Gazetevatan.com » Yazarlar » Başakşehir’in futbolu kadar etleri de iddialı

Başakşehir’in futbolu kadar etleri de iddialı

11 Şubat 2018 Pazar


 Bu akşam Başakşehir - Fenerbahçe maçına gitme niyetiniz varsa Başakşehir’de iyi yemek yiyebileceğiniz çok yer var.
 
Cumhuriyet döneminde İstanbul’dan üç büyüklerin dışında bir takım sadece iki defa şampiyon olmayı başardı. Bunların ilki 1932 yılında üç büyüklerin boykot ettiği İstanbul Ligi’ni Süleymaniye ile Beykoz’un önünde şampiyon olarak tamamlayan İstanbulspor’du. Daha sonra 1938 yılında Galatasaray’dan ayrılan futbolcuların kurduğu Güneş İstanbul Ligi şampiyonu olmayı başarmıştı. Ancak bir kaç yıl futbol dünyamızı kasıp kavuran Güneş hemen ertesi sezon futbol şubesini kapatıp tarihin sayfaları arasında kaybolup gitmişti. Şimdi amatör liglerde top koşturan Vefa ise bir zamanlar İstanbul’un önemli kulüplerinden biriydi. Hatta 1948 yılında İstanbul Ligi şampiyonluğunu Fenerbahçe’ye gol averajıyla kaptırmışlardı. Bu üç büyüklerin dışında bir İstanbul takımının şampiyonluğa son yaklaşışıydı; 70 yıl sonrasına, yani 2017/18 sezonuna kadar...
 
Yeni İstanbul derbisi
 
Bu sezon Başakşehir’in yılı olacağa benziyor. 1990 yılında İBB olarak kurulan Başakşehir daha hiç şampiyon olmadı. Biri İBB yıllarından olmak üzere Kupa’da iki defa finale kaldı, ama iki finalde de penaltılarla yenildi. Şimdi ise haftalardır lider olan turuncu-maviler bugün oynanacak olan “yeni” İstanbul derbisinde Fenerbahçe’yi yenerse finiş çizgisine daha emin adımlarla gidecekler. Onun için bu pazar yazı konumuz Başakşehir ve İstanbul’un bu yeni ilçesindeki dikkat çeken restoranlar.

İsterseniz içinde boydan boya yeşilliklerin sardığı bir havuz olan devasa bir steakhouse ile başlayalım. Ercan Steakhouse & Barbeque bir ile bir buçuk ay arası dinlendirilmiş lezzetli steak’lerin dev ızgaralarda pişirildiği iyi bir steakhouse. Ülkemizdeki steakhouse’ların olmazsa olmazı masanızda bir kovboy kıyafeti giymiş şef tarafından bir show eşliğinde hazırlanan lokum burada da iyi. Özellikle masaya dumanlar içinde gelen iki küçük lokum bonfile dilimi arasına sıkıştırılmış kızarmış ekmek aklımda kalan bir lezzetti. Kömür Türk Mutfağı adından da anlaşılacağı gibi Türk mutfağında iddialı. Her gün yüze yakın yemeğin özenle hazırlandığı bu restoran tipik bir esnaf lokantası diyemeyeceğimiz kadar büyük, ama burada da yemekleri tencerelerin bulunduğu vitrinden seçebiliyorsunuz. Tencere yemeklerinde iddialı olan bir lokantanın kuru fasulyesi iyi olmalıdır, Kömür’de yediğimin lezzeti yerindeydi, incik ile tepsi kebabı da damağımda iz bıraktılar.

Fatih Terim Stadı’nın girişinde

Atatürk Bulvarı’ndaki Kuzubeyi, önünden geçerken hemen dikkatinizi çeken bir restoran. Girişin sol tarafında tavuk çevirme yapan restoranlara nispet dört tane kuzu odun ateşinin üstünde yavaş yavaş kızarıyorlar. Kuzulardan akan yağ bir tepside toplanıp servis öncesi tabağınızdaki kuzu etinin üstüne dökülüyor. Bu Çorum’un Kargı ilçesinin adını kuzunun takıldığı tahta sırıklardan alan meşhur Sırık Kebabı imiş, lezzeti ise anlatılamaz, ancak tadılır. Aynı Kuzubeyi’nde yemekten önce ortaya konulan Türkiye’nin en lezzetli peynirlerinden Kargı tulumu gibi.

Başakşehir’de bir de Lezzet-i Şark Antepsofrası var ki, şehrin en iyi Antep lokantalarından biri olmalı. Fıstıklı kebap harika, yemekten sonra masayı kaplayan fıstıklar içinde yüzen tatlılar ise yemek yemekten zevk alan her faniyi mest edecek lezzetteydi.

 

Ama tam maç öncesi bir şeyler atıştırmaya niyetiniz olursa, o zaman Fatih Terim Stadı’nın hemen girişindeki Mirbey Börek’e gidip eski İstanbul usulü mayasız hamurdan yapılmış nefis bir poğaça yiyebilirsiniz. Onun hemen yanıbaşında da Başakşehir’in mağazası var, forma bilemem de belki turuncu-mavi bir atkı alabilirsiniz, şampiyonluk yılından hatıra kalsın diye...