Tarihi bina balık restoranı oldu

Burak Tapan / brktpn@gmail.com |  08 Ocak 2017 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 08 01 2017 - 2:30

Moda Deniz Kulübü‘nün yanında bulunan, bir ay önce açılan “Moda Sahil Restaurant”, denize sıfır konumu, eşsiz manzarası ve geniş mönüsüyle şimdiden balıkseverlerin en gözde mekanları arasına girmeyi başardı...


Karşınızda eşsiz Adalar manzarası ve tarihi Moda İskelesi... Kulaklarınız dalgaların sesi dışında hiçbir şey duymuyor. Ayağınızı uzatsanız denizdesiniz. İşte içerisinde bulunduğumuz yer, 1984’e kadar Moda Deniz Kulübü‘nün kullandığı, sonrasında yıllarca metruk bir halde kalmış tarihi bir bina. Burası artık Moda Sahil Restaurant’a ev sahipliği yapıyor. 

Mekan iki binadan oluşuyor, restoranın yan tarafında kayıkhane bulunuyor. Orası da şubat başında, hem yeme-içme hem de konser alanı olarak faaliyete geçecek. Yaklaşık 30 yıl kimsenin proje geliştirmediği bu bina, Erkan Ulutaş tarafından devralınmış. Yaklaşık 4-5 yıllık restorasyon sürecinin ardından şu anki görünüm elde edilmiş.

"Biz klasik balık restoranı değiliz. Oluşturduğumuz mönü deniz mahsulleri ağırlıklı ancak daha çok meyhane mutfağına yakınız."

Manzara alanında rekabet edeceğimiz mekan yok

Projenin koordinatörü Danış Yıldırım: “Biz klasik balık restoranı değiliz. Oluşturduğumuz mönü deniz mahsulleri ağırlıklı ancak daha çok meyhane mutfağına yakınız” diyor. Mönüde birbirinden leziz balık çeşitleri var ama mezeler ve ara sıcaklar konusunda da epey iddialılar. Örneğin, balık içli köftesi özel spesiyal. Baby ahtapotun hem ızgarası hem güveci çok lezzetli. Yalnızca 60 çeşit ara sıcak bulunuyor.

Yıldırım “Lokasyon ve manzara olarak sunduğu görsel şölen anlamında bir rekabet edeceğimiz yer yok. 95 metrelik sahil hattımız var. Kendimize ait iskelemiz var. Büyük teknelerin ve yatların yanaşabildiği bir alan burası.“ şeklinde konuşuyor. Mönüde bulunan alternatif lezzetler henüz yeni yeni keşfediliyor... Erik dolmasını şimdiden herkes ezberlemiş. Balığı her yerde bulabilirsiniz, temel püf noktası pişirme şeklinde.

Mekan bu anlamda iddialı. İstanbul’un en ünlü mekanlarında görev almış usta bir kadro yer alıyor mutfakta.

Rakı-balık geleneğini değiştireceğiz

Tartışmasız rakı-balık vazgeçilmez bir klasik. Ancak restoran şarabı ön plana çıkarmak istiyor. Sebebini sorduğumuzda Yıldırım şöyle cevaplıyor: “Bizde maalesef şarap istediğinde o müşteri çok zengin ve elit olarak algılanıyor. Bir şişe, minimum 150-200 liraya sofraya sunuluyor.        Bu konuda radikal bir tavrımız var. Markette aldığınızdan en fazla 20-30 TL üzerine koyuyoruz. Kadehten değil bir şişe fiyatından bahsediyorum. Kişi başı ortalama 120 TL’ye ziyafet çekmeniz mümkün.” diyor.

Şefin tavsiyeleri...

Restoranın şefi Hamit Ay, konuklarına şu önerilerde bulunuyor.

-Kızartma ve buğulama haricinde alternatif balıklardan önerilerim olabilir. Balık külbastı özel bir tadımız. Ege otlarıyla hazırlanan güveçte yaptığımız balıklar ile dil balığı aynı şekilde. Fesleğenli levreği de denemeliler.

-Pilakiyi güveçte sıcak servis ediyoruz.

-Mezelerden levrek marinin yanında ara sıcaklardan erik dolma gider.

-Eğer istiridye yiyecekseniz yanında şarap tavsiye ederiz.

Kayıkhane Moda’nın Babylon’u olacak...

Heykellerle donatılan orta bahçeyi geçtiğinizde karşınıza kayıkhane çıkıyor. Bu bina da yapım aşamasında. Kayıkhane yeme-içmenin yanında konser alanı olarak da kullanılacak. Atmosferin Bomontiada içerisindeki Babylon gibi olacağını söylemek mümkün.

ETİKETLER

Yorum Yazın
Gönder
Yorumlar
    Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...