Gazetevatan.com » Yazarlar » Çorap; feminen cazibenin en suçlu, en güçlü unsuru

Çorap; feminen cazibenin en suçlu, en güçlü unsuru

27 Aralık 2015 Pazar


 
Aralık ayını nasıl da çok severim! Yılın son ayı ama hiçbir bitişin hüznünü yWansıtmaz. Tam tersi bir başlangıcın coşkusu yayılır şehirlerden caddelere, sokaklara ve evlere… Aralık ayı; şenlik içinde bir bayram arefesidir. Aynı zamanda, optimist, neşeli, felsefik ‘Yay’ların doğduğu aydır. Belki de gezegenleri şans kaynağı Jupiter onların şerefine evrene iyimserlik, neşe, sevinç, şifa ve umut dağıtıyordur bu ayda.
 
Noel ve yeni yıl kutlamalarına hazırlık bu ay yapılır. En iyi dileklerle en sevilenlere alınan hediyeler büyük bir alışveriş dalgası yaratırlar. Yılın en büyük alışveriş cirosu böylelikle Aralık ayında gerçekleşir. Ben, son yıllarda evlerde, dükkanlarda, alışveriş merkezlerinde yılbaşı süslemelerinde kullanılan, ‘Noel Baba çorapları’nı çok seviyorum. Bu çoraplar, içinde hepimiz için güzel sürpriz hediyeler saklıyor. Bence çok sevimli bir gelenek.
 
Noel ve yılbaşının ötesinde, yılın neredeyse her mevsiminin vazgeçilmezi çorap; giyim sanatının en önemli unsurlarından biri olarak her zaman yerini koruyor. Ve beni de tasarımlarımda çok meşgul ediyor. 
 
Son yıllarda biliyorsunuz çorapsızlık da çok yükselen bir trend oldu. Çorapsızlık büyük bir iddia tabii… Mevsim, iklim şartları dışında bizim fiziksel özelliklerimize ne kadar uyumludur çorap giymemek… Spor yapanlar, iyi beslenenler, fazla kilosu olmayanlar, kasları sağlıklı olanlarda bence çok güzel duruyor. Güzel, bakımlı, sağlıklı bacaklar o günkü starımız oluyorlar. Kolay değil kış günü çıplak bacakla olmak! Ödülü de büyük olmalı…
 
Eğer böyle bacaklara sahipsek ama bacaklarımızın rengini soluk buluyorsak bir süredir kullanımda çok iyi ürünler var. Leke bırakmadan harika renkli bacaklara kavuşabiliyoruz bunları kullanınca.
 
“Çorapsız olmak istiyorum ama üşüyorum” diyenler için küçük illüzyonlar yapabiliriz. Pantalonun altına önü dekolte bi ayakkabıyı burnu olmayan çoraplarla giyebiliriz. Hem trendi takip etmiş, hevesimizi almış oluruz hem de çoraptan mahrum kalmayız.
 
Bu çorap işi gerçekten çok özel. Bakın biz bile ters köşe çorapsızlıktan başladık. Neyse çorapsızlığı bitirip biz çorapla nasıl eşsiz şıklığa ulaşabiliriz ona bakalım.
 
Çorabın milattan öncelere dayanan çok uzun bir geçmişi var. İlk çağlarda haliyle sadece korunma amaçlı çoraplar var. Genelde ilk çorap örnekleri ayaklara, bacaklara bağlanan deri parçaları. Sonra git gide gelişmiş çorap; şu anda başlı başına bir sanayi olmuş durumda.
 
 
Gelelim modadaki yerine... Uzun yıllar feminen cazibenin en güçlü, en suçlu, en gizemli giyim unsuru olarak çorap bu açıdan her zaman rekabet edilemez bir konumda olmuştur. Çorap fütursuzdur. Zamanında çok istenen, çok arzulanan ama hafif meşrep görünen Moulin Rouge dansçılarının seksapallerini bence çok şık ortaya koyan file çoraplar, yıllarca birçok kesim için tabu olmuştur.
 
1960’lar itibari ile file çoraplar Kıta Avrupası’ndan yola çıkıp A.B.D’ye göç etmeye başlamışlar. Canını sevdiğim Hollywood’u, bu dönemde güzel, cesur aktrislerine file çorapları kullandırmasıyla kadın seksepalitesinin suç olmadığına dair bir algı penceresi açılmasına büyük katkı sağlamıştır.
 
Marlene Dietrich, Shirley McClaine, Marilyn Monroe, Jane Mainsfield, Madonna gibi büyük yıldızların file çorapları ile oynadıkları sahneler aynı zamanda çok ikoniktir.
 
Prada ve Christian Dior, file çorapları tasarımlarında kullanarak kısa yoldan tahta taşımışlardır.
 
 
Çorap bir destandır bence. Bir sohbet ile bitmez, ileride devam edeceğiz. Ben çok kısa bir iki formül vermeden geçemeyeceğim.
 
- Yırtık boy friend jean+file çorap (renkli veya siyah)+yarasa kollu kazak+bootieler
 
- Siyah mini etek+renkli yırtık külotlü çorap+soket çoraplar+düz erkek ayakkabısı
 
- Büyük kloş etek+kırmızı file çorap+ipek gömlek+tango ayakkabıları
 
- Balıkçı kazak+kısa etek+diz üstü çorap+kot ceket+asker botları
 
Aah şimdi Montmartre’da olmak vardı! Olamıyorsak, Nichole Kidman’ın şahane bir performans sergilediği, sekiz dalda Oscar’a aday, iki Oscar ödüllü Moulin Rouge’u seyredelim. En İyi Kostüm, En İyi Sanat Yönetimi ödülleri kazanan Moulin Rouge’un görselliği ve müzikleri hepimizi tekrar büyülesin.
 
Sanatla kalalım. Daima cazibeli olalım.
 
Hoşçakalın.