Gazetevatan.com » Yazarlar » Aşırı kilolu çocuklarla nasıl konuşmalı?

Aşırı kilolu çocuklarla nasıl konuşmalı?

02 Aralık 2017 Cumartesi


Türkiye’de okul çağındaki her 5 çocuktan biri obez. Obezitenin fiziksel sorunların yanı sıra ciddi psikolojik sorunlara da neden olduğunu unutmayın.

“Suçlu hissettirmek ve suçlamalar kilolu insanları değişim için motive etmez, hatta onları daha kötü hissettirir ve şişmanlar kötü hissettiklerinde sağlıklarını düşünmez daha sağlıksız beslenirler” bu sözler Amerika’da geçen hafta yayınlanan ve “Obezite ile İlgili Çocuklar ve Ergenlerin Yaşadığı Damgalanmalar” araştırmasını yürüten ekibin lideri Beslenme ve Diyet Uzmanı Stephen Pont’a ait.  Pont, Amerikan Pediatri Akademisi ve Obezite Derneği birlikte hazırladıkları bildiri ile çocuk doktorlarını; “obez” ya da “yağ” gibi terimler yerine, “ağırlık” ya da “vücut kitle endeksi” gibi çocukları rencide edip psikolojilerini olumsuz etkilemeyecek, nötr kelimeleri kullanmaya davet etti.

Raporu kaleme alan kurul, toplum içinde kilolu çocuklarla alay etmenin çok yaygın olduğunu, “obez” ya da “şişko” damgalamaların çocukları yaraladığını, hatta yaşıtları tarafından zorbalığa kadar giden tutumlarla karşılatıklarının altını çizdi. Raporda ayrıca fazla kilonun sağlığa olan etkilerine verilen önemin, kilolu insanların duygusal ve sosyal hassasiyetlerine verilmesi gerektiğine de dikkat çekildi.

1800 kişi üzerinde 15 yıl süren çalışmada özellikle çocukların zihinsel sağlığı ve benlik saygısı üzerine gözlemlenen olumsuz etkilerin onlarda yeme içme alışkanlıklarından çok daha zararlı ve kalıcı etkiler bıraktığı açıklandı: “Ergenik çağında arkadaşları tarafından aşırı kilolarıyla alay edilen bir gencin bu duygularıyla baş etmek için sürekli yemeğe sarıldığını ve daha fazla yemek yediğini gördük. Bir tek arkadaşları alay etmiyor, aile de çocuğa sürekli “obez”, “şişko” gibi tanımlar yapıyor, bu da çocuğu motive etmek yerine daha çok üzülüp duygularıyla baş etmek için yemeğe sarılmasına neden oluyor.”

Dışlanan çocuk daha fazla kilo alır

Uzmanlar obezite ile mücadelede en büyük görevin anne babalara ve aileye düştüğünü söylüyor. En yetkili yöntem ise tüm ailenin beslenme ve yaşam tarzını değiştirmesi. Daha hareketli bir yaşam şeklini benimsemeleri. Aile fertleri bu durumdan mümkün olduğu kadar kaçmayı tercih etse de, aslında problemleri görmezden gelmek çocuğa verilecek mesajlar arasında en kötüsü.

Çocuğunuzla kilosu ile ilgili konuşurken başta obezitenin zararlarından genel olarak bahsetmekle başlayabilirsiniz. Fakat dikkatli olmalısınız. Yanlış mesajlar, alaycı tavırlar, diğer çocuklarla kıyaslama ters etki yaratarak çocuğunuzun sizden uzaklaşmasına neden olabilir.

Konuşmaya kendini nasıl hissettiğini sorarak devam edebilirsiniz. Arkadaşlarının ve yakınlarının tepkisini, kıyafet alırken kendini nasıl hissettiğini ve günlük koşuşturmada hareket ederken çektiği zorlukları sorabilirsiniz. Onun nasıl hissettiğini empati kurarak dinlemek aranızda olumlu bir etki yaratır.

Sağlıklı beslenmenin doğuştan gelen bir yetenek olmadığını ve çocuğunuzun beslenme alışkanlıklarını sizden aldığını unutmamanız gerekir.

Yapılan araştırmalar, birçok çocuğun kilosundan mutlu olmadığını ve bu konuyu aileleri ile paylaşamadıklarını gösteriyor.  Ailesi ile açık bir şekilde bu konuyu konuşabilen çocuklar problemlerini çözmekte daha istekli ve yaratıcı oluyorlar.

İstanbul’u eğitim hayalleri kapladı

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Ashoka Türkiye ortaklığında Kadir Has Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği Nirun Şahingiray 3. Uluslararası Forumu’nda eğitimin geleceğini hayal etti.  Forumda STK’lar, akademisyenler, gönüllüler ve sektördeki diğer katılımcılarla birlikte eğitimde ufuk açan uygulamalar konuşuldu. Forum, TEGV Yönetim Kurulu Üyesi Oktay Özinci yaptığı konuşmada istatistikler ve araştırmaların eğitime dair daha fazla düşünmemiz gerektiğini belirterek imkânları kısıtlı çocuklarımıza kader değil umut vermemiz gerektiğini söyledi. TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı da daha iyi bir eğitimin hayal olmaktan çıkmasını dilediğini belirtti. Ashoka Türkiye Direktörü Zeynep Meydanoğlu ise sosyal girişimciliğin önemini anlattı.