Gazetevatan.com » Yazarlar » Çocukların karnı değil, beyni de doymalı!

Çocukların karnı değil, beyni de doymalı!

15 Nisan 2017 Cumartesi

Anne babalar için çocuklarının yiyip içtikleri çok önemli. Dr. Bahar Eriş beynin doyurulmasının ise en az beslenme kadar önemli olduğunu söylüyor.


Dr. Bahar Eriş, çocuklarda üstün yetenek üzerine odaklanmış bir akademisyen ve yazar. Columbia Üniversitesi’nde 6 yıl boyunca, “üstün yetenek alanında master ve doktora yapmış. 10 yıl boyunca mezunu olduğu Boğaziçi Üniversitesi’nde yetenek gelişimi dersleri vermiş. 2015 yılından itibaren de Bahçeşehir Üniversitesi‘nde yüksek yetenek dersleri veriyor. İlk kitabı Her Çocuk Üstün Yeteneklidir’de, çocuklarda üstün zeka ve üstün yetenek gelişimi konularını anlatan Eriş, Alfa Yayınları‘ndan çıkan yeni kitabı Anne Beynim Aç‘ta beyin gelişimini, çocuğun duygusal ve zihinsel ihtiyaçlarıyla bağ kurmayı anlatıyor.

Ailelere yol göstermeyi hedefleyen Bahar Eriş, “Yazarken hayalimde hep bir çocuk görüntüsü var. ‘Ben o çocuğun annesine babasına bir şeyleri doğru anlatırsam, o anne baba benim anlattıklarımdan bir şey alırsa ve uygularsa, o çocuğun daha başarılı ve mutlu bir yaşam sürmesine katkıda bulunabilirim’ düşüncesi hep var kafamda. Hayatta en büyük motivasyonum bu” diyor. 

Çocuklar ile ebeveynler arasında beyin bağı kurulmadığında, ergenlik döneminde sıkıntılar yaşanacağını söyleyen Eriş, ailelerin kurmadığı bu bağları ileride başkalarının kurduğuna ve bazen de bu ilişkilerin ailelerin istemedikleri kişilerle geliştirdiğine dikkat çeken, Eriş, anne babaların beyin bağını kurabilmek için çaba göstermesi gerektiğini vurguluyor. Bunun için de ebeveynlerin çocuklarının ilgilerine, eğilimlerine, karakterine ve tercihlerine saygı duymalarını, içlerinde sakladıkları potansiyeli ortaya çıkarmak için zemin hazırlaması gerektiğini belirtiyor.

Çocuğun her anını aktiveyle doldurmak yaratıcılığı öldürüyor

Çocukla beyin bağı kurmanın birçok aileye zor geldiğine bu nedenle de bu bağı kuranların sayısının az olduğunu belirten Eriş, öncelikle çocukların yaratıcılıklarının desteklenmesi gerektiğini söylüyor: Yaratıcılık 21’inci yüzyılın en büyük becerisi sayılıyor. Bunu geliştirmenin çeşitli yolları var. Çok basit bir örnek vereyim. Çocuk resimde güneşi sarı değil de mavi renkte mi çizdi, hemen müdahale etmeyin. Mavi güneş olmaz demeyin. Kalemi elinize alıp resmi düzeltmeyin. Çocuğun hayallerini aptalca ya da saçma olarak nitelendirdiğinize, farklı bir şey yaratma isteği ölecektir. Çocuğa nefes alacak alan yaratmak önemli. Yaratıcı düşünceye yer açmak için boş kalmak ve sıkılmak da gerekir.  Her anı bir aktiviteyle dolu olan çocuk, hayal gücünü devreye sokamaz. Kendini oyalamanın yolunu öğrenemeyince, iyi vakit geçirmek için hep dışarıya bağımlı kalır. Özgün bir şey yaratmak için zamanı da kalmaz.

BEYNİ PARLASIN

3 yaşına kadar çocuğun ekranla buluşmaması en iyisi. TV’yi kapalı, kitapları açık tutan evlerden daha parlak beyinler çıkıyor.

Düşünen ve sorgulayan çocuk nasıl yetiştirilir?

Çoğu zaman çocukların sorduğu sorulara bir cevabımız yok. Ya varmış gibi yapıyoruz, ya gerçekten var olduğunu sanıyoruz, ya da şarkıdaki gibi “düşünme hiç, neden diye yorulma” diyerek geçiştiriyoruz. Çocuğunuz size göre mantıklı olmayan bir soru sorabilir. Buna tepki olarak “yanlış, saçma” gibi bir şey söylerseniz, düşünme ve sorgulama kanallarını tıkarsınız. Yanlış düşünüyorsun demek yerine sadece susmak bile çocuğa çok daha büyük bir iyilik olur. “Yanlış” ya da “saçma” gibi kesin bir yargıdansa, tereddüt daha dürüst bir cevap. Çocuk size cevabını bilmediğiniz bir soru sorduğunda ona “Bilmiyorum, sence?” sorusunu sorabilirsiniz. Top yine çocukta! Bu geri pas,  çocuğun düşüncesini belli bir kalıba sokmadan, düşünmeye devam etmesi için yolu açar. Bu, “birlikte düşünelim, birlikte araştıralım, birlikte okuyalım” gibi adımlarla da devam edebilir. Okuduğunuz her hikayede, başınıza gelen her olayda “neden, niçin ve nasıl” sorularını siz çocuğa sorabilirsiniz. Böylelikle sormak, sorgulamayı bir alışkanlığa dönüştürür. 

‘Epilepsiye Objektif Ol’ fotoğraf yarışması

Dünyadaki en yaygın nörolojik bozukluklardan biri olan epilepsiye dikkat çekmek amacıyla Türk Epilepsi ile Savaş Derneği ve Sanofi’nin işbirliği ile üç yıl önce başlatılan “Epilepsiye Objektif Ol” konulu fotoğraf yarışmasının 3.’süne başvurular başladı. Ünlü fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut’un da jüri üyeleri arasında yer aldığı ve  6 yaşından büyük herkesin katılabildiği yarışmaya son başvuru tarihi 21 Nisan 2017…