Gazetevatan.com » Yazarlar » Mavi yolcular... Mavi yolculuklar..

Mavi yolcular... Mavi yolculuklar..

24 Temmuz 2016 Pazar

Halikarnas Balıkçısı bir Bodrum aşığıydı... Onun önderliğinde ilk defa 1945’te gerçekleşen “Mavi Yolculuk” ise, kaşiflerin günümüzde hala devam ettirdiği bir tutku...


 
Bir mavi yolculuk anlatacağım sizlere ve elbette bu yolculuğu maviye boyayan “Kaptan”ını; ama öncesinde sınırlarını çizmeli, bu kültürün nereden geldiğini konuşmalı... Bir kültür, bundan tam 91 yıl önce, 1925’te, bir öyküyle başlar... Öykünün adı “Hapishanede İdama Mahkûm Olanlar Bile Bile Asılmağa Nasıl Giderler”; yazarı ise Cevat Şakir Kabaağaçlı‘dır. Bu öyküsü nedeniyle Cevat Şakir, Bodrum’da üç yıl kalebentliğe mahkûm edilir. Böylesine kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde, üç yıl sürgün hayatı yaşayacak olmak, Cevat Şakir’i büyük bir karamsarlığa düşürür. Ne var ki Bodrum’a ayak basar basmaz bütün bu kaygılar, umutsuzluklar bir bir dağılmakla kalmaz; Bodrum’dan Ege Denizi’nin göründüğü yerde, bir Cevat Şakir ölüp bir “Halikarnas Balıkçısı“ doğar. Ve asıl hikâye de bundan sonra başlar...
 
Arya Yatçılık:
Web: www.aryatours.com
Telefon: 0 252 316 15 80
 
Bodrum’a adanmış bir yaşam
 
Hayran kaldığı Bodrum için durmadan çalışır çabalar Halikarnas Balıkçısı; balıkçılık, süngercilik ve rehberlikte emekleri büyüktür; ama yazmayı da ihmal etmez, satır satır anlatır buraların güzelliğini. Rüzgârda iyi yattığı için “Yatağan” adını verdiği tirhandiliyle keşfettiği denizi, bakir koyları dostlarının da görmesi için haber salar. Bedri Rahmi, Sabahattin Eyüboğlu, Sabahattin Ali bu çağrı üzerine Bodrum’a gelir. Böylece 1945’te ilk “Mavi Yolculuk” gerçekleşir. Ardından bir gelenek hâline gelen, adı da tescillenen ve “Hürriyet” teknesiyle sürdürülen bu mavi yolculuklara, sonrasında kimler kimler katılmamıştır ki: Melih Cevdet, Azra Erhat, Oktay Rifat, Mîna Urgan, Can Yücel, Yaşar Kemal, Abidin Dino ve niceleri... Ve işte, kurallarıyla beraber bir mavi yolculuk kültürü, böylece doğuyor. Örneğin yıldız kaplı gökyüzünün altı dururken kamarada kimsecikler uyumuyor. Ve günü geliyor, anılarını dinleyerek büyüdüğüm Hürriyet teknesinin mavi yolcularından biri oluyorum; bir daha hiç unutmuyorum!..
 
Kaptanımız Mehmet Salih Demirel...
 
 
Mavi yolculuğa bir kere katılan hep katılmak istermiş ya, benim için de öyle oluyor ve Mehmet Kaptan’la 25 yıl önce, bir mavi yolculukta yollarımız kesişiyor. Kaptan’ın maviliklere duyduğu bu sevdanın derin kökleri ise çok geçmeden anlaşılıyor: Mehmet Kaptan’ın da hikâyesi Halikarnas Balıkçısı‘yla başlamış. Kendi ifadesiyle de bir daha karada yapamamış...
 
Yolculuğumuz başlıyor... 
 
İlk durağımız Knidos... Gece aysız; deniz yakamoz... Amfi tiyatronun önüne demirliyoruz; binlerce yıllık tiratlar yükselirken mavi yolculuğun ilk kuralına uyuluyor ve hiçkimse kamarada uyumuyor... Elbette bir hafta yetmeyecek bakir kalan koylara, bu nedenle Hisarönü Körfezi’yle sınırlandırmaya karar veriyoruz yolculuğumuzu. “Bir mavi yolculuk” der yazar ve sürdürür “... anlatılamaz, ancak yaşanır.”