Gazetevatan.com » Yazarlar » Trakya’nın öteki ucu Dedeağaç

Trakya’nın öteki ucu Dedeağaç

19 Ağustos 2018 Pazar


Sınırımıza yarım saat mesafedeki Dedeağaç uzun bir hafta sonu geçirmek için oldukça lezzetli bir kent. Sahilde dizili olan tavernalar uzo eşliğinde yemek için ideal...

19. yüzyılın sonlarına kadar küçük bir balıkçı köyüydü. Türkçe adı Dedeağaç’ın köydeki ağaçların altında oturan ermiş dedelerden geldiği söylenir. Yunanca ismi Alexandroupoli ise Birinci Dünya Savaşı sonrası Yunan kralı Alexander’den gelir. Sınırımıza yarım saat mesafedeki bu sahil kenti son yıllarda ülkemizden gelen turistlerle dolup taşıyor. Şehirde her ne kadar iki yüz yıllık bir fener dışında fazla görecek bir şey yoksa da, sahildeki balıkçı tavernaları ve ara sokaklara yayılan canlı gece hayatı ile Dedeağaç uzun bir hafta sonu geçirmek için oldukça lezzetli bir kent.

Yunanistan denince aklımıza ilk gelen şeylerden biri meze sofraları ve tabii ki uzo. Alexandroupoli de belki de Ege adalarından sonra bu keyfi yaşayabileceğiniz en iyi yerlerden biri, İstanbul’a yakınlığı da büyük bir avantaj. Sahilde dizili olan tavernalar uzo eşliğinde kocaman bir Grek salata, tarama, cacık, patlıcan salatası, sahanda peynir, kalamar tava, ahtapot ızgara gibi klasik mezeleri gün batımına karşı yemek için ideal. Bunlardan Archipelagos denizci dekoru, tahta sandalye ve masalı tipik dekoru ve lezzetli mezeleriyle iyi bir seçenek. Deniz kenarındaki masalarda oturursanız karşınızda denizin içinden yükselen Ege’nin an yüksek adası Samotraki’nin gün batımındaki manzarasına doyum olmaz.

 

Balıklar ‘adadan’

Ama Dedeağaç’ın en güzel balıkçı lokantası için birkaç metre içeriye girmeniz gerekecek. Nisiotiko, “adadan” demek ve adına yakışır şekilde denizden gelebilecek en güzel şeyleri kusursuz sunuyorlar. Morina balığı yumurtasından yaptıkları ve üstüne birkaç top somon havyarı bıraktıkları tarama muhteşem, kabak kızartma ile karamelize soğanlı kalamar da yediğim en iyiler arasındaydı.

İki komşunun buluşması

Meze, balık ve uzonun dışına çıkmak isterseniz, Dedeağaç’ta gitmeniz gereken lokanta Kelari Pro. Şarapta oldukları kadar yemekte de iddialı bir yer. Mahzeninde Yunan şaraplarının iyi örneklerini bulmak mümkün. Size tutkuyla önerecekleri kırmızı şarabın yanında olağanüstü lezzetli bir mantar yatağının üstünde Tagliata yemekten pişman olmayacaksınız. Tatlılardan Grek kahveli sufle ile Türk lokumlu bisküvi isminde iki komşu milletin isimlerini bulundurması kadar lezzetiyle de hoştu.

Esnaf lokantasında bira

Sizi bilmem ama ben esnaf lokantalarını çok severim. Dedeağaç’ta da bir tane buldum, hem de en iyilerinden: Nea Klimataria. Pastitzio, musaka, gigantes pilaki ve salçalı köfte düşünmeden önereceklerim. Diğer yemekleri aynı bizdeki esnaf lokantalarında olduğu gibi mutfağın önündeki tezgahtan görerek seçebilirsiniz. Bizdeki esnaf lokantalarında pek olmayan bira ise burada yemeklerinizin harika bir eşlikçisi oluyor. Yerel biraların tadına bakmaktan hoşlanıyorsanız, Nea Klimataria’da Mythos yerine Batı Trakya’nın birası Vergina’yı deneyin derim. Bir de tabii ki Balkanların olmazsa olmaz lezzeti olan börek var. Burada “bugatsa”, yani poğaça diyorlarsa da bildiğimiz börek. Bir sabah Dimokratias 164’teki küçük börekçinin önündeki masalara oturup peynirli, pırasalı ve mutlaka kıymalı çıtır çıtır böreklerin tadına bakın.