TÜBİTAK Başkanı Mandal: "Teknolojideki engellerin aşılması sağlam iş birliklerini gerektiriyor"

17 Şubat 2020 Pazartesi - 17:22 | Son Güncelleme : 17 02 2020 - 17:33

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, TÜBİTAK olarak üniversiteler, girişimciler ve firmalar için ülkedeki ana fon kurumu konumunda olduklarını belirterek, "Teknoloji konusunda aşılması gereken birçok engel, sağlam iş birliklerini gerektiriyor. Günümüzde girdiye yapılan yatırımlardan daha çok çıktıları elde edebileceğimiz yatırımlara yöneldik. İnsan kaynakları ve bilgi açısından klasik yöntemleri kullanma taraftarı değiliz. Kapasite oluşturmak için çalışmalarımızı hızla devam ettiriyoruz." dedi.


Birleşik Krallık Uluslararası Ticaret Departmanı tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın da katılımıyla düzenlenen Birleşik Krallık Teknoloji Konferansı'na katılan Mandal, İngiltere ve Türkiye Teknoloji Ortaklığı Paneli'nde konuştu.
 
 
Buradaki konuşmasında, gelişen ülkeler gibi Türkiye'de de özellikle 2000'li yıllarda kapasite artırımı oluşturmak için çok fazla yenilikçi yatırımlar yapıldığını hatırlatan Mandal, "Biz bu konuda inovasyonun da gelişmesini sağladık. Teknoloji konusunda aşılması gereken birçok engel, sağlam iş birliklerini gerektiriyor. Günümüzde girdiye yapılan yatırımlardan daha çok çıktıları elde edebileceğimiz yatırımlara yöneldik. İnsan kaynakları ve bilgi açısından klasik yöntemleri kullanma taraftarı değiliz. Kapasite oluşturmak için çalışmalarımızı hızla devam ettiriyoruz." ifadelerini kullandı.
Mandal, teknoloji platformları geliştirdiklerinin altını çizerek, diğer Ar-Ge merkezleri ve üniversitelerle de iş birliği yaparak çalışmaların ticarileştirilmesi için büyük platformlarla beraber hareket ettiklerini kaydetti. Yıllık çalışmalarla ürünlerin ticarileştirilmesinin önemine işaret eden Mandal, sözlerine şöyle devam etti:
 
"Biz bu noktada sadece proje fonlamalarıyla kalmıyoruz, platformları da fonluyoruz. TÜBİTAK bunları aynı zamanda kontrol ve takip ediyor. Birtakım çalışmalar ve fonlamalardan bahsedildi bakan beyin sunumunda. Özellikle farklı mekanizmaları kullanarak Türkiye'nin bu alanlarda önemli bir oyuncu olması üzerine bireyleri değil büyük oluşumları ve önemli platformları destekliyoruz.  Bunun yanında istihdama da önem veriyoruz. Özellikle doktora çalışması yapan araştırmacıları destekleyerek burslar veriyoruz. Kariyer programlarıyla yeni mezunları sanayide etkine hale getirmeye çalışıyoruz. Özellikle uluslararası araştırma çalışmalarına destek sağlıyoruz. Ve gördüğümüz etkilere bakacak olursak yurt dışında olan desteklediğimiz araştırmacılar sonrasında ülkemize geri dönüyorlar. Bilginin yaratılmasına sebep olan platformların oluşturulması ülkenin ve insanların gelişmesine katkıda bulunuyor. Bu alanı geliştirmeye yönelik çalışmalar ve görüşmeler yapacağız bugün içerisinde."
 
"İNGİLTERE VE TÜRKİYE İMALATTA BİRÇOK BENZERLİĞE SAHİP"
 
İngiltere İmalatçılar Organizasyonu ve Make UK Üst Yöneticisi (CEO) Stephen Phipson da Türkiye'yle çok önemli iş birlikleri içinde olduklarını belirterek, "İngiltere ve Türkiye'de imalat sektöründe çok benzerlikler görüyoruz. Birçok sinerjinin iki ülke arasında yaratılabileceğini düşünüyorum. Şu anda özellikle inovatif olarak geliştirilebilecek alanlar söz konusu." şeklinde konuştu. Phipson, İngiltere'de yaklaşık 43 bin civarında imalatçı şirket olduğunu hatırlatarak, halihazırdaki üretim alanlarını terk ederek yeni teknolojilerde imalat yapılması gerektiğini vurguladı. İki ülkenin de özellikle yüksek üretim yapan ya da yüksek teknoloji kullanan kurumlarını artırması gerektiğine dikkati çeken Phipson, şunları söyledi:
 
"Amerikalılarla bu konuda çok müzakere ettik, üretim ortamının artması için ve iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik. Yapmamız gereken de çok basit daha çok bir arada çalışmak. Geçen ay yaklaşık 17 milyon insanın otomatik olarak dijital ortamlara bağlandığını gördük sadece. Otomotivdeki ya da ilaç sektöründeki bildiğimiz çok önemli şirketlerin kendilerini dijitalleşmeye adapte ettiklerini görüyoruz. Bu durum heyecan verici bir alan olarak karşımıza çıkıyor." diye konuştu.
 
"TÜRKİYE'DE TEKNOLOJİ ÜRETİMİ ÇOK DÜŞÜK MALİYETLİ"
 
Admost Mediation Kurucusu ve Yöneticisi Erdem Yurdanur da 2012 yılından bu yana İngiltere'de yaşayarak oradaki yatırım ekosistemini yakından görme imkânı bulduğunu belirterek, iki ülke arasındaki farklılıkların hem avantaj hem de dezavantajlar doğurmasına rağmen yapılacak iş birliklerinin çok önemli olduğunu aktardı.
 
Türkiye'deki teknoloji üretiminin çok düşük maliyetli olmasının ilk dikkat çeken unsur olduğunu kaydeden Yurdanur, "Türkiye'ye genel bakacak olursak biraz dışarıya kapalı durumda. Londra ise aslında dünyanın bir başkenti, kentin çoğunluğunu İngiliz olmayanlar oluşturuyor. Ben mobil uygulama işinde meşgulüm ve sektörün en önemli insanlarına ulaşmam sadece 15 dakikamı alıyor. Türkler beni daha iyi anlayacaktır, burada işler farklı yürüyebiliyor." ifadelerini kullandı.
Yurdanur, yeni teknolojilerle beraber daha çok mobil ortaklıkların yapılabileceğine işaret ederek, şöyle devam etti:
 
"Yeni şirketler ve start-up'lar ile çalışmak çok önemli. Melek yatırımcılar bu konuda çok kritik rol oynuyor. Türkiye'deki girişimcilerin acele etmemeleri lazım bazı konularda. Örneğin, burada başarılı olabilirsiniz ama İngiltere'de değil. Dünyada birçok insan büyük verinin ve makine öğrenmenin ne anlama geldiğini henüz bilmiyor, bununla soru sormayı öğrenmelisiniz cevap vermeyi değil.”