Gazetevatan.com » Yazarlar » Kansere bıçak değmez efsanesi tedaviyi aksatıyor

Kansere bıçak değmez efsanesi tedaviyi aksatıyor

18 Ağustos 2018 Cumartesi


Akciğer kanseri görülme sıklığı bakımından ikinci sırada, kanserden ölümlerin ise en önemli nedeni. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Celalettin Kocatürk ile akciğer kanserinin tedavisi ve cerrahinin önemini konuştuk.  

Kanser çoğumuz için ürkütücü bir hastalık. Ancak her geçen gün kanser ile ilgili ümit veren yeni tanı, tedavi ve cerrahi yöntemlerde gelişmeler oluyor. Uzmanlar ise tedavi sırasında en önemli şeyin motivasyon, yanlış bilgilere kulak asmamak ve yanılgıya kapılmamak olduğuna dikkat çekiyor.  Bunlardan biri de halk arasında yer alan, kansere bıçak değmez inanışı. 
 
Liv Hospital Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Celalettin Kocatürk akciğer kanseri tedavisindeki cerrahi gelişmeleri anlatarak yanlış inanışların terk edilmesi gerektiğini vurguluyor.
 
Akciğer kanserinde erken tanı mümkün mü? 
 
Akciğer kanseri çoğunlukla erken dönemde bulgu vermiyor. Akciğerler hacim olarak  büyük organlar ve bütün göğüs kafesini kaplıyor. Vücudumuzun birçok yerinde şişlik ya da tümör olduğunda ağrı olur ve uyarı verir. Ama akciğer dokusunda ağrı duyusu bulunmuyor, şikâyet yapmadığı için hastalar doktora başvurmuyor. Ancak tümör nefes borusuna yakınsa o zaman öksürük ve kanlı balgam yapıyor ya da tümör çok büyüdüğünde bulgu veriyor. Bulgu verdiğinde ise hastalık genellikle ilerlemiş oluyor. Bu nedenle akciğer kanserlerinin ancak yüzde 20’si ameliyat edilebiliyor. Akciğer kanserinde erken tanının tek yolu ise tarama programına katılmak. Kansere erken dönemde tanı koymak için riskli grupları tarama çalışmasına alıyoruz. 
 
En riskli grup kimler?
 
Akciğer kanseri en sık 50 yaş ve üstündeki kişiler ile 25 paket/yıl daha fazla sigara içmiş olanlarda veya birinci derece yakınlarında kanser bulunan hastalarda görülür. 
 
Görülme sıklığı nedir? 
 
Akciğer kanseri sıklık bakımından, kadınlarda meme kanserinin ardından erkeklerde ise prostat kanserinin ardından ikinci sırada. Ancak her iki cinste de kanserden ölümlerin en sık sebebi. Akciğer kanseri ölümcül bir hastalıktır, ne yazık ki henüz kesin bir tedavisi bulunamamıştır. Tüm evrelerin ortalamasında 5 yıllık genel sağkalım oranı yüzde 15, ortalama yaşam 8 aydır. 
 
Akciğer kanseri ölümcül olmaktan çıktı mı?
 
Ne zaman “Akciğer kanseri ölümcül olmaktan çıktı” diyebileceğiz? 
 
Bunun iki yolu var; 
 
1 Kansere erken evrede iken tanı koymayı sağlamak. Bu konu ile ilgili çeşitli çalışmalar var. Kan testleri (biyomarkerlar, likidbiopsi) ve  nefes testleri üzerinde çalışmalar devam ediyor. Şu anda en etkili metot riskli gruptaki hastaları tarama programına almak. Uzun süredir Japonya’da süren tarama çalışmaları ve bilimsel çalışmaların sonuçları yüz güldürücü olunca Amerika’da da tarama programlarına onay verildi. Artık en önemli rehberlerde tarama önerisi mevcut.
 
2 Akciğer kanseri “önlenebilir hastalık” kategorisindedir. En etkili tedavisi akciğer kanserine en sık neden olan sigaraya başlamamak, başlanmışsa da bırakmaktır. Akciğer kanseri olanların yüzde 85’i sigara içicisidir.
 
Cerrahiden fayda görecek hastalar doğru seçilmeli
 
Kanser bölgesine bıçak değmez, efsanesiyle cerrahi erteleniyor. Bu yaklaşım ne kadar doğru? 
Bu söz aslında hastalara o kadar zarar veriyor ki... Eskiden tümörün vücuttaki yaygınlığını tespit etmek konusunda şimdiki kadar başarılı değildik. Kemoterapi, radyoterapi gibi diğer tedaviler de şimdiki kadar başarıyla uygulanamıyordu. Yapılabilen tek etkili tedavi cerrahiydi. Dolayısıyla gerçekten cerrahiden fayda görecek hastalar doğru seçilemiyordu. Günümüzde gelişen teknoloji ile tümörün vücuttaki yerleşimi, kritik yapılarla olan ilişkisi, lenf bezlerine ve vücudun diğer alanlarına olan yayılımı ile ilgili çok daha ayrıntılı bilgiye sahibiz. Hangi hastanın cerrahi tedaviden yarar göreceğini artık çok daha iyi biliyoruz. Ve cerrahi tedavinin yararlı olacağını düşündüğümüz hastalara ameliyat öneriyoruz. Bu nedenle “Kansere bıçak değerse yayılır” ya da “Ameliyat işe yaramaz” gibi söylemler kesinlikle geçerli değil. Akciğer kanserinin en etkili tedavisi cerrahidir. Ayrıca ameliyat sırasında da tümöre dokunmuyoruz. Tümörün bulunduğu lobu etrafındaki bir miktar sağlam doku ve lenf bezleriyle birlikte çıkarıyoruz. Böylece tümörün bütünlüğü bozulmuyor. Bazen de olduğu tarafın tümünü alıyoruz. Ama tümörün bütünlüğünü bozmuyoruz. Yani aslında tümöre bıçak değmiyor.
 
Tedaviler umut verici
 
İleri evredeki akciğer kanserinde bir şey yapılamıyor mu?
 
Kemoterapi, immünoterapi ve radyoterapide çok başarılı ve sağ kalımı artıran gelişmeler mevcut. Artık tedavi için çok daha umutluyuz.
 
Nargile,elektronik sigara puro kanseri tetikliyor
 
Akciğer kanserinin büyük çoğunluğunda (yüzde 80) neden, sigara içimidir. İçilen her 15 sigarada, genetik bir mutasyonun başladığı düşünülür. Sigara içen erkeklerde akciğer kanseri riski 20 kat daha fazla. Sadece sigara değil, nargilenin de zararlı olduğunu, birlikte düzenli alkol kullanmanın kanser riskini artırdığını biliyoruz. Elektronik sigara, nargile, puro, ısıtılmış sigara dahil olmak üzere tüm tütün mamullerinin tamamı genetik mutasyon yapıcı maddelerdir, yani kanserojendir. 
 
Cerrahi tedavi önemli
 
Akciğer kanserinde bilinen en iyi tedavi yöntemi cerrahidir. Evre I-II’de ilk seçilecek yöntem cerrahi tedavidir. Bu evrelerde cerrahi tedavi ile iyileşme ve tam şifa sağlanabilir. Örneğin Evre Ia’da cerrahi sonrası kanserden kurtulma oranı yüzde 94’e ulaşmaktadır. Daha ileri evrede ise hastaların yüzde 85’inde ilk tedavi seçeneği kemoterapi veya radyoterapidir. 
 
Sigara içiyorsanız genetiğinize güvenmeyin 
 
Sigara içmeyenler de akciğer kanserine yakalanıyor. Genetiğin önemli bir rolü var. Ailesinde kanser öyküsü olan kişiler daha dikkatli olmalı. Bu noktada bir çok kişi yanılgıya düşüyor. Şöyle ki; “Benim dedem çok sigara içerdi 90 yaşında öldü, hiç de kanser olmadı” gibi düşünce ve tecrübeler genellikle yanıltıcı oluyor. Genetik mirasımız çok önemli ama biz sigara, alkol, kötü beslenme, stres, kimyasal maddelerle temas gibi faktörlerle sürekli genetiğimizi bozucu şeyler yapıyoruz. 
 
Kanseri kendinizden uzak tutma yolları
 
Sigaraya başlamayın
 
Başladıysanız bırakın
 
D vitamini, Selenyum ve E vitamininden mahrum kalmayın.
 
Bol bol taze sebze, meyve ve balık tüketin.
 
Radon berilyum, arsenik, asbest, kobalt, kadmium, berilyum, krom, petrokimya türevleri gibi maddelerden uzak dur. 
 
Ailende herhangi bir kanser türü görüldüyse riskin 2.5  4 kat artıyor. Bu yüzden düzenli kontrolleri ihmal etme. 
 
50 yaş üstünde ve 25 paket/yıl sigara içtiysen tarama programına katılmayı düşün.