Gazetevatan.com » Yazarlar » Şaşırtıcı ve sıra dışı hikaye seçimleri

Şaşırtıcı ve sıra dışı hikaye seçimleri

11 Ağustos 2018 Cumartesi


Bazı yazarlar başkalarının hiç değinmediği konulara dokunmayı severler. Bu haftaki yazarlar da biraz öyle… Neredeyse hiç kimsenin aklına gelmeyecek ilgi alanları, hayal güçleri ve bakış açıları var. Konular, sıra dışı türden şaşırtıcı seçimlerdir. O zaman, kitaplar da ilgi çekici ve sürükleyici oluyor inanın. 
 
 “Yemek ve sinema…”
 
“Modernite ile büyüsü bozulmuş dünya yeniden nasıl büyülenir? Modernite öncesinin büyüsel evren algısı, her şeye kadir kapitalist mekanik teknoloji ile büyü bozumuna uğramıştır. Marx’ın, “her şeyin buharlaştığı” dönem olarak gördüğü; Weber’in “büyüsünün silindiği” dünya dediği yabancılaşma, postmoderniteyle, ama modernitenin bir uzantısı olarak, büyüsüne tekrar kavuşturulmaktadır. Bu, yemeğin ana karekter olarak yıldızlaştığı filmlerde de görülmektedir. Gastro Sinema’da büyünün modernitede yemek filmleriyle yeniden oluşan serüvenini okuyacaksınız.”
Kitabın arkasındaki bu metin, yemek ve sinema ilişkisi hakkında az da olsa bir şeyler anlatıyor sanıyorsanız yanılıyorsunuz! Kitap o kadar ince ayrıntılara, o kadar sağlam incelemelere, araştırmalara ve gözlemlere dayalı ki tam anlamıyla bir tez çalışması. Çok ilgi çekici yaklaşımlar ve bakış açıları var içinde. İlkay Kanık’ın Gastro Sinema adlı kitabı, bu alanda araştırma  yapacaklara ışık tutsun diye yazılmış. Modernite ve yemek filmleri, avangard ve postmodern özellikler gösteren yemek geçiş filmleri, posmodernite, kitabın bölümlerinden… Filmlerde kurulan masalara dikkat ettiyseniz hepsinin mercek altına alınmasını da ilgiyle karşılayacaksınız. 
 
“Evliliğin sıradışı halleri…”
 
İyi Bir Evlilik, Nobel ödüllü Doris Lessing’in, iki dünya savaşı arasında doğup büyüyen bir nesli anlatan beş kitaplık “Şiddetin Çocukları” dizisinin ikinci cildi. İyi Bir Evlilik’ te, sıradan bir evliliğin tuzağına düşen sıradışı kahramanımız Martha Quest’in dünyasında gömülü cinsel, toplumsal ironiler ve çelişkiler yakıcı bir zeka parlaklığıyla gözler önüne seriliyor. Doris Lessing bir erkeği, bir kadını, birbirlerine ulaşmak için harcadıkları boşuna ve yanlış anlamalarla dolu çabaları, patlayıp onur kırıcı bir şiddete dönüşen hüsranları, sadakatsizlikleri ve sonunda Martha’nın evliliğe sırtını dönerek, çocuğundan yürek burkan bir şekilde vazgeçişini olağanüstü bir sezgiyle dile getiriyor.”
Doris Lessing  İran asıllı İngiliz yazar; koyu bir feminist, sağlam bir komünist, düşüncelerinin arkasında duran ve yarattığı kahramanlarında biraz da kendisini konuşturan bir yazar…Edebiyat beni delirmekten kurtardı diyecek kadar okumaya ve yazmaya tutkun bir kalem… Yazdığı beş kitaplık serinin ikincisi olan İyi Bir Evlilik, savaşın alt üst ettiği nesillerin aşk ve ilişkilerini çok güzel anlatıyor.
 
Hayat aslında bir saklambaç  
 
Sobelenenin öldüğü, oyun alanının koca bir şehir olduğu, ebenin kat be kat avantajlı olduğu dehşet verici bir ebe sobe oyununa davetlisiniz. Sobe Oyununun Kuralları:
Sen ebesin. Avını sobelemek için istediğin her kaynağı kullanabilirsin ancak oynadığın oyunun kanunlara aykırı olduğunu, yakalanacak olursan oyunun hiçbir yasal güvence sağlamayacağını unutmamalısın. Avınla aranda doğrudan hiçbir iletişim olmayacak. Oyunda olmayan hiç kimseye zarar veremezsin. Sivil zayiat olması durumunda doğrudan Oyun dışı kalarak yetkililere teslim edilirsin. Başladıktan sonra oyun durdurulamaz. Bu, vazgeçmek için son şansın. Oyundan ayrılmak istiyorsan bu mesajı VAZGEÇ yazarak yanıtla. Oyunun tasarlanması için ödenen ücretin iadesi yapılmayacaktır.” Bir bilgisayar oyunu ve hayatın kendisi arasında gelip giden insan ilişkileri. Hayat, aslında bir saklambaç oyunu mudur? Birilerinin peşinde, düzgün gitsin diye uğraşılan, doğru insanla karşılaşmak için didinilen bir serüven midir yaşamak? Zor olan kadınlar mıdır yoksa erkekler mi? Erkeklerin kadınlara zaman zaman düşman olmalarının altında büyük yenilgiler mi saklıdır?
 İlişkiler ve bilgisayar oyunları yan yana gider mi hayatın içinde? Yoksa ikisi, birbirini mi taklit eder? 
  İşte bütün bunların cevabı J.C. Lane’in Sobe Öldün romanında saklı.  Alın okuyun, hem oyun oynayın hem cevapları bulun.