Gazetevatan.com » Yazarlar » Harvard’lı psikologlardan çocuk yetiştirme önerileri

Harvard’lı psikologlardan çocuk yetiştirme önerileri


Bugün 2016’nın ilk günü. Yeni yıl, yeni umutlar, yeni planlar, yeni başlangıçlar demek... Hepimizin istekleri değişse de her dileğimiz bize umut veriyor. Umut da beraberinde motivasyon ve çalışma isteğini getiriyor. Daha iyi bir kazanç, daha sağlıklı bir yaşam, daha az kilo, sevdiklerimizle, çocuklarımızla daha çok zaman geçirmek hepimizin listesinde yer alıyor. Tabii anne-babaların listelerinde bir de daha mutlu ve iyi çocuklar yetiştirmek var. Yeni yılda sizinle; bu konuda yol gösterici olacağına inandığım pediapedia.com’da okuduğum ve uyguladığım “Harvard’lı psikologlardan ‘iyi’ çocuk yetiştirmekle ilgili 6 öneri”yi paylaşmak istiyorum. 2016 iyiliğin ve paylaşmanın gücünü her zaman hissedeceğimiz bir yıl olsun. Çocukların yüzü hep gülsün.
 
 
Temel kurallar değişmedi
 
Ebeveynler çocuklarının hedeflerine ulaşabilmelerini ve mutluluğu bulabilmelerini istiyor. Ancak Harvard’lı araştırmacılar, bunun iyilik ve empati pahasına gerçekleşmemesi gerektiğine inanıyor. Onlara göre bir avuç denenmiş ve doğruluğu kanıtlanmış yöntem, çocuklarınızı olmalarını istediğiniz gibi hedef odaklı ve aynı zamanda iyi ahlaklı yetiştirmenizi sağlamanın hala en iyi yolu. Ve işte o altı yöntem:
 
1- Çocuklarınızla birlikte takılın
 
Bu, neredeyse her şeyin temeli. Çocuklarınızla düzenli zaman geçirin, onlara kendileriyle, dünyayla ve onu nasıl gördükleriyle ilgili ucu açık sorular sorun. Cevaplarını aktif bir şekilde dinleyin. Sadece çocuğunuzu benzersiz yapan her türlü şeyi öğrenmekle kalmayacaksınız, aynı zamanda onlara başka bir insana nasıl ilgi gösterildiğini ve değer verildiğini de gösteriyor olacaksınız.
 
 
2- Eğer önemliyse, dile getirin
 
Araştırmacılara göre “Her ne kadar ebeveynlerin ve çocuklara bakan kişilerin çoğu çocuklarına bakmanın en büyük öncelilerinden biri olduğunu söyleseler de çocuklar çoğunlukla bu mesajı duymuyorlar.” Bu yüzden bunu onlara söylediğinizden emin olun. Böylece onlar da bunun, kendilerinin de yapmaya devam etmesi gereken bir şey olduğunu bilirler. Ayrıca öğretmenlerinin, koçlarının ve onlarla birlikte çalışan tüm diğer insanların, ekip çalışması ve işbirliği konusunda nasıl olduklarını ve genel olarak iyi bir insan olup olmadıklarını kontrol etmeyi 
öğrenirler.
 
3- Çocuklarınıza “nasıl yapılacağını” gösterin
 
Karar alma süreçlerinde bundan etkilenebilecek insanları da göz ardı etmemelerini sağlayacak şekilde ilerleyebilmeleri için yanlarında olun. Örneğin eğer çocuğunuz bir spor dalını ya da başka bir aktiviteyi bırakmak istiyorsa, bu süreçte sorunun kaynağını belirlemek ve takıma olan katkılarını da göz önünde bulundurmak için onları teşvik edin. Ve sonra bırakmanın gerçekten sorunu çözüp çözmeyeceğini anlamalarına yardım edin.
 
4- Yardımseverliği ve minnettarlığı rutin haline getirin
 
Araştırmacılar şöyle yazıyor: “Araştırmalara göre minnettarlık gösterme alışkanlığı olan insanlar yardımcı, cömert, şefkatli ve bağışlayıcı olmaya daha meyilli oluyorlar. Ve aynı zamanda mutlu ve sağlıklı olmaya da.” Bu yüzden ebeveynlerin çocuklarından ev işi istemeye ve küçük kardeşlerine yardım etmelerini söylemeye devam etmesi iyi bir şey. Konu “iyi” davranışı övmeye geldiğinde ise araştırmacılar ebeveynlerin “sadece sıra dışı yardım eylemlerini” övmelerini tavsiye ediyor.
 
5- Çocuklarınızın yıkıcı duygularını kontrol edin
 
“Başkalarına değer verme becerisi, öfke, utanma, kıskanma ya da diğer negatif duyguların altında kalabilir” diyor araştırmacılar. Çocukların bu duyguları adlandırmalarına ve üzerine düşünmelerine yardım etmek ve sonra onları güvenli çatışma çözümlerine doğru yönlendirmek , onların baºkalarına değer veren birer birey olma yolunda büyük bir adım atmalarını 
sağlayacaktır. 
 
Ayrıca net ve makul sınırlar koymak da oldukça önemli. Bunların sevgiden ve onların güvenliği için olduğunu da anlamalılar.
 
6- Çocuklarınıza büyük resmi gösterin
 
“Hemen her çocuk aile ve yakın arkadaşlardan oluşan küçük bir çevreye empati duyar ve onlara değer verir” diyor araştırmacılar. Buradaki püf noktası, sosyal, kültürel ve hatta coğrafi olarak onların çevrelerinin dışında olan insanlara değer vermelerini sağlamak. Bunu, iyi birer dinleyici olmaları konusunda danışmanlık ederek, kendilerini başkalarının yerine koymaları konusunda onları teşvik ederek ve haberlerde ya da eğlence dünyasındaki (filmler, şarkılar vs.) öğretici anları kullanarak empati pratiği yaparak başarabilirsiniz.