Gazetevatan.com » Yazarlar » Tanrıların susadığı ada Simi

Tanrıların susadığı ada Simi

30 Haziran 2018 Cumartesi


En güzel Yunan adalarından biri ve yönetimi Rodos’a bağlı Simi, her mevsim huzurun, denizin ve doğanın adresi. Üstelik bize çok yakın, Bozburun’a 6,5 km mesafede. 

En güzel Yunan adalarından biri olan ve yönetimi Rodos’a bağlı Simi, her mevsim huzurun, denizin ve doğanın adresi. Üstelik bize çok yakın, Datça ve Bozburun’un hemen karşısında yer alıyor. Bozburun’a 6,5 km mesafede. Yaz aylarında çok kalabalık olsa da adanın sokaklarında yürümenin, denizin, yemeklerin keyfini her daim yaşayabiliyorsunuz. 

Gialos Limanı
 
Simi’ye Datça ya da Bozburun’dan giderseniz sizi Gialos Limanı karşılaşıyor. Zaten limana girişinizle birlikte ada etkisi altına alıyor. Büyük bir saat kulesi bulunan limanının etrafındaki oteller ve evler mimari olarak görsel bir şölen sunuyor. Ada kayalık bir araziden oluşuyor, tüm yapılar yamaçlara inşa edilmiş. Yapılaşmaya ne kadar dikkat edildiğini ilk bakışta anlayabilirsiniz. Birbirine yaslanmış gibi duran Simi evleri ve oteller kendi içlerinde olduğu kadar doğa ile de uyumlu. Neredeyse tüm yapıların üçgen alınlıkları var. Limana indiğinizde karşılaşacağınız müzik ve hareketin ise gece dahil hiç kesilmediğini göreceksiniz. Restoranlarda size sunulan lezzetler ise harika. Tepede kalan eski yerleşim yeri Chorio ve Gialos’u birbirinden ayıran beş yüz basamaklı eski ticaret yolu görmenizi tavsiye edebileceğim yerlerden biri. Adaya giriş yaptıktan sonra zaten pek çok yerde merdivenlerle karşılaşacaksınız. Gialos limanından yüzlerce basamakla çıkacağınız köyler var ve adadaki zamanınız doğrultusunda bu köyleri ziyaret etmelisiniz derim. Gialos’ta tekneden indikten sonra karşınıza çıkan saat kulesi, Deniz Müzesi, İkinci Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden askerlerin anısına yapılan Meçhul Asker Anıtı da görülebilir. 
 
Adanın ismi su perisi Syme’den geliyor
 
Ada ismini, deniz tanrısı Poseidon’un eşi su perisi Syme’den almış. 1700’lü yıllarda on iki ada içinde en zengin üçüncü adaymış. Süngercilik ve gemi yapımında ünlüymüş. Önceleri Roma ve Bizans İmparatorluklarının yönetiminde iken, sonrasında iki yüzyıldan fazla Rodos Şövalyelerinin hakimiyetinde kalmış. Dört yüzyıl kadar da Osmanlı hakimiyetinde kalan ada, Osmanlı’dan sonra İtalyanlara bırakılmış, 1948’de de Yunanistan’a bağlanmış. Osmanlı döneminde Sümbek denen küçük bir gemi türünün üretimini yapan Simililer bu konuda çok başarılı olmuşlar, bu nedenle Osmanlılar bu adaya Sömbeki diyormuş. Adada sandal yapımı halen sürüyor. 
Simililer ise adalarına “Tanrıların Susadığı Ada” diyorlar çünkü denizle çevrili olmasına rağmen içme suyu açısından ciddi problemler yaşanıyor. Maalesef tüm Yunan adalarında geçerli bir durum bu. Devlet tarafından bu konuda yaşayanlara destek veriliyor. 
 
Nasıl gidilir?
 
Simi’ye deniz yoluyla Marmaris ve Rodos üzerinden deniz otobüsü ile ya da havayolu ile gidebilirsiniz.
 
Nerelere gidilir?
 
Pedi Kasabası: Şehir merkezine beş kilometre mesafede o kadar küçük bir kasaba ki, birkaç ev, restoran ve bir bakkaldan oluşuyor. Pedi kasabasında yer alan en güzel plajlardan biri Agia Marina Plajı.
Marathounda plajı: Denize girebileceğiniz harika plajlardan biri. Burada karşınıza insana çok alışmış yaban keçileri çıkabilir. 
Panoromitis koyu: Rodos’tan gelen tekneler genellikle burada mola veriyor. Adaya gelen turistlerin ilk vardıkları yer genellikle koydaki Archangel Michael Manastırı ve Moni Taksiharki Kilisesi oluyor. 
 
Simi’de eğlencenin sonu yok
 
Simi’de sınırsız bir eğlence var, ada her gece sabaha kadar süren taverna geceleri ile ünlü. Sirtaki, uzo ve mezeler eşliğinde süren eğlencenin tadına doyum olmuyor. Adanın yerli halkı son derece sevecen ve misafirperver. Simi’de olmak her gece ışıklar altındaki limanından ve Rum tavernalarından gelen müzik seslerini dinlemek demek.