MSB'den yeni askerlik sistemi açıkılması

AA |  29 Nisan 2019 Pazartesi - 13:03 | Son Güncelleme : 29 04 2019 - 16:04

Milli Savunma Bakanlığı, "TSK'dan, FETÖ/PDY ile mücadele kapsamında 15 Temmuz 2016'dan bu yana 16 bin 540 personel ihraç edildi, 6 bin 154 personel hakkında süreç devam ediyor" açıklaması yaptı.

Bakanlık açıklamasında yeni askerlik sistemiyle ilgili çalışmaların devam ettiği, tekliflerin kanun taslağına konulduğu belirtilirken, S-400'lerle ilgili ilk sevkiyatın haziran ve temmuz aylarında yapılacağı, F-35'lerin ise Kasım ayında Türkiye'ye geleceği dile getirildi.


Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Cari İşlem Şube Müdürü  Muhabere Albay Tamer Zincir, bakanlıkta düzenlenen basın bilgilendirme toplantısında gündemdeki  konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
FETÖ/PDY ile mücadelenin belirlenen müşterek kıstaslar çerçevesinde  kararlılıkla devam ettiğinin altını çizen Zincir, "Bu çerçevede yürütülen  soruşturmalar neticesinde 15 Temmuz 2016'dan bugüne kadar toplam 16 bin 540  personel hakkında ihraç işlemi gerçekleştirilmiş, 6 bin 154 personel hakkında  adli ve idari süreç devam etmektedir." dedi. OHAL'in kalkmasından bugüne kadar Bakan onayı ile bin 425 personel  hakkında ihraç işlemi gerçekleştirildiğini, 150 emekli personelin rütbelerinin  geri alındığını belirten Zincir, kararlılıkla yürütülen bu mücadele ile içerideki  hainler temizlendikçe Türk Silahlı Kuvvetlerinin güç ve etkinliğinin artmaya  devam ettiğini vurguladı.
 
Zincir, 24 Ağustos 2016'da başlatılan ve 3 binin üzerinde radikal  terör örgütü DEAŞ mensubunun etkisiz hale getirildiği Fırat Kalkanı Harekatı  bölgesinde bir taraftan güvenlik tedbirlerinin uygulanması, diğer taraftan günlük  hayatın normalleşmesi çalışmalarına devam edildiğini dile getirerek, şunları  söyledi: "Bu kapsamda DEAŞ ile mücadelemize yönelik Doğal Kararlılık Harekatı  sitesinde yeni yayımlanan değerlendirmede 'Ülkemizin, DEAŞ'la mücadelede tüm  planlamalara iştirak ederek, bu planların gerçekleştirilmesine yönelik gerekli  tüm tedbirleri aldığı, koalisyonun DEAŞ'la mücadelesinde büyük bir rol oynadığı,  bu çerçevede DEAŞ'ın finansman ve örgüt üyesi toplama imkanlarını azaltmak,  yerinden edilmiş Suriyelilere barınma ve yardım sağlamak suretiyle küresel  koalisyona büyük bir katkı sağladığı' ifade edilmektedir. Ayrıca, sitede yer alan  değerlendirmede ülkemizin sağladığı askeri katkılar olarak, 2 bin 15  kilometrekare alanı DEAŞ'tan temizleyerek güvenli bir bölge oluşturduğu, Fırat  Kalkanı Harekatı ile yaklaşık 3 bin DEAŞ'lı teröristi etkisiz hale getirdiği  belirtilmiş, bu kapsamda sağlanan diğer askeri katkılara ayrıntılı olarak yer  verilmiştir."
 
 "Hayatın normale dönmesi çalışmaları sürüyor"
 
İlgili Bakanlık, kurum, kuruluşlarla koordineli yürütülen çalışmalar  neticesinde 322 bin 762 Suriye vatandaşının gönüllü olarak evlerine dönmesinin  sağlandığını belirten Zincir, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklar  çerçevesinde icra edilen ve bugüne kadar 4 bin 612 teröristin etkisiz hale  getirildiği Zeytin Dalı Harekat bölgesi Afrin'de diğer kurum ve kuruluşlarla  koordineli olarak hayatın normale dönmesi çalışmalarına devam edildiğini  vurguladı.
 
Zincir, bölge halkının emniyeti için yürütülen faaliyetler  çerçevesinde TSK birlikleri tarafından bir yandan özellikle kırsal alanlarda ve  dağlık kesimlerde operasyonel faaliyetlere, diğer yandan mayın ve EYP temizleme  çalışmalarına devam edildiğini bildirerek, şöyle konuştu:
"Bugüne kadar 299 mayın ve bin 708 el yapımı patlayıcı tespit edilerek  imha edilmiştir. Huzur ve istikrarın büyük oranda tesis edildiği ve halkın terör  örgütünün zulmünden ve baskısından kurtulduğu Zeytin Dalı Harekat bölgesinde  terör örgütü PKK/YPG tarafından huzuru bozma amaçlı saldırılar cereyan  etmektedir. Gerek Fırat Kalkanı Harekat Alanı gerekse Zeytin Dalı Harekat  Alanı'nda bu terörist eylemlere karşı bölgedeki birliklerimiz tarafından elde  edilen istihbari bilgilere dayanan, saldırı ve tacizlerin yapıldığı temas hattı  boyunca operasyonlara aralıksız devam edilmektedir.  Özellikle Tel Rıfat bölgesinden Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekat  alanlarına yönelik terör örgütü tarafından yapılan saldırılara bölgedeki  unsurlarımız tarafından meşru müdafaa kapsamında gerekli cevap  verilmektedir."
Zincir, Tel Rıfat'tan TSK unsurlarına yönelik saldırıları önlemek ve  bölgede istikrarı temin etmek amacıyla daha önce  varılan mutabakat çerçevesinde  şu ana kadar Türk Silahlı Kuvvetleri ve Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri  unsurları tarafından 8 bağımsız/koordineli devriye faaliyeti icra edildiğini dile  getirdi.
 
Albay Tamer Zincir, Astana Mutabakatı kapsamında, Suriye'de  çatışmaların sona erdirilmesi, ateşkesin uygulanması ve yerlerinden edilen  insanların güvenli bir şekilde geri dönüşünün sağlanması amacıyla İdlib  Gerginliği Azaltma Bölgesinde Rusya Federasyonu ile koordineli görev yapan Türk  Silahlı Kuvvetleri unsurlarınca 13 Ekim 2017'den itibaren tesis edilen 12 gözlem  noktasında Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Özgür Suriye Ordusu ile  faaliyetlere etkin şekilde devam edildiğini belirtti.  İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde istikrarın temini için 17 Eylül  2018'deki Soçi Zirvesi'nde imzalanan mutabakat çerçevesinde, İdlib Gerginliği  Azaltma Bölgesi'nde güvenlik ve asayişin temininde somut gelişmelerin  sağlandığını kaydeden Zincir, yeni krizler yaşanmasının önüne geçildiğini,  bölgede barış ve istikrarın tesisinin mümkün hale geldiğini söyledi.
 
 "Soçi Mutabakatının uygulanmasına yönelik çalışmalarımız  provokasyonlara rağmen Rusya Federasyonu ile koordineli olarak başarıyla devam  etmektedir. Sürdürülen gayretler neticesinde, bölgeden yaşanabilecek yeni  göçlerin engellenmesi de temin edilmiştir." ifadelerini kullanan Zincir, şöyle  konuştu:
 
"3,5 milyon insanın yaşadığı bölgeden meydana gelebilecek bir göç  dalgasının sadece Türkiye ile sınırlı kalmayacağı, tüm dünyayı etkileyebileceği  değerlendirilmektedir. Bu nedenle tüm ülkelerin bölgedeki barış ve  çatışmasızlığın devamı çabalarına desteği önem arz etmektedir. Söz konusu  mutabakat çerçevesinde, Birinci Milli Devriye Faaliyeti 8 Mart 2019'da  gerçekleştirilmiş, bugüne kadar toplam 35 Milli Devriye Faaliyeti icra  edilmiştir. Devriye faaliyetlerinin İdlib'de ateşkesin muhafazası ile bölgede  barış ve istikrarın tesisinin devamlılığına olumlu katkı sağladığı  değerlendirilmektedir. Önümüzdeki dönemde şartlar uygun olduğu takdirde  koordineli ortak devriye icrası konusunda mutabakat sağlanmıştır. Türk Silahlı  Kuvvetleri her türlü zorluğa rağmen bölgede huzur ve istikrarın sağlanmasına  yönelik faaliyetlerine büyük bir azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Bu  süreçte, Silahtan Arındırılmış Bölge'deki faaliyetlerin sürdürülebilirliği  açısından, rejimden kaynaklı ateşkes ihlallerinin engellenmesi önem arz  etmektedir. Bu kapsamda, Rusya Federasyonu ile yapılan görüşmeler devam  etmektedir."
 
Zincir, Münbiç'teki faaliyetlerine de değinerek, "ABD ile yapılan  çeşitli seviyelerdeki temaslar neticesinde belirlenen Münbiç Yol Haritası ve  Güvenlik Prensipleri doğrultusunda yürütülmektedir. Bu kapsamda önceden  tamamlanan 68 bağımsız/koordineli devriyeye ilave olarak, 1 Kasım 2018'den  itibaren bugüne kadar 19 Müşterek/Birleşik devriye icra edilmiştir. Münbiç Yol  Haritasının devamını ve ABD bölgeden çekilmeden önce de tamamlanmasını  bekliyoruz. Arzu ettiğimiz gelişme henüz sağlanmış olmamakla beraber, ABD ile  görüşmelerimiz devam etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
 
  
"Bölge halkı PKK/YPG'nin zulmünden rahatsız"
 
Türkiye'nin Münbiç'teki amacının ve haklı beklentilerinin PKK/YPG'nin  tamamen Münbiç'i boşaltması, ağır silahlarının toplanması, şiddete yönelik  eylemler yürüten gruplardan arındırılarak bölgenin güvenliğinin ve istikrarının  sağlanması, bölge yönetiminin halkının yüzde 90'ı Arap olan Münbiçlilere  devredilmesi ve Suriyelilerin evlerine dönmesi olduğunu vurgulayan Zincir,  şunları kaydetti:
"Bölge halkı da PKK/YPG terör örgütünün zulmünden oldukça rahatsızdır.  BM raporlarına dahi yansıdığı üzere, terör örgütü, insanların eğitim ve diğer  temel haklarına kastetmektedir. Bu çerçevede bölge halkı da sorunların Fırat  Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekat bölgelerinde olduğu gibi Türkiye tarafından  çözülebileceğini bilmekte ve beklemektedir. Münbiç, rejim kontrolünde olduğu  sürece Türkiye'de misafir olan Münbiçlilerin güvenlik endişeleri nedeniyle geri  dönüşlerinin mümkün olmayacağı, bölgenin Türkiye’nin kontrolünde olmasının  Münbiçlilerin geri dönüşlerine de imkan sağlayacağı öngörülmektedir. Ülkemiz ve  Rusya Federasyonu öncülüğünde İran'ın da katılımıyla, yürürlükte bulunan ateşkes  rejimini güçlendirmek ve çatışan taraflar arasında güven artırıcı önlemlerin  kabul edilmesini sağlamak maksadıyla, Yüksek Düzeyli Astana Toplantılarının  12'ncisi, 25-26 Nisan 2019 tarihlerinde Kazakistan'ın Nursultan kentinde  düzenlenmiştir. Görüşmelerde koordineli devriye faaliyetine devam edilmesinin  önemine de vurgu yapılmıştır."
Fırat'ın doğusuna yönelik hazırlıklar kapsamında, özellikle ABD ve  Rusya Federasyonu ile ikili toplantıların, üst düzey görüşmelerin ve koordinenin  devam ettiğini belirten Zincir, icra edilen toplantılar ve görüşmelerde, Fırat'ın  doğusundaki 440 kilometrelik sınır hattında oluşturulması planlanan güvenli  bölgenin emniyetinin Türkiye tarafından sağlanması gerektiği, PKK/YPG terör  örgütü unsurları bölgeden temizlenmeden ve bu bölgeler gerçek sahiplerine  devredilmeden Türkiye'nin güvenliğinin sağlanamayacağı, bu kapsamda PKK/YPG’nin  içinde olduğu hiçbir girişimin kabul edilmeyeceği, sınırın güneyinde bir terör  koridoru oluşturulmasına asla izin verilmeyeceği ile Suriye'nin siyasi birliği ve  toprak bütünlüğü konusundaki duyarlılığının ifade edildiğini bildirdi.
Zincir, toplantı ve görüşmelerde, Türkiye'nin Suriye'deki asıl  amacının, Türkiye-Suriye sınırının ve Türk halkının güvenliğini tesis etmek ve  bölgedeki YPG/PKK varlığından kurtulup Türkiye'deki mültecilerin evlerine geri  dönmesini sağlamak olduğunun, Türkiye'nin mücadelesini DEAŞ'lı ve PKK/YPG'li  teröristlere karşı yaptığının, Kürt ve Araplar ile diğer etnik/dini gruplarla  hiçbir sorunun olmadığının aktarıldığını dile getirerek, konu ile ilgili olarak  ABD ile görüşmelere devam edildiğini kaydetti.
 
 "Tatbikatlar yapılacak"
 
Bütün bu diplomatik ve askeri çabaların yanında, en üst düzeyde alınan  kararlara uygun olarak, BM Anlaşmasının 51'inci maddesinde yer alan meşru müdafaa  hakkı ve BM Güvenlik Konseyinin terörizmle mücadele kararları kapsamında, Türkiye  sınırlarında ve ötesinde gerekli tedbirleri almak amacıyla yeri ve zamanı  geldiğinde gerekli adımlar atılmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından  planlama ve hazırlık faaliyetlerinin tamamlandığını belirten Zincir, yurt içi ve  yurt dışına yönelik bu faaliyetler ile "Mavi Vatan" olarak adlandırılan denizler  ve hava sahasındaki hak ve menfaatlerin korunmasına yönelik çalışmaların da büyük  bir titizlikle devam ettiğini vurguladı. Bu çerçevede, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Ege Denizi ve Doğu  Akdeniz'de Türkiye'nin ve KKTC'nin hak ve menfaatlerini korumaya, Kıbrıs  Adası'nda uluslararası garanti ve ittifak antlaşmaları doğrultusunda barış ve  güvenliğin teminatı olmaya devam edeceğinin altını çizen Zincir, yaşanan  sorunların barışçıl yollarla, diyalogla çözülmesi için çalıştıklarını, tüm  komşularından da bunu beklediklerini söyledi.
 
Zincir, Türkiye'nin içinde yer almadığı hiçbir oldubittiye göz  yumulmayacağını, uluslararası hukuktan ve antlaşmalardan kaynaklanan hak ve  menfaatlerin korunmasında Türkiye'nin son derece kararlı olduğunu ifade etti.Bu kapsamda, 13-25 Mayıs'ta, aynı anda üç denizde, Deniz Kuvvetlerinin  koordinatörlüğünde, diğer kuvvet komutanlıkları, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Özel  Kuvvetler Komutanlığı unsurları ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının  katılımıyla "Deniz Kurdu 2019" tatbikatının düzenleneceğini belirten Zincir, 7-10  Mayıs  arasında ise Türk Silahlı Kuvvetleri Arama Kurtarma unsurları ve Ulaştırma  ve Altyapı Bakanlığı Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezinin katılımıyla, Ege  Denizi'nin uluslararası suları ve hava sahası ile Menemen Dumanlı Dağı bölgesinde  "Anadolu Yıldızı-2019" tatbikatının yapılacağını bildirdi.
 Zincir, Hava Kuvvetleri Komutanlığının koordinatörlüğünde ise 13-24  Mayıs'ta Konya'da "Uluslararası Anadolu Ankası-2019 Tatbikatı" düzenleneceğini,  tatbikata TSK unsurlarının yanı sıra, Azerbaycan, İngiltere, Katar, KKTC,  Pakistan ve Romanya Silahlı Kuvvetleri unsurlarının da katılacağını söyledi.
 
 
"Katar ve Azerbaycan'daki tatbikatlara katılım"
 
Albay Zincir, 6-23 Mayıs'ta Kayseri'de gerçekleştirilecek  "Erciyes-2019" tatbikatına ise ABD, Azerbaycan, Gürcistan, İtalya, Katar,  Pakistan, Romanya silahlı kuvvetlerinden yaklaşık 100 personelin iştirak  edeceğini bildirdi. TSK unsurlarının, dost ve müttefik ülkelerle yurt dışında icra edilen  tatbikatlara da katılım sağladığını dile getiren Zincir, bu kapsamda, Katar ve  Türk Hava Kuvvetleri unsurlarının katılımı ile karşılıklı iş birliği ve birlikte  çalışılabilirlik kabiliyetinin geliştirmesi maksadıyla Katar'da icra edilen  "Şahin-21 Tatbikatı"na üç Türk F-16'sının katıldığını, Azerbaycan'daki tatbikatta  da TSK unsurlarının yer aldığını aktardı.  IDEF-2019 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nın  Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, TSK  Güçlendirme Vakfı yönetim ve sorumluluğunda, TÜYAP Fuar Yapımcılık AŞ  organizatörlüğünde 30 Nisan- 3 Mayıs'ta İstanbul'da düzenleneceğini bildiren  Zincir, dünyanın ilk 5 fuarı arasında yer alan, bölgesinin ise en büyük savunma  sanayi fuarı olan IDEF 2019'a bu yıl 65 ülkeden 15 bakan, 13 bakan yardımcısı, 12  genelkurmay başkanı, 4 kuvvet komutanı ile 481 yerli, 580 yabancı toplam bin 61  firma ve 4 uluslararası kuruluşun katılacağını söyledi.
 
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın direktifleri gereğince,  üniversiteli gençler için istihdam konusunda fırsat eşitliği yaratılması,  nitelikli öğrenci ve mezunların kamu kurumlarına kazandırılması amacıyla ülke  genelinde icra edilen bölgesel kariyer fuarlarına Milli Savunma Bakanlığının  katılım sağladığını belirten Zincir, "İzmir, Diyarbakır, Antalya ve Gaziantep'te  toplamda 70 bin 535 kişinin ziyaret ettiği fuarlarda personel temin konularıyla  ilgili bilgilendirme ve tanıtım faaliyetlerinin icra edildiği stantlarımıza  özellikle geçlerimiz tarafından yoğun ilgi gösterildiği memnuniyetle  gözlenmiştir." dedi.  Uzman erbaşların sosyal tesis imkanlarının arttırılmasına yönelik  çalışmalar çerçevesinde, Ankara, İstanbul ve İzmir'de çalışmaların sürdürüldüğüne  işaret eden Zincir, bunların İzmir'deki konaklama ihtiyaçlarını karşılamak  amacıyla Alsancak'ta 10 odalı ve 31 yatak kapasiteli binanın hizmete sunulduğunu  kaydetti.
Zincir, yeni askerlik sistemine ilişkin çalışmalara da değinerek,  "Yeni askerlik sistemi çalışmaları kapsamında diğer bakanlıklarla sürdürülen  koordineli çalışmalarda son aşamaya gelinmiştir. Amacımız özellikle gençlerimizi  yakinen ilgilendiren bu konunun Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını müteakip en kısa  sürede yasalaşmasıdır." dedi.
 
 
 MSB'nin yeni arması tanıtıldı
 
Cumhurbaşkanlığı tarafından "Tek Devlet, Tek Marka" vizyonu  çerçevesinde, tüm Bakanlıkları kapsayan Cumhurbaşkanlığı arması ile uyumlu görsel  bir sistem oluşturulduğunu dile getiren Zincir, bakanlığın yeni armasını  tanıttı. Armada, bakanlığın millilik yönüne dikkat çekmek için ay yıldız  kullanıldığını, Türkiye'nin dünyadaki yeri ve önemini vurgulamak için merkezde  bir konumlandırılma yapıldığını anlatan Zincir, "Meşe yaprağı kurumun  sürekliliği, gücü ve kararlılığını sembolize etmektedir. Bilinen en eski Türk  kılıçlarından olan Kilij ile köklü geçmişi ve gücü simgelenmiştir." diye konuştu.Konuşmasında, şehitleri rahmet ve minnetle anan Albay Zincir, gaziler  ile şehit ve gazi ailelerine şükranlarını sundu.
 Zincir, Milli Savunma Bakanlığının, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin  hak ve menfaatlerini korumak ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak  amacıyla, milli birliği ve bölünmez bütünlüğü hedef alan başta FETÖ/PDY,  PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü olmak üzere, iç ve dış her türlü tehdide  karşı şu ana kadar yürüttüğü mücadeleyi bundan sonra da giderek artan bir azim ve  kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.
 
"S-400'lerin ilk sevkiyatı Haziran-Temmuz"
 
 Öte yandan "S-400'lerin Türkiye'ye teslim tarihinin" sorulduğu askeri  kaynaklar, Haziran-Temmuz aylarında ilk sevkiyatın yapılacağını bildirdi. "S-400'lerin konuşlandırılacağı yerlerin" sorulması üzerine askeri  kaynaklar, hem yer hem de birlik yapısıyla ilgili çalışmalara Genelkurmay  Başkanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı koordinesinde devam edildiğini dile  getirdi. "F-35'lerin tesliminde ABD ile bir sıkıntı söz konusu mu? Takvim  belirlendiği gibi devam ediyor mu?" sorusuna karşılık askeri kaynaklar, bununla  ilgili ABD ile görüşmelerin sürdüğünü, personel eğitimine devam edildiğini  kaydetti. Askeri yetkililer, F-35'lerin kasım ayında gelmesinin planlandığını,  bunların Malatya'da konuşlanacağını aktardı. "Doğu Akdeniz'de doğal gaz arama faaliyetleri kapsamında Türkiye'nin  adımlarının ne olacağının?" sorulduğu askeri kaynaklar, gelişmelerin yakından  takip edildiğini bildirdi.
 
"ABD'nin teklifi değerlendiriliyor"
 
"Fırat'ın doğusuyla ilgili ABD'nin yaklaşımının" sorulduğu askeri  kaynaklar, ABD ile görüşmelerin sürdüğünü, şu an için olumsuz bir dönüşün  alınmadığını belirtti. Askeri kaynaklar, "Türkiye'de Milli Savunma Bakanlığı için yapılması  planlanan ay yıldız şeklindeki üsle" ilgili soruya ise bunun proje aşamasında  olduğu, gelecek dönemde bunun kapsamlı bir şekilde tanıtılacağı yanıtını verdi.
"ABD'den Patriot sistemi konusunda gelen teklifle ilgili gelişmelerin"  sorulduğu askeri kaynaklar, ABD'nin teklifinin halen değerlendirildiğini ifade  etti.  Kaynaklar, "İhraçlar sonrasında TSK'da yeterli F-16 pilotu olmadığı  söyleniyor. Bu konuda bir sıkıntı var mı?" sorusu üzerine, birtakım personel  sıkıntılarının yaşandığını ancak bir pilotun 3-5 pilotluk iş yaptığını, diğer  birimlerde de personelin gayretiyle işlerin eksiksiz yapıldığını bildirdi.
 

ETİKETLER