Gazetevatan.com » Yazarlar » Mesele şu ki; o çanta bir sevda…

Mesele şu ki; o çanta bir sevda…

29 Kasım 2015 Pazar


 
Herkesin meselesi farklı… Ama son 100 yıldır, kadınların ortak meselesi giderek ‘çanta’ oldu. Aman yarabbi! Bazı çantalara sahip olabilmek için, nasıl uzun bir bekleme listesi, nasıl uzun bir bekleme süresi var. Sonra, bu çanta sektöründe kaç tane aşk markası var! Çantalar konusunda akıllara ziyan bir durum söz konusu. 
 
Şaka bir yana, birçok kadın için çanta; bir statü sembolü olarak benimseniyor. Hatta modanın ifadesinin en evrensel objesi olarak, kadının imajına hizmet ettiğine inanılıyor. Çanta; gerek moda sosyolojisi, gerek kadın psikolojisi, gerekse de kendi endüstrisi açısından oldukça özgün ve özel bir gelişim gösterdi. Gayet karmaşık koşullar, çantanın kaderini büyük bir başarı öyküsüne çevirdi ve ekonomide yüz güldüren bir endüstri oluşturdu.
 
Çantanın tarihi Milattan Önceki yıllara dayanıyor. Avcı toplumlar, avlarını taşıyacak ilk çantalarını hem avlarını hem de doğadan buldukları malzemeleri kullanarak yaptılar. Amazonların çeşitli kaseleri, şamanların balık derisinden sepetleri, Anadolu’nun heybeleri, zembilleri evrile evrile günümüzün çantalarını oluşturdu.
 
2015-2016 sonbahar-kış çanta modası bütün ihtişamıyla beni yine büyüledi. Klasikten moderne uzanan yelpazede çanta tasarımları, farklı renkler, farklı boyutlar, farklı kalıplar ve malzemelerle bu yıla damgasını vurdu. Zarif, yaratıcı, çarpıcı, deneysel yaklaşımlar bu yılın çantalarını ikonik aksesuarlar haline getirdi.
 
Moda devlerinin çoğu, başta yılan derisi olmak üzere, çeşitli derileri, kumaşları, kürkleri ana malzeme olarak kullanıyor. Süs amaçlı aksesuar malzemeleri çantaları resmen dekore etmiş. Taşlar, metaller, boncuklar, püsküller, çiçek baskıları, zincirler bol bol kullanılmış.
 
1854’te ilk mağazası açılan Louis Vuitton’da da bu yıl klasiklerin yanında; üzerileri tüyler, metaller ve baskılarla süslenmiş siyah, marshala, mavi, siyah-beyaz çantalar koleksiyonda yerlerini aldılar.
 
Hani o iki yıl sıra beklenen, Jane Birkin’den esinlenilmiş, Hermes Birkin’ler, Grace Kelly’nin adıyla anılan Hermes  Kelly’ler şüphesiz bu sektörün aşk markaları. Karşılığında servetler ödeniyor. Hermes kendi klasiklerini kendi ince, özel işçiliği ve malzemeleri ile üretmeye devam ediyor. 
 
Chanel’e bakarsak; klasiklerinin yanına bu yıl renkli ve desenli modeller koydu.
 
Prada’nın küçük seyahat tipli çantası çizgili, krokodil ve yılan derili, renkli malzemelerle çok şık olmuş yine. Zincir askılar çokça kullanılmış.
 
Bu sezon; Giuseppe Zanotti, gece çantalarına ağırlık vermiş. Genellikle altın renkli zincir saplar, detay olarak göze  çarpıyor. Siyah ve marsala koleksiyonun favori rengi.
 
Gucci’nin renkli, çiçek baskılı, dikdörtgen çantalarına hayranlığım devam ediyor.
 
Elbette çok beğenip, çok seveceğimiz, çok makul fiyatlarla sahip olacağımız çantalar da satın alabiliriz. İstanbul’un her yerindeki semt çarşılarından, alışveriş merkezlerinden, pazarlardan, çok zevkli, çok kullanışlı, çok güzel, çok trend veya klasik, no name veya yerli markalı çantalar bulabiliyoruz. Ayrıca ısmarlama yaptırabileceğimiz şahane ustalar var şehrimizde. Bu yılın trenlerinden giysidesen ve materyal eşleşmesi uygulayabiliriz. Ben etek veya ceketle aynı malzemeden yapılan çantaları çok öneriyorum. Hafif retro ama aynı zamanda şaşılacak şekilde de modern bir kombin oluşuyor. Eski çanta ayakkabı takımının başka bir versiyonu gibi. Kareli, çizgili ya da çiçekli ve desenli malzemeler kullanarak oluşturabilirsiniz. 
 
Sohbetin sonuna geldik yine ama önerilerim var. Yazının başlığında ‘Mesele şu ki’ dedik! Canım arkadaşım Meltem’in geçen akşam diline doladığı Serkan Kaya’nın bu şarkısını pek sevdik hepimiz. Siz de dinleyin… Ben bu günlerde çok sevgili Ferzan Özpetek’in yeni çıkan kitabı ‘Sen Benim Hayatımsın’ı okuyorum. Ellerine sağlık! Bayıldım ben…
 
Allahaısmarladık diyorum artık. Birbirinize sevgiyle kalın…