Gazetevatan.com » Yazarlar » Yükselen trend nalburiye takılar...

Yükselen trend nalburiye takılar...

15 Kasım 2015 Pazar


Mitolojide; Hephaistos, baş Tanrı Zeus’la, baş Tanrıça Hera’nın ortak çocuklarıdır. Ne yazık ki Olympos’taki, tek çirkin Tanrı odur. Bir ayağı aksar. Babası Zeus bir savaşı önlemek amacı ile Hephaistos’u tüm zamanların en güzeli, güzellik tanrıçası Afrodit’le evlendirmiştir. İyi kalpli Hephaistos, Afrodit’e aşıktır ama Afrodit savaş Tanrısı Ares’e tutkundur. Hephaistos, Afrodit tarafından hep aldatılır. Afrodit ve Ares, birbirlerine hiç benzemeyen bu iki karakter, tutkuyla aşıktırlar birbirlerine. Hephaistos mitolojinin en mutsuz örneklerinden biridir. Ne Zeus’un oğlu olmak ne de Ateşin Tanrısı olmak yetmiyor işte kaderi değiştirmeye... Ama ilahi adalet bu mutsuzluğa karşı çok büyük bir yetenek hatta deha bahşeder Hephaistos’a. O sanat ile zanaatın birlikteliğinin zirve yaptığı noktanın, unutulmaz eserlerini yaratır Limni Adası’ndaki  atölyesinde. Hephaistos metalin, metalurjinin, el sanatlarının, takının, mücevherin ve ateşin Tanrısıdır. Hem sanatkarlar hem zanaatkarlar onun himayesindedirler. Mitolojideki pek çok hikayede Hephaistos’un ateşinden geçmiş objeler vardır: Muhteşem kalkanlar, tahtlar, taçlar, gerdanlıklar, asalar, oraklar ve oklar… Bu mitolojik tarihçe, takı ve mücevherin neredeyse yaradılıştan beri, insanların süslenme, güç gösterme, korunma gibi amaçlarının simgesi olarak hep var olduğunu gösteriyor.

Yeryüzüne inelim artık. Tüm dünya coğrafyasının tarihi ve kültürü anlatan takılar, objelerle bezeli adeta bir açık hava müzesi olduğunu görüyoruz.

Benim favorim Anadolu medeniyetleri, büyük bir hazinedir. Urartu aslanı, Selçuklu kartalı, Hitit geyiği, Osmanlı motifleri  ve daha birçok sembol büyük bir kültür ve sanat mirasıdır dünyamıza.

Zengin dünya kültürlerinin farklılıklarının yansımasını en çok takı sanatında görüyoruz. Doğu kadınının hızması, Anadolu kadınının ayak bileklerine taktığı halhalları, Fransız kontesin zümrüt broşu, İngiliz düşesin pırlanta kolyesi, Avrupalı prenseslerin elmas taçları, Afrikalı kadınların boyunlarına taktıkları metal halkalar, dans eden Hintli kadınların ayaklarına taktıkları bilezikler yaşanan kültürlerin bire bir yansımasıdır. Küreselleşen dünyada bilimin ve teknolojinin gelişmesi ile takı ve mücevher sanatı; tasarımcıların, modacıların mühendislerin de içinde olduğu bir endüstri haline gelmiştir.

Takı, bireye özgüdür. Ve giyimde bence bireyi en iyi anlatan unsur, hatta simgedir.

2015-2016 Sonbahar Kış Aksesuarları tasarımcıların özgürce yarattıkları takıları da içine alarak büyük bir rüzgar estiriyor. Ben bayıldım bu senenin trendlerine.

 Nalburiye dükkanı ürünleri ile tasarlanan aksesuarlar tabiri caizse yıkılıyor! Zincirler, kilitler, halkalar bol bol kullanılmış. Yanmış bakır ve gümüş gibi kaplamalar sezonun yıldız parçalarından… Ayrıca deri-metal karışımı kelepçe bilezikler, kolyeler bu yıl çok trend.

- Bu sezon broşlar modaya büyük damga vuruyor. Yakalardan ayakkabıya, saçlara kadar birçok parçada takılabiliyorlar. Ayrıca düğme yerine de broşlar kullanılıyor. Ben en çok palto ve kaban üzerine takılan ikili, üçlü, dörtlü broşları seviyorum.

- Kürk yakalar, kürk atkılar, kürk manşetler (tabiî ki yapay) sezonun en feminen parçaları olarak yer alıyorlar. Renklileri çok eğlenceli…

- Benim çok sevdiğim bir diğer trend de uzun eldivenler. Dirsek hizasında ya da dirseği geçen boylardaki eldivenler, kısa kollu gömlekler, bluzlar, kazaklarla çok şık kombinler oluşturuyor.

- Tasma kolyeler geri geldi. Çeşitli materyallerle oluşturulan tasma kolyeler, güzel dekolteleri süslüyor.

- Zincir kemerler bu yıl da çok trend. Elbise ve bluzlarla kombinleyebiliriz. Kalın kemerler ise palto ve kabanlarda kullanılıyor.

- Birçok dünya devi marka, bu sezon saç bantlarına ve bandanalara kreasyonlarında çok yer verdi. Trend olan her unsurdan, yararlanarak oluşturulan bandanalar, kumaş, deri gibi materyaller ile çiçekler, püsküller, broşlar gibi unsurlarla süslenmiş.

- Ayrıca yine etnik takılar, multi yüzükler, fedora şapkalar geçen yılda olduğu gibi bu sezon da bol bol varlar.

Yeni sezon aksesuarlar bizleri çok heyecanlandıracak.

Geldik sohpetimizin yine sonuna. Bu kadar takıdan bahsetmişken, Barış Manço’yu sevgiyle, rahmetle ve özlemle anmadan geçemeyeceğim. Sohbet boyunca “ayağında gümüş hal hal” kulaklarımdaydı. Barış Manço’dan bu türküyü ne kadar dinlemişizdir kim bilir?

Ayağında gümüş halhal,

İnce nakış gümüş halhal,

Yavru ceylan gibi kaçar,

Seke seke çaydan geçer,

Nazo gelin ayağına takar halhal…

Sevgili Nazan Şoray’dan bir gün bir yerde bu türküyü dinlemeyi çok istiyorum ve diliyorum.

Sevgiyle kalın…