Gazetevatan.com » Yazarlar » Nostalji yolculuğuna çıkın

Nostalji yolculuğuna çıkın


Yeni yılın ilk kitapları şahane… Tam da yepyeni bir yıla hazırlanırken biraz geçmişe dokunan, biraz da bugünü sorgulayan türden.
 
1950’li Yıllarda İstanbul
 
Nefis bir zaman yolculuğuna çıkmak ister misiniz? Elvis Presley’in deri ceketleri, açık yakalı gömlekleriyle genç kızların kalbini çaldığı, James Dean’in alnına dökülen isyankar saçlarıyla sinema tarihine damga vurduğu, Kraliçe 2. Elizabeth’in tahta henüz çıktığı ellili yıllara gitmek ister misiniz? Üstelik bu yolculuğu, tüm bu yaşananların tatlı etkisiyle İstanbul’da yapmak? 
 
Güven Gürkan Öztan ve Serdar Korucu şahane bir araştırmaya imza atmışlar. Tutku, Değişim ve Zarafet adlı kitaplarında İstanbul’un 1950’li yıllarına kapı aralamışlar. Türkiye insanının mutlu hatıralarına dokunuyor kitap. 
 
Bir şehre, o şehrin insanlarına, kocaman bir zaman tünelinden geçerek bakmak, o şarkıları söylemek, hayata o zamanın insanlarının gözünden bakmak… Bunu yapabiliyorsunuz kitabı okurken… O kadar sahici, o kadar sıcak ve bir o kadar da eğlenceli…
 
İyi yaşam sürmek için…
 
Hayatı ne kadar ciddiye alıyorsunuz? Çok mu? Hatta o kadar ki neredeyse yaşadığınız her ayrıntı bir yönüyle size dert mi oluyor? O zaman bu tanıtacağım kitap size göre.
 
New York Times’ın bestseller’ı olan Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı, Mark Manson tarafından kaleme alınmış. Kitabı dilimize Pınar Savaş kazandırmış. 
 
Dünyanın berbat bir yer olduğunu kabul etmeye ve bu gerçekle yaşamaya okuru davet eden kitap, hayata ait sıkıntıları kafaya takmadan yaşamanın püf noktalarını anlatıyor. Ama derdi, nasıl mutlu olunur, sorusunun cevabını vermek değil. Hatta yazar bu görüşe şiddetle karşı çıkıyor. Onun bakış açısı bambaşka:
 
“Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve böyle olacak. Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. 
 
Benimle evlenir misin?
 
Bu soruya evet demişseniz, evlisiniz demektir. Peki nasıl yürüdünüz bu evet’in yolunu? Farkında olarak mı yoksa bir hayal alemine dalarak mı? 
   
Doğan Cüceloğlu, belki de bu sorulara verilecek doğru cevapların toplumun en önemli ihtiyacı olduğunu görmüş olacak ki Evlenmeden Önce başlıklı kitabında bu süreci irdelemeyi seçmiş.
Hocanın her zamanki tatlı üslubu, doğal dili ve kolay anlaşılır tarzı evli de olsanız bekar da bu kitaptan zevk almanızı sağlıyor.