Türk-İş Başkanı'ndan sert sözler!

Gülümhan GÜLTEN/ANKARA |  21 Kasım 2013 Perşembe - 16:54 | Son Güncelleme : 21 11 2013 - 16:54

'Bunlar böl, parçala, yönetle bizi uyutuyor'


Türkiye'nin en büyük işçi konfederasyonu Türk-İş, yönetimin değişmesiyle birlikte başlayan yeni döneme çok sert mesajlarla başladı. Yaklaşık 2.5 ay önce oluşan yeni yönetimde Türk-İş Başkanlığını üstlenen Ergün Atalay, basınla biraraya geldiği ilk toplantıda "Kavgaysa kavga..." dedi. Son dönemde çalışma hayatında yaşanan gelişmelerle ilgili değerlendirmeler yapan Başkan Atalay ve Türk-İş yönetimi, "Artık kavga etmek gerekiyorsa, kavga edeceğiz" diye konuştu. Atalay'ın Kıdem Tazminatı sisteminin Fon'a dönüştürülmesi, taşeron işçiler ve örgütlenmeyle ilgili konulardaki değerlendirmeleri şöyle:

"BUNLAR BÖL, PARÇALA, YÖNETLE BİZİ YUTUYORLAR"

"Türkiye'de gelinen noktada sendikacılık yapmak artık çok zor. Ama biz kavga etmek gerekiyorsa, kavga edeceğiz, müzakere etmek gerekiyorsa müzakare edeceğiz. Bugün artık birlik olmalıyız, başka kaçarı yok bu işin. Gücümüzü birleştirmek zorundayız. Bunlar böl, parçala, yönetle bizi yutuyorlar. Meclise bakın, onları seçenlerin yüzde 70'i biziz. İşçi, memur, çiftçi... biziz. Ama gidin meclise biz 15 kişi yokuz. Patron ağırlığı olan hükümetler... Hayatında tulum giymemiş adam, anlat deseniz, anlatamaz. Hayatında toprakla işi olmamış adam, çiftçinin derdini ne bilsin, nasıl anlatsın, anlatamaz ki..."

"KIDEM TAZMİNATI TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNDEN KALKMIŞTIR"

"Hak-İş, DİSK ve Türk İş olarak, buraya geldi arkadaşlar, sağolsunlar. Burada bir toplantı yaptık. Uzmanlarımıza da iki toplantı yaptırdık. 3 konfederasyon hemfikir bir noktadayız. Önümüzdeki hafta son toplantı olur. Türk İş'in iki Genel Kurul kararı var. O da genel grevdir. 30 günün yerine 29 gün 5 saat olsa bu kararı uygularız.
Basında çıkan önerilerin hiçbiri bize verilmedi. Bizim haberimiz bile yok. Bizde alt alta 20 tane madde var. Kıdemin gününün düşmesiyle ilgili belge yok. Kamuoyunda dillendiriyorlar. 29 gün 5 saat olsa bile biz bunun içinde yokuz.

Bakanla yarın son kez toplanmayı planlıyorduk, ama bakan gitmiş, toplanmayacağız. haftaya toplanırız belki. Belli değil. Bizim istemediğimiz bir şeyi yapamaz bunlar. Velev ki yaptılar. Biz genel kurul kararımıza uyar genel grev deriz.

Kıdem Tazminatı artık bize göre Türkiye'nin gündeminden kalkmıştır.

Kıdem tazminatı almayanların oranının yüzde 90'lar düzeyinde olduğunu söylüyor. Bu doğru değil. Bu oran kayıtdışı istihdam oranı olan yüzde 37'ler düzeyinde. Kıdem tazminatı konusu belli aralıklarla gündeme getiriliyor. Bu konuda çıkan haberler üzerine birçok çalışan kıdem tazminatının yanmaması için emekliliğini istiyor. Bu gündeme getirilerek özellikle kamuda çalışanların tedirgin edilerek emekliye ayrılmaları hedefleniyor. Bir kez daha söylüyorum. Bakanlıktan bize kıdem tazminatıyla ilgili hiçbir çalışma gelmedi"

"İŞSİZLİK SİGORTASINDAN VERELİM DERLERSE, ASLA KABUL ETMEYİZ"

"Şimdi bize getirmedikleri bir öneri var. biz de basından okuduk. Oran 8.33ün altına düşmezse, biz bunu oturur konuşuruz. Ama işsizlik fonundan verelim derlerse olmaz. işsizlik Fonu da işçinin parası. İşsizlik sigortası da bizim paramız zaten. Biz bunu kabul etmeyiz. Hükümet, işveren birlikte versin, ancak öyle olur"

"KENDİLERİ KAMYONLA KAZANIRKEN, BİZE DAMLAYLA VERİRLERSE OLMAZ"

Bakan, anlaşamazsanız bu yükü size atarız, diyor. Bakanın yazdığı bu mektubu biz Türk İş olarak iyi okuyoruz. Bu tartışmalar sürerken, ASO 'bunlara niye danışıyorsun, bunlar yüzde 3ü temsil ediyor' diyor. Biz emekçiyi temsil ediyoruz. Hakkımızı versinler daha iyi çalışalım. Kamyonla kendileri kazanırken, bize damlayla verirlerse olmaz. Valla o paranın bereketini görmezler.

TAŞERONDA ÇÖZÜME MALİYE VE HAZİNE SICAK BAKIYOR

"Türkiye'de 585 bin 788 kişi kamuda taşeron işçi olarak çalışıyor. Bunların 471 bini temizlik elemanı olarak çalışıyor. Bunların da yüzde 90'ı asıl işte çalışanlar. Karayollarında karayolcunun işini, havayollarında havayolları hizmetini yapıyorlar. Sayıları 500'ü bulan antrenörler var. Bunlar güreş antrenörü, yüzme antrenörü. Biz bunları bilmiyorduk, antrenör var taşeron işçisi, temizlik ve güvenlik elemanı adı altında alınıyor ama alınanlara asıl işler yaptırılıyor. Bu konuda kazanılmış mahkeme kararları var. Daha önce maliye ve hazine bu işe sıcak bakmıyordu ama bu işçileri taşeron değil de normal çalıştırdığınız zaman daha ucuza geleceğini gördüler. Şimdi diyorlar ki 'bu işi çözelim', evet biz varız çözelim."

DİĞER KONFEDERASYONLARA ÇAĞRI: "BİRLEŞMEZSEK BİZİ YUTARLAR"

"Biz üç sendika gücümüzü birleştirmek zorundayız. Kasamızı birleştirmek zorundayız. Kasamızı gücümüzü bilrleştiremezsek, bunlar bizi yutmaya devam eder. Olmazsa olmazları bir tarafa bırakalım, beraber olalım. Konfederasyonlara birleşme çağrısı mı? Evet. Misal bir yerde bir sendika mı örgütleniyor, bir sorun varsa gidelim hep beraber yardımcı olalım. İşçi götürelim, miting yapalım, para yardımında da bulunalım. Beraber kavga edelim. Güçleri birleştirelim. 10 milyon örgütsüz çalışan var, hepimiz 1 milyon örgütlüye gözümüzü dikiyoruz. Yahu o zaten örgütlü. Biz diyoruz ki, siyasi iktidar bürokrat bu işlerin arkasında olmasın. İşçiye şuna üye ol demesin. Biz birbirimize sahip çıkalım. 2013'te bu ayıplardan sıyrılalım. Emanet kiracı istemiyoruz"

BAŞBAKAN'A ÇAĞRI: "PATRONLARI BIRAK, YERLİ OTOMOBİLİ BİZ YAPALIM"

"Başbakan yerli otomobil yapalım, diyor, patronlar hiç razı gelmiyorlar. Özel sektör deyip durmayın, yanaşmıyorlar, bırakın yerli otomobili biz yapalım. Ağır tank palet yapıyoruz. Buradaki fabrikalarda otomobil yapabiliriz. 30 bin üyemiz var bunu yapabilecek. Büyük patronlar bu işe razı gelmiyosa, bunu yapma imkanımız var. Heybeliadadaki fabrikalarda biz bunu yapabiliriz. tank yapan, tüfek yapan otomobili de rahatlıkla yapar"

"BENİ İLK ARAYAN KILIÇDAROĞLU OLDU"

"Başbakan arkadaşın, deniyor bana. Ama göreve geldiğimde beni ilk arayan Kılıçdaroğlu oldu. Başbakan aramadı, Çalışma Meclisi toplantısında karşılaştık, kutladı. Geldiğimiz noktada sendikacılık yapmak daha da zor artık. Bana kalırsa, bu hükümet 'sendika olmasa daha iyi olur' diye düşünüyor bence. Biz herkese aynı şekildeyiz. Benim işim sendikacılık. Particilik, politika şu, bu benim işim değil. Bu kapı artık CHP, MHP, BBP, o, şu, bu, tüm sivil toplum kuruluşları, herkese açık olacak"