Gazetevatan.com » Yazarlar » Gadir-i Hum olayı nedir?

Gadir-i Hum olayı nedir?

03 Mayıs 2011 Salı


SORU: “Gadir-i Hum” olayının ne olduğunu açıklar mısınız? Hocalar hicri yılbaşı için neden Muharrem ayının ilk gününü değil de 10’uncu gününü işaret ediyorlar? (Rıza Tuzgu)

CEVAP: Hadisin söyleniş şartı ve zamanı iyi bilinmeden manası tam anlaşılmaz, yanlış değerlendirmelere yol açar. Yalın olarak okumak insanı yanıltır. Sad ibn Ebi Vakkas’ın anlatımına göre Hz. Peygamber, “Ali’nin üç özelliği vardır ki onların sadece birinin bende olmasını, çok (gözde) kırmızı develere sahip olmaktan daha çok isterim”, “Harun’un Musa yanındaki yeri ne ise Ali’nin de benim yanımdaki yeri odur” buyurmuştur. Birkaç komutan değişmesine rağmen Hayber’in bir türlü fethedilememesi üzerine Peygamberimiz, “Bu bayrağı yarın öyle bir adama vereceğim ki, Allah’ı ve Resulünü sever” demiş, bayrağı Ali’ye vermiş ve onun eliyle kalelerin fethi nasip olmuştur. Yine Ali için, “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlası(efendisi)dir” buyurmuştur. (İbn Hanbel, Beyhaki, Bera ibn Azib’den; Tirmizi, Nesai, Zeyd ibn Erkam’dan: Kenz: 11/602, h. 32904. Bu hadis, birçok hadis mecmuasında vardır.) Çeşitli yollardan yapılan rivayete göre Hz. Peygamber, veda haccından dönerken Gadir-i Hum’da yani Hum denilen göletin yanında konaklamış, Allah’ın kitabıyla Ehl-i Beyti’nin kıyamete kadar birbirinden ayrılmayacağını belirttikten sonra Ali’nin elini tutmuş, “Allahım, ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır. Allahım, Ali’yi seveni sev, Ali’nin düşmanına düşman ol” demiş (Hakim, Müstedrek)
Said ibn Vehb ile Zeyd ibn Yesi’nin rivayetine göre de Hz. Ali, Rahebe’de arkadaşlarına yemin verdirerek Hz. Peygamber’in kendisi hakkındaki övgüsünü bilenlerin kalkıp anlatmasını istemiş. Bedir Savaşı gazilerinden 12 kişi kalkıp Allah Elçisi’nin, Gadir-i Hum’da Ali’nin elinden tutup yukarıdaki sözü söylediğine tanıklık etmişler (İbn Hanbel, Müsned: 1/119; el-Ahadisul-Muhtare, 2/105). Bu mealde hadis birçok kaynakta vardır (Bkz. Tirmizi. Menakıb, 20, İbn Mace, Mukaddime: 11; İbn Hanbel, Müsned: 1/84, 118; Mecmauz-Zevaid: 9/104). Gerçekte hadisin birinci şıkkı doğru olmakla beraber “Ali’yi seveni sev, onun düşmanına düşman ol” sözünü Peygamber’in söylediğine ihtimal verilmez. Zaten ravisi Ali ibn Zeyd’in zayıf olması (güvenilir olmaması) dolayısıyla bu rivayet zayıf görülmektedir (Bkz. İbn Mace, Mukaddime: 11). Nitekim Ahmed ibn Hanbel de “Ali’yi seveni sev, onun düşmanına düşman ol” sözünün bazılarının eklemesi olduğunu belirtmiştir (Müsned: 1/152).

Diğer sorunuza gelince, Hz. Peygamber Medine’ye geldiğinde Yahudilerin Muharrem’in 10’uncu gününde oruç tuttuklarını görmüş, sebebini sormuş. Onlar da Musa’nın Firavun’un elinden kurtuluş günü olduğu için oruç tuttuklarını söylemişler. Allah’ın Elçisi de “Ben Musa’ya sizden daha yakınım” deyip kendisi de 10 Muharrem’de oruç tutmuş ve böylece Muharrem’in 10’uncu gününde oruç tutmak sünnet olmuştur.