TÜBİTAK'ta üretildi, TEI'ye teslim edildi

AA |  20 Şubat 2021 Cumartesi - 16:11 | Son Güncelleme : 20 02 2021 - 16:11

TÜBİTAK MAM tarafından tek kristal formunda üretilen ve ilk defa set halinde teslim edilen türbin kanatları, TEI'nin 5 numaralı TS1400 motorunda kullanılacak.


TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü Yüksek Sıcaklık Malzemeleri Araştırma,  Geliştirme ve Onarım Mükemmeliyet Merkezi'nde düzenlenen tek kristal türbin  kanadı teslim törenine, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ve TEI Yönetim  Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mahmut Akşit ile projede görev alan araştırmacılar  katıldı.
 
Prof. Dr. Mandal, burada yaptığı konuşmada, Malzeme Enstitüsü ve  TEI'nin birlikte çalışması sonucu en kritik teknolojiler arasında yer alan tek  kristal türbin kanatlarının başarıyla üretildiğini söyledi.
 
Tek kristal teknolojisine sahip olmanın zorluğuna işaret eden Mandal,  1400 derece sıcaklıkta, yüksek basınç altında ve korozyon ortamında çalışacak bir  malzemeden bahsettiklerine dikkati çekti.
 
Mandal, hem soğutmalı sistemin hem de soğutmasız sistemin kendi  çapında tasarımından üretimine kadar bir öğrenme sürecini kapsadığını  vurgulayarak, "Dolayısıyla buradaki üretimin yanında aynı zamanda bizim burada  kazandığımız yetkinlik ve yeteneğin, malzeme teknolojilerinin ülkemizin özellikle  savunma sanayisindeki gelişimi ve sürdürebilirliği noktasında da bir önem arz  ettiğini düşünüyorum." dedi.
 
"Ülkemiz için gerçekten önemli bir kazanım"
 
Zor koşullar altında çalışan ve bazen ithalatı mümkün olmayan türbin  kanatlarını TEI ile birlikte geliştirdiklerini ve ilk setin teslimatını  yaptıklarını dile getiren Mandal, şunları kaydetti:
 
"Bu gerçekten ülkemiz için önemli bir kazanım. Yerli ve milli üretimle  ilgili hep şu söyleniyordu; 'Evet, helikopteriniz var ama bunun motoru yerli mi?'  Evet, artık şu an TEI bunu yerli üretebiliyor. Evet, motor var ama motorun  içindeki bileşenler yerli ve milli üretilebiliyor mu? Evet, şu an ülkemizin ilk  yerli ve milli turboşaft motorunun en zor bileşeni olan türbin kanatlarını  TÜBİTAK MAM tarafından üretebiliyoruz. Bu teknoloji oldukça kritik ve dünyada çok  sınırlı sayıda ülke bu teknolojiye sahip. Oldukça kompleks ve zor bir tasarım,  bunları yapabilmek kolay bir süreç değil. Biz bunu gerçekleştirdik. Tabii ki bu  biten bir süreç değil. Mutlaka devamı da var. TÜBİTAK Malzeme Enstitüsü ve TEI  imzalanan Havacılık Motor Malzemeleri Geliştirilmesi-Cevher Projesi ile artık bu  ve benzer uygulamalara yönelik Nikel bazlı süperalaşımları ham maddeden  başlayarak üretebilecek."
 
"TÜBİTAK MAM'daki arkadaşlarımız ihtiyacımız olan kanat  teknolojisini kazandırdılar"
 
TEI Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mahmut Akşit de Sabancı  Üniversitesinde öğretim üyesi olduğu dönemde aynı zamanda EÜAŞ'ın da yönetim  kurulu üyesi olduğunu söyledi.
 
O dönemde enerji üreten endüstriyel gaz türbinlerinin üretimini yapmak  için girişimde bulunduklarını ve bu sayede söz konusu altyapıyı TÜBİTAK MAM'a  kazandırdıklarını anlatan Akşit, TEI Genel Müdürlüğüne geçtikten sonra en kritik  parçalardan birinin yine türbin kanadı olduğunu çünkü yüksek teknoloji içerdiği  için "export control" bir ürün olduğunu kaydetti.
 
Akşit, kanadın kendisini satsalar bile teknolojisini, nasıl  üretildiğini ve bunun gibi şeyleri paylaşmadıklarına dikkati çekerek, TÜBİTAK  MAM'ın sahip olduğu altyapıyı bildikleri için kanat teknolojisini burada  geliştirmeye karar verdiklerini ifade etti.
 
Uçak motorlarında kullanılan kanatçıkların daha küçük olmasına rağmen  daha yüksek teknoloji ve daha çok zorluk içeren bir proses olduğunu vurgulayan  Akşit, "Çok şükür TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü'ndeki arkadaşlarımız bunu da  alınlarının akıyla başardılar ve ihtiyacımız olan kanat teknolojisini bize  kazandırdılar." dedi.
 
"İlk defa tam set olarak bir arada görmek nasip oldu"
 
Akşit, teslim alınanların TÜBİTAK'ın ürettiği ilk türbin kanatları  olmadığını, daha önce TAI'ye teslim ettikleri motorda bu kanatların  kullanıldığını fakat o dönemde tören yapamadıklarını söyledi.
 
Daha önceki türbin kanatlarını tamamladıkça peyderpey aldıklarını  belirten Akşit, şunları ifade etti:
 
"Burada gördüğünüz tam bir motorluk set. Hem birinci kademe tek  kristal ama içerden soğutmalı kanatlar ki bu çok daha zor hem de ikinci kademe  yine tek kristal ama içeriden soğutma kanatları olmayan kanat tipi. Bunu bizim 5  numaralı motorumuzda kullanmayı hedefliyoruz. Daha önceki TAI'ye verdiğimiz  motorlardakiler teslim edilmişti. Bu 5 numaralı motorumuzun tam seti. İlk defa  tam set olarak bir arada görmek nasip oldu."
 
Akşit, 4 numaralı motoru ürettiklerini ve testlerinin devam ettiğini  belirterek, "5 Aralık'ta ilk milli helikopter motorumuz TS1400'ü teslim etmiştik.  Bu kanatlar da 5 numaralı TS1400 motorumuza inşallah monte edilecek. Gökbey  helikopterinde çalışacak inşallah bunlar." diye konuştu.
 
Bir motordaki en kritik parçalar sıralandığında ilk sırada birinci  kademe kanatların geldiğine işaret eden Akşit, "Sonra belki yanma odası  gelebilir, sonra ikinci kademe kanatlar gelir sıcaklık ve teknolojinin zorluğu  olarak. Kompresör tarafı da çok zordur ama en zoru birinci kademe tek kristal  kanatlardır. En kritik parça. Bunu yapamazsanız motoru çalıştıramazsın demeyeyim,  çalıştırsanız da güç üretemezsiniz. Yüksek sıcaklığa çıkamazsınız." ifadelerini  kullandı.
 
Akşit, tek kristal türbin kanatlarının motorlardaki işlevine ilişkin  şunları söyledi:
 
"Bütün jet motorları diğer fosil yakıtlı motorlar gibi ısınan havanın  genleşmesiyle çalışıyor. Havayı nasıl ısıtıyoruz? Yakıtı içine koyup kibriti  çakarak havanın ısınmasını, genleşmesini sağlıyoruz. Bu olayı gerçekleştirmek  için de kompresörden havayı alıp sıkıştırmamız gerekiyor. Eğer havayı  sıkıştırmazsak yüksek basınca, yanma olayı çok yavaş olur ve aynı motordan çok  daha düşük güç elde ederiz. Birim zamanda elde ettiğimiz güç azalır. O yüzden  yüksek basınca ulaştırıyoruz. Daha verimli yansın, birim zamanda motordan daha  fazla çıktı alalım diye. Böyle olunca da arkadan fırlayan gazı direkt itkide  kullanmak yerine oradaki enerjinin bir kısmını bu sıcak kanatlara çarptırarak  dönme hareketine çeviriyoruz, o da kompresördeki havayı emip sıkıştırma işini  destekliyor. Bu kanatlar olmasa motorun çalışması mümkün değil. Yani kompresörü  bu kanatlar ciddi bir güç harcayarak çalıştırıyorlar."
 
Konuşmaların ardından Mandal, Akşit'e ilk set türbin kanatlarının  teslimini yaptı.
 
Mandal ve Akşit daha sonra Yüksek Sıcaklık Malzemeleri Araştırma  Geliştirme ve Onarım Mükemmeliyet Merkezi'nde incelemelerde bulundu.