Tarihi gün! Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni doğalgaz rezervini açıkladı!

17 Ekim 2020 Cumartesi - 14:50 | Son Güncelleme : 17 10 2020 - 18:09

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beklenen doğalgaz müjdesi ile ilgili açıklama yaparak, "Yeni yapılan sondajda 4 bin 445 metreye ulaştık. Keşfettiğimiz rezerve 85 milyar metre kip daha ilave edildi. TUNA-1'de toplam miktar 405 milyar metreküpü buldu. Karadeniz'de keşfettiğimiz rezerv, ülkemizin bugüne kadarki en büyük hidrokarbon kaynağıdır. Devamının da geleceğine inandığım bu keşiflerle inşallah ülkemizin doğal gazda dışarıya bağlılığı önemli ölçüde azalacaktır." ifadelerini kullandı.


Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih  sondaj gemisinde incelemelerde bulundu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, incelemenin ardından yaptığı açıklamada, bugün hem Fatih sondaj gemisinin  personelini tebrik etmek hem de keşfedilen rezervin yeni miktarını paylaşmak  üzere geldiğini söyledi.
 
Fatih sondaj gemisini İstanbul'un fetihinin 567. yıl dönümü olan 29  Mayıs'ta Haydarpaşa Limanı'ndan Karadeniz'e uğurladıklarını hatırlatan Erdoğan,  Trabzon Limanı'nda kule montajı, bakımı ve ikmali yapılan geminin 20 Temmuz'da  Sakarya sahasının şu anda bulunduğu yerdeki Tuna-1 kuyusunda sondaja başlandığını  ifade etti.
 
Erdoğan, yapılan çalışmalar sonunda deniz tabanının altındaki kuyunun  ilk iki katmanında 320 milyar metreküplük doğal gaz bulunduğu müjdesini 21  Ağustos'ta ilan ettiklerini aktararak, şunları kaydetti:
 
"Bu tarihten sonra da sondaj faaliyetlerine devam eden gemimiz, 4 bin  445 metre derinliğe kadar ulaştı. Test, analiz ve detaylı mühendislik çalışmaları  sonunda keşfettiğimiz rezerve 85 milyar metreküp daha ilave edildi. Böylece  Sakarya sahasının Tuna-1 bölgesindeki toplam doğal gaz rezervi miktarı 405 milyar  metreküpü buldu. Bu kuyudaki çalışma önceden planlandığı şekilde 4 bin 775 metre  derinliğe ulaşılmasıyla sona erdi. Fatih sondaj gemimiz Filyos Limanı'ndaki  bakım, ikmal ve teknik hazırlık safhalarının ardından inşallah önümüzdeki aydan  itibaren sondaj faaliyetlerine yine Sakarya sahasındaki Türkali-1 kuyusunda devam  edecek. Türkali-1 kuyusundan da çok kısa sürede sevindirici haberler almayı  bekliyoruz. Tuna-1 kuyusunda keşfettiğimiz 405 milyar metreküplük doğal gazı  burada kurulacak platform vasıtasıyla topraklarımıza ulaştıracak ve ülkemizin  tamamına hizmet veren sisteme entegre edeceğiz. Hedefimiz 2023 yılında bu gazı  milletimizin kullanımına sunmaktır. Böylece Türkiye tarihindeki en büyük  hidrokarbon kaynağına kavuşmuş olacaktır. İnşallah Karadeniz'deki ve Akdeniz'deki  yeni sondajlardan alacağımız müjdelerle bu kaynağı daha da genişleteceğiz."
 
 
 "Denizaltı robotumuzu da yerli ve milli imkanlarla petrol  sektörümüze kazandırdık"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, halen Yavuz sondaj gemisinin, Barbaros  Hayrettin ve Oruç Reis sismik araştırma gemileriyle birlikte Akdeniz'de  faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Kanuni sondaj gemimiz Karadeniz'deki sondaj faaliyeti için yola  çıktı. Yıl sonuna kadar fiilen kuyu açmaya başlayacak. Hepsi de Türkiye  Petrolleri Anonim Ortaklığı'na ait sondaj gemilerimiz, dünyadaki toplam derin  deniz sondaj filosunun yaklaşık yüzde 20'sini oluşturuyor. Sismik araştırma  gemilerimiz de kendi alanlarının en modern donanımlarına sahiptir. Fatih sondaj  gemimiz, ekipmanın ve ekibin millileştirilmesi yolunda önemli bir adımdı. Şimdi  yeni bir adım daha atarak uzaktan kumandalı ileri teknoloji ürünü denizaltı  robotumuzu da yerli ve milli imkanlarla petrol sektörümüze kazandırdık. 'Kaşif'  adını verdiğimiz bu denizaltı robotu sayesinde yüzlerce metre derinlikteki  ihtiyaç duyulan elektrik ihtiyacını ve video görüntülerini uzaktan kumandayla  hiçbir riske girmeden elde edebileceğiz. Denizaltı robotumuzun ülkemize hayırlı  olmasını diliyorum."
 
 
Erdoğan, Karadeniz'de bulunan Fatih sondaj gemisini ziyaretindeki  konuşmasında, keşfedilen hidrokarbon kaynaklarının ekonomik değer olarak çok  önemli bulunduğunu, Türkiye'nin bu konuda net ithalatçı bir ülke olduğunu  söyledi.
 
Rusya, İran ve Azerbaycan'dan doğal gaz, Cezayir, Katar, Nijerya ve  Amerika gibi yerlerden de sıvılaştırılmış doğal gaz ithal edildiğini ifade eden  Erdoğan, "Ülkemizin çeşitli yerlerinde küçük miktarlarda petrol ve doğalgaz  çıkıyor olmakla beraber bunlar toplum olarak toplamda tüketimimiz içinde bir  hayli yetersiz düzeydedir. Karadeniz'de keşfettiğimiz rezerv ülkemizin bugüne  kadarki en büyük hidrokarbon kaynağıdır. Devamının da geleceğine inandığım bu  keşiflerle inşallah ülkemizin doğal gazda dışarıya bağlılığı önemli ölçüde  azalacaktır. Bu aynı zamanda milletimize daha ucuz doğal gaz hizmeti  verebileceğimiz anlamına da geliyor." diye konuştu.
 
Erdoğan, Türkiye'nin sahip olduğu güçlü alt yapısı sayesinde sondaj  çalışmalarını dışarıdan kiralamaya göre gerçekten çok uygun bir maliyetle ve  güvenle gerçekleştirdiğini dile getirerek, gazın kalitesinin yüksekliğinin  işletme maliyetlerinin de minimum seviyede olacağına işaret ettiğini kaydetti.
 
 
 Kalkınma ve büyüme çabasının en büyük kalemini oluşturan petrol ve  doğal gazda dışarıya ödenen miktar azaldıkça bu hizmetlerin millete daha hesaplı  sunulabileceğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
 
  "Böylece ülkemizde kalan kaynağı da yatırıma, üretime, istihdama  yönlendirme imkanına kavuşacağız. Ancak bu keşfin en az miktarı ve değeri kadar  önemli kabul ettiğim bir diğer husus da Türkiye'nin yürüttüğü tarihi istiklal ve  istikbal mücadelesi sürecinde milletimize büyük bir moral vermiş olmasıdır.  Yıllarca gıptayla baktığımız hidrokarbon zenginliklerine artık ülkemizin de sahip  olabileceğini görmemiz inşallah diğer alanlardaki mücadelelerimizin başarıya  ulaşacağının da işaretidir.
 
Dünyada son bir asırda yaşanan çatışmaların çoğu  hidrokarbon kaynaklarına sahip olabilmek için çıkmış veya çıkartılmıştır. Türkiye  bu çatışmaların tamamen dışında kalarak kendi emeği ve gayretiyle bugün bulunduğu  yere gelmiştir. Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarını paylaşım  mücadelesinden Türkiye'yi dışlama çabalarına rıza göstermeyerek yeni bir dönemin  kapısını açtık.
 
Ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını yok sayan hiçbir plana,  hiçbir girişime, hiçbir oldubittiye izin vermemekte kararlıyız. Buradan bir kez  daha tekrarlıyorum. Bizim kimsenin hakkında, hukukunda özellikle de toprağında  gözümüz yoktur. Biz sadece kendi haklarımızın müdafaası içindeyiz. Bu mücadeleyi  başarıya ulaştırmak için diplomasinin tüm yollarıyla birlikte gücümüzün tamamını  kullanmakta kararlıyız. Doğu Akdeniz'de barışı, huzuru, istikrarı egemen kılmanın  yolu Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarına saygılı olmaktan,  tanımaktan, teslim etmekten geçiyor. Bunun dışındaki hiçbir zorbalığa ve komedi  düzeyine varan oyunlara eyvallah etmeyeceğiz."
 
 
"Avrupa Birliği'nin güvenilirliği zaten azalmıştı"
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliğinin (AB) bu konuda Yunanistan ve  Rum kesiminin adeta esiri haline gelmiş olmasının en çok yine AB'ye zarar  verdiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
 
"Ülkemize bugüne kadar savunduğu tüm değerleri hiçe sayma pahasına  uyguladığı çifte standart sebebiyle Avrupa Birliği'nin güvenilirliği zaten  azalmıştı. Şayet hali hazırdaki tartışmalarda Doğu Akdeniz'de adil bir tutum  takınmaz ise bu durum artık Avrupa Birliği'nin sonunun geldiğinin resmen ilanı  olacaktır. Irkçılık ve İslam düşmanlığı bataklığında çırpınan, İngiltere'nin  ayrılmasıyla güç kaybeden Avrupa Birliği, doğal kaynakların adil bölüşümü  konusunda devre dışı kalmasının yükünü taşıyamaz. Biz her şeye rağmen Avrupa ile  kadim tarihi geçmişe sahip siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerimizi geliştirerek  sürdürmekten yanayız. Burada cevap bekleyen tek soru: Avrupa Birliği'nin bunu  isteyip istemediğidir. Salgının da etkisiyle küresel ve bölgesel düzeyde bir  yeniden yapılanma sürecinden geçildiği şu kritik dönemde bunun cevabını Avrupa  Birliği'nden başka verebilecek merci yoktur."
 
"Karadeniz'de ve Akdeniz'de hidrokarbon kaynakları aramayı  sürdüreceğiz"
 
  "Türkiye olarak biz kendi işimize bakıyoruz." diyen Erdoğan, bundan  sonra da böyle devam edeceklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Karadeniz'de ve Akdeniz'de hidrokarbon kaynakları aramayı  sürdüreceğiz. Suriye'de, Libya'da, Azerbaycan'da, Hakk'ın ve haklının yanında  durmayı sürdüreceğiz. Sınırlarımız içinde ve dışında terör örgütleriyle  mücadelemizi kesintisiz şekilde yürütmeyi sürdüreceğiz. Ekonomimizi, üretim,  ihracat, istihdam odaklı olarak büyütmeyi sürdüreceğiz. Dünyanın neresinde olursa  olsun gözünü ve kalbini ülkemize yöneltmiş tüm mazlumlara ve mağdurlara el  uzatmayı sürdüreceğiz.
 
Milletimize her alanda hak ettiği hizmetleri getirmeyi,  dev projeleri hayata geçirmeyi, yenilerini devreye almayı sürdüreceğiz. Bu uğurda  gerekirse canımızı ortaya koymak dahil, hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız.  Türkiye'yi girdiği bu yoldan döndürmeye ne darbeler ne ekonomik tuzaklar ne  siyasi ayak oyunları ne de içi boş tehditler kafi gelir."
 
Son yıllardaki girilen her mücadelede elde edilen başarıların  gerisinde, milletin sergilediği sağlam birlik ve beraberlik ile devletin tüm  kurumlarının ahenk içindeki çalışması olduğunu kaydeden Erdoğan, "İnşallah bu  güzel tabloyu bozmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. 2023 hedeflerimize ulaşana,  bizden sonraki nesillere 2053 vizyonunu hayata geçirebilecekleri büyük ve güçlü  bir Türkiye bırakana kadar durmayacağız, duraksamayacağız. Rabbim yar ve  yardımcımız olsun." dedi.
 
Erdoğan, Fatih sondaj gemisinin personelini tebrik ederek, "Tuna-1  kuyusundan çıkaracağımız yeni rakamıyla 405 milyar metreküp doğal gazın ülkemize  milletimize ve hayırlı bereketli olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından kaptan köşküne geçerek,  kaptanlar Selçuk Koyuncu, Mustafa Özdal ve Barış Ersoy ile de görüştü.
 
 Erdoğan'a, Fatih gemisinin rezerv keşfi dolayısıyla, Osmanlı'da zafer  kazanan donanma gemilerine asılan sancak hediye edildi.