Gazetevatan.com » Yazarlar » Çanakkale lezzette de geçilmez

Çanakkale lezzette de geçilmez

23 Nisan 2017 Pazar

Çanakkale yeme içme konusunda çok zengin bir ilimiz. Yolunuz özellikle ilkbahar aylarında oralara düşerse mükellef bir ziyefet çekeceğinizden şüpheniz olmasın...


Biga'dan çıkıp kasabanın doğusundaki tepelerin kenarından kıvrılarak yükselen yolu takip ettik. On beş dakika kadar gitmiştik ki karşımıza çıkan manzarayı görünce arabamızı kenara çekip indik. Aramızdaki vadinin karşısında yemyeşil bir tepenin üstünde bir köy, üç beş ev, ağaçların arasından yükselen bir minare ile bize bakıyordu. Yol arkadaşım Mehmet Yaşin'e dönüp "ne kadar güzel değil mi, Toskana'da bir köy olsa söyleyecek söz bulamazdık" diye takıldım. Mehmet cevap vermedi, ya karşımızdaki manzara karşısında dili tutulmuştu, ya da biraz sonra o köyde bizi bekleyen oğlak çevirmeye şimdiden konsantre olmuştu.

Oğlak kebabına kaçamak eşlik ediyor

Işıkeli bir Pomak köyü. Pomaklar Osmanlı'nın Balkanlara yerleştiği yıllarda Müslümanlığı kabul etmiş olan Slavlar. Çoğu hâla Bulgaristan'da yaşıyor, ama diğer Balkan ülkeleri ile Türkiye'de de köyleri var. Işıkeli'ne vardığımızda oğlak büyük bir şöminenin içinde dört saattir kızarıyordu. Artık derisi dökülmeye başlayınca ev sahibimiz "ilkbaharda oğlaklarımız 8-9 kiloyu bulunca keseriz" dedikten sonra ateşin üstünde artık derisi dökülmeye başlayan oğlağa bakır kararını verdi: "Bu artık hazır." Odanın bir kenarındaysa kadınlar altına tereyağı ve pırasa koydukları tepsileri mısır unundan karıştırdıkları bir lapa ile dolduruyorlardı. Kaçamak adını verdikleri bu yemek oğlağa eşlik edecekti.

Köfteci Arif'in baharatsız köftesi

Yunus'un yerinde yediğimiz oğlak harikaydı. Köy meydanındaki kahvelerden birinde nohut kahvemizi içtikten sonra Biga'ya döndük. Balkanlar'da olsun, Anadolu'da olsun, bir kasabaya gittiğim zaman varsa köftesini yemeden yapamam. Biga'da Köfteci Akif'e gittik. Baharatsız, yörenin sığırlarının etinden yapılmış köftesi olması gerektiği gibiydi, nefisti.

Ezine beyazının coğrafi sınırları

Sonra Ezine'ye, beyaz peynirin en iyisini yemeye gittik. Bir beyaz peynire Ezine peyniri diyebilmek için yüzde 55-60 koyun sütünden, kalanı ise inek ve ondan biraz daha çok keçi sütü ile üretilmesi lazımmış. Bir de Ezine, Ayvacık ve Bayramiç ilçeleri sınırlarında üretilmesi... Bayramiç demişken, çok güzel bir kır lokantasında çam ağaçlarının gölgesinde yediğimiz ağzımızda eriyen, suyunun karıştığı yanındaki pilava doyum olmayan fırında oğlaktan da bahsetmem gerekir. Yolunuz özellikle ilkbahar aylarında oralara düşerse Bayramiç'e uğrayıp Hacıkayyum Yeşil Park'da mutlaka fırında oğlak yemenizi öneririm. Çanakkale yeme içme konusunda çok zengin bir ilimiz. Balık derseniz, ne de olsa Boğaz kenarında kurulu bir şehir, çok iyi balık lokantaları var. Artık klasikleşmiş Yalova önünde balıkçılar, karşısında vapur iskeleleri, nefis mezeleri ve balıklarıyla mutlaka uğranılması gereken bir balık lokantası. Kahvaltı derseniz, seçeneğiniz çok. Ya Fabrika Kahvaltı Evi’nde gerçek yerel ürünlerle ya da çok lezzetli börekleriyle Düzenli Börek Evi’nde de güne güzel bir başlangıç yapabilirsiniz.