Stres kanserin büyümesini tetikliyor

AA |  15 Nisan 2019 Pazartesi - 16:30 | Son Güncelleme : 15 04 2019 - 16:30

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kerim Sönmezoğlu, kanser tanısı konulmuş olmasının her şeyin bittiği anlamına gelmediğini belirterek, "Çok fazla morallerin bozulmaması gerekir çünkü stres ve moral bozukluğu, kanserin büyümesi ve çoğalmasını tetikleyen bir faktör." dedi.


Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen "31. Ulusal Nükleer Tıp Kongresi  ve 8. Balkan Nükleer Tıp Kongresi"ne katılan Sönmezoğlu, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, "pozitron emisyon tomografi/manyetik rezonans görüntüleme" (PET/MR)  kombinasyon yöntemini bir araya getirdiklerini ve özellikle kanser tanısı ve  yaygınlığının araştırılmasında kullandıklarını söyledi.
 
  
  Kullanılan bu teknolojinin yeni olduğuna dikkati çeken Sönmezoğlu, "Bu  teknoloji dünyada da son 5 yıldır gündemde. Türkiye'de üç tane var. Henüz yeni  ama etkili bir yöntem. Kanser hastalarında başarılı olacağını ve birçok hastaya  daha hızlı tanı, tedaviye verdiği yanıtları daha erkenden belirleme gibi  avantajlı durumlara sahip olacağız." diye konuştu.
 
 Sönmezoğlu, PET/MR'ın yanında pozitron emisyon tomografi/bilgisayarlı  tomografi (PET/BT) sisteminin de bulunduğunu, PET/MR'ın avantajının diğer sisteme  oranla daha az radyasyona maruz bırakması olduğunu belirtti.
 
  
 "Akciğer kanserleri kadınlarda da yaygınlaştı"
 
 Söz konusu sistemin küçük çocuklar için önemli olduğuna işaret eden  Sönmezoğlu, "Çocuklarda öncelikle PET/MR'ı tercih ediyoruz ki çocuk daha az  radyasyon alsın diye çünkü çocuklar radyasyona daha duyarlı." dedi.
 
Sönmezoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
 "Türkiye'de en çok rastladığımız kanser türü, kadınlarda meme  kanserleri, erkeklerde de prostat ve akciğer kanserleri. Akciğer kanserleri son  yıllarda kadınlarda da oldukça yaygınlaştı. Bu kanserlerin tedavisini  belirlemekteki en önemli şey, tanı konduğu anda vücuda kanser ne kadar yayılmış,  bunu gösterebilirsek daha etkin tedavi yapabiliyoruz.
 
Bahsettiğim PET/BT ve PET/MR cihazları bu görevi çok başarılı şekilde  yapıyor."
 
Tanının erken konulması durumunda kanser hastalarının kurtulma  oranının çok yüksek olduğuna dikkati çeken Sönmezoğlu, "Örneğin, meme kanserini  erken teşhis ettiğimiz zaman hastayı tamamen kurtarabiliyorsunuz. Prostat kanseri  keza öyle, tiroit kanserlerinde erken tanı çok önemli ama henüz akciğer  kanserlerinde, mide kanserlerinde istediğimiz erken dönemde yakalayamıyoruz.  Onlardaki sonuçlar daha kötü." ifadelerini kullandı.
 
Sönmezoğlu, çocukların erken yaşta tiroit kanserine yakalandığını dile  getirerek, bu hastalığı erken yaşta tespit edebildiklerini vurguladı.
 
 "Çok fazla morallerinin bozulmaması gerekir"
 
Prof. Dr. Sönmezoğlu, meme kanserinin kadınlarda orta yaş hastalığı  olduğunu ancak son yıllarda bu hastalığın genç yaşlara doğru yöneldiğine işaret  etti.
 
   "Kadınlarda meme kanseri aslında orta yaş hastalığı olmakla birlikte,  son yıllarda genç yaşlara doğru azalıyor." diyen Sönmezoğlu, konuşmasını şöyle  tamamladı:
 
 "Prostat kanseri erkeklerde 45-50 yaşlarından sonra çok görülen  kanser. Kanser tipine ve toplumlara göre bu değişiyor. Kanser tanısı konmuş  olması, her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Çok fazla morallerinin bozulmaması  gerekir çünkü stres ve moral bozukluğu kanserin büyümesi ve çoğalmasını  tetikleyen bir faktör. Tıp çok gelişti. Kendilerini sakınmadan ve ümidi kesmeden  pozitif tıbba güvenmelerini istiyorum ve kontrollerine düzenli gitmelerini  tavsiye ediyorum.
 
Nükleer tıp, göreceli olarak genç bir tıp branşı. 1950-1960'larda  kuruldu. Diğer tıp branşlarına göre daha genç bir branş ama çok hızlı gelişiyor.  Burada moleküler düzeyde tanı ve tedavi yapılabilen bir branş. Son yıllarda  tedavileri de çok popüler hale geliyor. Yakın gelecekte de bu branştan çok  ümitliyiz."
 

ETİKETLER