Türkiye bir daha bu kadar cazip olmaz

23 Temmuz 2018 Pazartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 23 07 2018 - 8:22

Bakan Berat Albayrak, Türkiye’nin hiçbu kadar cazip olmayacağını belirterek, “Maliyet ve piyasa değeri olarak bu fırsat olmaz” dedi.

Albayrak, eylülden önce geniş katılımlı, gerçekçi ve güçlü bir program paylaşacaklarını da açıkladı.


Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak, “Biz piyasayla kavga ederek değil, kazan kazan ilişkisine dayalı hep birlikte bir güçlü bir iletişimle yürüyeceğiz. Açık ve şeffaf olacağız” dedi. Bakan Albayrak, G20 toplantısı için Arjantin’e giderken uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, piyasa dinamikleri uyumlu bir şekilde, küresel finansal sistemin tamamıyla koordineli ve güçlü bir diplomatik iletişimle çok daha sağlam yürüyeceklerini söyledi. 
Albayrak, “Özellikle şunu söyleyeyim, kademeli olarak BDDK, SPK, Hazine ve Maliye başta olmak üzere, ekonominin sac ayaklarına yönelik somut gelişmeler yaşanacak. Arzu ettiğimiz koordinasyon ve etkinliğin sağlanmasına yönelik adımlar atılacak. Kararname ve yasal düzenlemeler ile bu süreci tamamlayıp, 3 aylık bir süreçte yeni fotoğrafı ortaya koyacağız” diye konuştu. 
 
Enflasyon düşecek
 
Berat Albayrak, ekonomideki temel eleştirilerle ilişkili soru üzerine şunları kaydetti: 
“Konu bu değil ama buralarda bir sıkıntı yok. Cari açıkla ilgili benzer tespitleri yapıyoruz. Bunların bir kısmı bizle ilgili, bir kısmı algıyla ilgili. Biz üzerimize düşenleri yapacağız. Emin olun bu noktada rasyonel bakan piyasanın kahir ekseriyeti süreci pragmatist okur. Bu dönemle ilgili şu çok net: Türkiye bir daha hiçbir zaman bu kadar cazip olmayacak. Maliyetler olarak, piyasa değerleri olarak böyle fırsat olmayacak. 
- Türkiye’nin elinde yağ, un, şeker her şey var bu süreçte bizim ortak akılla harika bir helva yapmamız lazım. Son 1-1.5 yılın bu dalgalanma süreci enflasyon üzerinde geçişken bir etki oluşturdu, kalıcı değil. 
- Türkiye yıllarca eksi reel faiz ödemiş bir ülkeydi. Türkiye’nin gelecek vizyonu çok daha sağlam, çok daha güçlü bir kazan kazan resmi vaat ediyor. 
Disiplinden taviz yok
- Güçlü adımlarla enflasyonda hissedilir iyileşmeyi sağlayacağız. Para politikaları, maliye politikaları, harcamalar ve likidite politikaları kapsamında, enflasyonla mücadele çok daha uyumlu ve koordineli bir şekilde seyredecek. Türkiye’nin bir daha bu dalgalanmaları, bu şokları yaşamaması için önümüzdeki kısa ve orta vadede bu mücadelenin altyapısını güçlü bir şekilde kurgulayacağız. 
- Güçlü ve kaynak çeşitliliği ile derinleştirilmiş bir sermaye piyasası hedefliyoruz. Enstrüman çeşitliliği, kaynak çeşitliliği, ülke çeşitliliği, sektörel manada oluşturabilecek fon çeşitliliği için çok daha güçlü adımlar atacağız. 
- Tasarruf politikaları ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısında bir adım attık. Bu dönemde bütçe disiplininden taviz yok. Hem vergi ayağında hem gelir ayağında yeni dönemde performansa dayalı bir dönüşüm olacak. 
Vergi yükü dengelenir
- Dolaylı vergi yükünün artık biraz daha dengelendiği, vergi tabanının genişletildiği, reel ekonomi çerçevesi içerisindeki sürecin oluşturulduğu, performans ve denetim mekanizmalarının tesis edildiği bir süreci göreceksiniz. 
- Biz piyasayla kavga ederek değil, kazan kazan ilişkisine dayalı hep birlikte bir güçlü bir iletişimle yürüyeceğiz. Açık ve şeffaf olacağız.
 
Yeni OVP Eylül’den önce
 
Berat Albayrak, Orta Vadeli Program (OVP) üzerinde çalıştıklarını belirterek, “İnşallah Eylül’ü bulmadan sadece Kalkınma’nın ya da Hazine’nin ya da Merkez’in değil, tüm bankaların, reel sektörün, finans çevrelerinin, akademinin de içinde olduğu, bugüne kadar olmadığı kadar gerçekçi, güçlü ve sağlam alt başlıklarıyla desteklenmiş bir programı paylaşacağız. Burada gerçekçiden kastımız, küresel dinamiklerdeki değişikliklere, sınamalara, çok daha sağlam bir temelle yaklaşan bir program aslında” ifadelerini kullandı.  
 
Piyasanın önünde gideriz
 
Berat Albayrak, “Bakanlığımız döneminde hiçbir zaman bize bağlı konularla ilgili piyasanın gerisinde olmayacağız.  Piyasanın önünde olacağız. Siyaset toplumun önünden yürür, toplumun önünü açar. Toplumun önüne vizyon koyar, proje koyar, gelecek koyar, ümit koyar, umut koyar” diye konuştu. 
 
Büyüme mi enflasyon mu?
 
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, ‘Öncelikli hedef büyüme mi, enflasyon mu?’ sorusunu şöyle yanıtladı:
“Benim baktığım hikâye şudur: Fiyat istikrarı ve büyüme birbirine alternatifi değil. Ama tabii ki önümüzdeki süreçte daha gerçekçi ve sağlam bir şekilde ilerleyeceğiz. Birbirini tamamlayacak şekilde başaran örnekler var. Ayakları sağlam yere basan, sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme trendini yakalamayı hedefliyoruz. Türkiye, yetişmiş insan gücü, güçlü enerji, ulaşım, iletişim altyapısı, çeşitlendirilmiş endüstrisi ve sermaye yapısı ile bölgesinde çok güçlü ve farklı konumda olan bir ülke. Türkiye on yıllardır süre gelen sahte korkularla, kaygılarla, travmalarla mücadele ede ede 16 yılda hepsini geride bıraktı.” 
 
Merkez etkin olacak
 
Türkiye’nin en kaliteli insan kaynağına sahip kurumlarının başında Merkez Bankası geldiğine dikkat çeken Berat Albayrak, “İktisadi hayatı doğru görüyor, kurguluyor, tüm bu çerçevede buna göre analizlerini yapacak. Adımlarını atacak. Tüm süreçlerde hiç olmadığı kadar etkin bir Merkez Bankası temel hedeflerimiz arasında yer alıyor” dedi.
 
DİSİPLİNLİ HARCAMA
 
“ŞİMDİLİK bir oran vermeyeyim ama cari harcamaların dışında yatırım harcamalarına dayalı belli bir yüzde hepsinden azaltıma gidecek süreci başlattık. Disiplinli şekilde harcamalar azaltılacak. Gelir tarafı da; bedelli, imar ve vergi barışı ile önemli bir konsolidasyonu sağlayacak.“
 
SPK’NIN KARARI
 
“Piyasada oluşabilen bu değeri yerli yatırımcı şirket sahipleri tarafından alınabilmesi mantığıyla yaptığını düşünüyorum. Ama içeriden aldığı bilgiyi fırsata dönüştürmenin önünü açması gibi piyasada farklı algı oluşturabilir eleştirilerini de dikkate alarak böyle bir noktada düzenlemeye gittiğini görüyorum. Orada kötü niyet aramıyorum.”
 
DESTEKLER YOLDA
 
“KDV konusu başta olmak üzere farklı konularda çalışmalar başladı. Biz bir genel bütçe kalemleri içerisinde reel sektörün hayatını idame ettirdiği yaşam alanlarıyla alakalı bir kısıtlama, sınırlamadan ziyade üretim ekonomisini destekleyecek bir sistemsel dönüşümün adımlarını atacağız.”
 

ETİKETLER