Türk biyoteknoloji ürünleri Afrika yolunda

18 Ocak 2020 Cumartesi - 17:50 | Son Güncelleme : 18 01 2020 - 17:57

DTİ İmplant Genel Müdürü Talat Buğur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, i (MAM) ile yürüttükleri Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirdikleri biyoteknolojik ürünleri 25 ülkeye sattıklarını söyledi.


Birçok üniversite ve uluslararası enstitüyle bilimsel çalışmalar  yaptıklarını belirten Buğur, yenilikçi projeler için dünyanın önemli teknoloji  transfer merkezlerinde yatırımlar ve iş birlikleri yürüttüklerini ifade etti.

Buğur, tüm bu yenilikçi proje girişimleri sonucunda ürünlerine FDA  onayı alarak ABD'ye ihracat yapmaya başladıklarına dikkati çekti. Buğur, "Son  olarak Güney Afrika merkezli bir şirketle imzaladığımız ortaklık protokolü  kapsamında aldığımız milyon dolarlık doğrudan yabancı yatırımla ülke ekonomisine  sağladığımız katkıyı taçlandırdık." dedi.

Türkiye'de üretimi olmayan kemik tozunun ithalatı için son 10 yılda 1  milyar dolar harcandığına işaret eden Buğur, şöyle devam etti:

"Ülkemizde kemik tozu üretimini başarmak amacıyla Hollanda Nijmegen'de  Ar-Ge merkezi kurduk ve İsviçre'deki fabrikamızda deneme üretimine başladık.  Güney Afrikalı ortağımızla yaptığımız anlaşma kapsamında halihazırda ürettiğimiz  biyoteknoloji ürünleriyle 6 ay içinde Kocaeli'de hayata geçireceğimiz fabrikada  üreteceğimiz kemik tozlarını Afrika kıtasına ihraç edeceğiz."

Kemik tozu üretimi için Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına  (TUSEB) gerekli başvuruyu yaptıklarını anlatan Buğur, kemik tozuna yaptıkları  yatırımlarla gelecek 10 yıllık dönemde 1,3 milyar doları ülke ekonomisine geri  kazandırmayı hedeflediklerini bildirdi.

"Güney Afrika'ya biyoteknoloji transferi yapacağız"

İşçileri, mühendisleri ve araştırmacılarıyla 7 gün 24 saat çalışarak  bilim ürettiklerini vurgulayan Buğur, şunları kaydetti:

"Hedefimiz, biyoteknoloji alanında ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamak  ve dünyanın bu konudaki üretiminde öncülerden olup global bir marka yaratmak.  Bunu yaparken de dünyada bize ve bizim ürünlerimize ihtiyacı olan az gelişmiş  ülkeleri bir müşteri gibi görmüyoruz. Bilakis onlara know-how sağlayarak kendi  kendilerine yetecek gerekli üretimlerini oluşturmak hedefindeyiz. Bu doğrultuda  yapılacak protokol sayesinde Güney Afrikalı ortağımız ile Güney Afrika'ya  biyoteknoloji transferi yaparak ülkelerinin ihtiyaçları doğrultusunda üretim  yapmalarına katkıda bulunacağız."

Biyoteknoloji alanında küresel bir marka olmak için var güçleriyle  çalıştıklarını vurgulayan Buğur, küresel pazarda rekabet edebilmenin gerekliliği  olarak kuruldukları günden bu yana cirolarının yüzde 10'undan fazlasını bilim  üretmek için ayırdıklarını da sözlerine ekledi.