Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ndeki derslere alanında dünyaca isim yapmış duayen sanatçılar girecek.


Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet  Nuri Ersoy tarafından 25 Eylül 2018'de imzalanan "Geleneksel Türk Sanatlarını  Gelecek Nesillere Aktarma ve Yaşatma İş Birliği Protokolü" kapsamında,  İstanbul'da kurulan Geleneksel Türk Sanatları Meslek Lisesi, bu yıl ilk kez 30  öğrenci alacak.
 
Geleneksel Türk sanatlarının gelecek nesillere aktarılmasında büyük  işlev görecek lisedeki öğrencilerin bu alanlardaki ulusal ve uluslararası  etkinliklere katılımları sürekli desteklenecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı  tarafından da öğrencilerin tamamına burs desteği verilecek.
 
Lisenin öğretim programı ve ders içerikleri, geleneksel Türk  sanatlarının duayen sanatçılarının yoğun emekleri ve katkılarıyla tamamlandı. Bu  isimler, genç sanatçıların yetiştirileceği lisedeki derslere girerek, eğitim  alanında bir ilki de hayata geçirecekler.
 
Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi kalem  işi sanatçısı Doç. Dr. Kaya Üçer, babasından devraldığı sanatını özellikle  restorasyon amacıyla icra ettiğini anlattı.
 
Geleneksel sanatlarda lise düzeyinde eğitime başlayıp burslarla  desteklenerek üniversiteye gelen öğrencilerin büyük avantajlara kavuşacağını  vurgulayan Üçer, "Öğrencilerimiz, üniversiteye geldiklerinde biz onlara stajlar  yaptırabileceğiz, usta-çırak ilişkisinin akademisyen ayağını bu sayede  oluşturabileceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
 
Geleneksel Türk sanatları alanında yetişecek öğrencilerin Türkiye için  önemine işaret eden Üçer, "Yüzyıllar sonra, ilk defa kendi kültürümüze kendi  sanatlarımıza sahip çıkması için gençleri destekliyoruz. Bu çok önemli." dedi.
 
 Üçer, lisenin programına ilişkin, "Geleneksel Türk Sanatları  Lisesi'nin son sınıfında öğrenciler, istemeleri halinde güzel sanatlar  fakültelerine, istemeleri halinde de diğer üniversiteler için hazırlık programına  katılabilecekler. Hem güzel sanatlarda hem de diğer alanlarda üniversiteyi  kazanabilmeleri için çok büyük hazırlık yapılacak." bilgilerini verdi.  Öğrencilerin yurt içinde ve yurt dışında kişisel sergiler  açabileceklerini, restorasyon gibi alanlarda önemli görevler üstlenebileceklerini  dile getiren Üçer, akademisyen de olabileceklerini anlattı.
 
 "Ebru ile uğraşanların sayısı 10 bini geçti"
 
 Ebru sanatçısı Hikmet Barutçugil de çocukların ve gençlerin geleneksel  Türk sanatlarına yönlenmesi için öncelikle bu sanatların sevdirilmesi gerektiğini  vurguladı. Uluslararası olmak için kültür ve sanatta ulusal olmak gerektiğine  işaret eden Barutçugil, "Çocukların geleneksel sanatları sevmesi için kendi  ulusunu, atalarını sevmesi lazım. Biz maalesef kendi atalarımızı kötüledik,  kenara attık ve başka yerlere özendirildik. Burada büyük bir hata yaptık.  Ulusunu, milletini, kültürünü seven bir insan, sanatı seviyorsa ve el becerisi de  varsa bu sanatları yapabilir. Ama birinin geleneksel sanatları sevmesi için önce  bilmesi ve tanıması gerekiyor." diye konuştu.
 
 Türkiye'de ebru ile uğraşanların sayısının 10 bini geçtiğini kaydeden  Barutçugil, bunların arasında tefekkür eden, düşünerek fikir üreten, yaptığı  sanatı geliştiren, içine yenilikler katan, uygulama alanlarını geliştirenlerin  çok başarılı yerlere geldiğini ifade etti.Barutçugil, "Geleneksel Türk sanatları lisesi, yıllardır hayal ettiğim  bir projeydi. Öğrencilerle bir araya gelerek konferanslar, dersler, uygulamalı  eğitimler yapacağım." dedi.
 
 "Bu öğrenciler, çok şanslılar"
 
Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Üyesi tezhip sanatçısı Doç. Dr.  Münevver Üçer, liseye sanatla üretim yapmak isteyen öğrencilerin gelmesini  istediklerini söyledi. Tezhibin önü çok açık bir alan olduğunu dile getiren Üçer, "Mücevher  değerindeki sanatımızı ileriye taşıyacak öğrencilerimizi liseye bekliyoruz."  dedi.
 
 "Bu sanatlar, sabrı öğreterek olgunlaştırıyor"
 
Kat'ı sanatçısı Meryem Güney ise bu lisenin bir başlangıç olacağını  belirterek, amaçlarının gençlerin popüler kültürün etkisinden kurtulup Türk  sanatlarının güzelliklerinin farkına varmaları olduğunu aktardı. Güney, bu sanatların sabrı öğreterek olgunlaştırdığını vurguladı.
 
 "Sanatlarımızı dünyaya açacağız"
 
 Cilt alanında çalışan sanatçı Melike Kazaz da Türk sanatlarının vücut,  el ve zekayı aynı anda kullanmayı öğrettiğini aktardı. Bu alanı seçecek öğrencilerin bu sanatlarla daha önceden bir  yakınlıklarının olmasını çok istediğini dile getiren Kazaz, alan mezunlarının  öğretmen, akademisyen olabileceğini, el yazmaları ile uğraşabileceğini ve bu  sanatı matbaa gibi alanlarda günümüze uyarlayabileceklerini anlattı. Lisede  okuyacak öğrencilerin çok özel olacaklarına vurgu yapan Kazaz, "Öğrencilerimiz,  unutulmuş olan bir sahayı gün yüzüne çıkaracaklar. Biz de artık kendi içimizde  değil bu sanatlarımızı dünyaya açmış olacağız." diye konuştu.
 
Minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç da geleneksel Türk sanatlarına erken  başlamanın önemine işaret ederek, "Öğrenciler, bu toprağın sanatlarını icra  edecekler. Yapacakları sanatın hepsinin bir hikayesi olacak. Gayret ve emek sarf  edecekler." dedi.