Şule Çet olayı nedir? Adım adım Şule Çet davası…

20 Kasım 2019 Çarşamba - 13:13 | Son Güncelleme : 20 11 2019 - 13:19

Şule Çet olayı henüz aydınlatılmadı. Şule Çet’i ölümüyle ilgili davada savcı Çağatay Aksu (34) ve Berk Akand’ın (33) 20 yıla kadar hapis cezası istedi. Peki, Şule Çey olayı nasıl başladı? Şule Çet olayı nedir?


Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet’in ölümüne ilişkin devam eden davada, iki sanık hakkında ‘’cinayet’’, ‘’nitelikli cinsel saldırı’’ ve ‘’hürriyeti tahdit’’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 39’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın celsesinde, savcı mütalaasını açıkladı. Savcı, Çağatay Aksu ve Berk Akad için ‘’mübbet’’ hapis cezası istedi. Peki Şule Çet olayı nasıl oldu?

Şule Çet olayı nedir?

Gazi Üniversitesi 2. sınıf öğrencisi Şule Çet (23), 2018 yılının mayıs ayında Ankara’nın en lüks plazalardan birinin 20. katından düşerek öldü.

Gazi Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Tekstil Tasarımı 2. sınıf öğrencisi Şule Çet, eğitim masraflarını karşılamak için Çağatay Aksu’nun ortak olduğu işyerinde yarı zamanlı çalışmaya başladı.

İşyerinin diğer ortağı tarafından işten çıkarılan Şule Çet, asistanı olarak çalıştığı Çağatay Aksu’nun arayıp, ‘’ Yeni ortağımızla konuşuruz, yeniden işe dönersin, ofiste buluşup, konuşuruz’’ demesi üzerine, plazaya gece 02:00’da gitti.

Daha sonra ev arkadaşına “Buradan çıkamıyorum, adam bana takmış. Bırakmıyor” diye mesaj attı.

''Bırakmıyor, keşke gelmeseydim''

Sabah saat 04.00 sıralarında ise Çet’in 20. kattan düşerek öldüğü haberi geldi. Çet’in ölümün ardından Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlatttı. Polis ise hem olay yerindeki delileri hem de plazadaki güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı.

Olay yeri görüntülerinde, Çet’in Çağatay Aksu ile yanlarında bulunan 2 erkek B.Y. ve T.K. ile birlikte saat 23.54’te plazaya girdikleri, gece saat 01.30 sıralarında B.Y. ile T.K.’nin plazadan ayrıldığı, Çağatay Aksu ile Çet’in ise orada kaldığı belirlendi. 

Tanık olarak ifadesine başvurulan Çet’in ev arkadaşı, gece 01.48 gibi ev arkadaşını aradığı, “Şimdi ben içeriye geçiyorum, beni ara ve acil gelmem gerektiğini söyle” dediği, ev arkadaşının kendisini aradığı öğrenildi. Bu görüşmeden 12 dakika sonra saat 02.00 sıralarında ise Çet’in ev arkadaşına, “Buradan çıkamıyorum, adam bana takmış. Bırakmıyor, keşke gelmeseydim” diye mesaj attığı görüldü.

''Şule Çet’i aşağıya düşerken kurtarmaya çalışan benim''

Şüpheliler, iki kez nöbetçi mahkemeye çıkarıldı ve her ikisinde de hâkim tarafından adli kontrolle serbest bırakıldı. Bu süreçte Ankara Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı otopsi raporunda Şule Çet’in saldırıya uğradığı ortaya çıkınca, savcılık yeniden harekete geçti ve Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği’nce “Cinsel amaçlı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli cinsel saldırı” suçlarından 14 Temmuz’da tutuklandı.

Bu olay sonrasında Çet’in intihar mı ettiği, yoksa biri tarafından cinayete kurban mı gönderildiği araştırıldı.

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi’nin hazırladığı raporda, Çet’in el tırnaklarından alınan iki DNA örneğinin şüpheli Berk Akand’a ait olduğu belirtildi.

Şüpheli Çağatay Aksu, Çet’in tırnaklarında Berk Akand’a ait DNA örneklerinin tespit edilmesiyle ilgili olarak “Ben Emniyet birimlerinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında ve Sulh Ceza Hakimliğinde ifade verdim. O ifadem doğrudur. Olay anında Şule Çet’i aşağıya düşerken kurtarmaya çalışan benim. Berk Akand, Şule Çet’in aşağıya düşme anında odada değildi. Nasıl çıktığını bilemem” dedi.

Şüpheli Akand da kendisine ait DNA örneğinin Şule Çet’in tırnakları arasında çıkmasıyla ilgili olarak “Olay günü Şule Çet ile tokalaşmıştık. Aynı bilgisayarı kullanarak müzik seçmiştik. DNA bu şekilde Şule Çet’in eline geçmiş olabilir. Ben olay anında odada yoktum” dediği öğrenildi.''

Doğum gününde ölüme gitmiş

Çet’in, üniversite eğitimine başladığı sene annesini kanserden kaybettiği, bu nedenle eğitimine bir yıl ara verdiği bildirildi. Tekrar eğitimine başlayan Çet’in bu sefer de kalp krizi geçiren babasının tedavisi için bir yıl daha üniversiteye gidemediği belirlendi. Babasının tedavisinin ardından Şule Çet, tekrar İstanbul’dan Ankara’ya gelerek üniversite eğitimine başlamıştı.

Çet’in 29 Mayıs tarihinde doğum günü olduğu ve 24 yaşına girişini planlarken, doğum gününde ölüme gittiği de sonradan ortaya çıkan ayrıntılardan biri olarak hafızalardaki yerini aldı.