Son dakika… Camileri kapatıyorlar!

08 Haziran 2018 Cuma - 9:47 | Son Güncelleme : 08 06 2018 - 16:02

Avusturya Başbakanı Kurz, çok sayıda imamı sınır dışı edeceklerini ve 7 camiyi kapatacaklarını duyurdu. Karara Türkiye'den peş peşe sert tepkiler geldi. İtalya'nın yeni hükümeti ise Avusturya'ya destek verdi.


Bugün açıklama yapan Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, ülkedeki 7 camiyi kapatacaklarını belirtti.
 
Kurz, diğer ülkelerin maaşlarını verdiği imamları da sınır dışı edeceklerini ifade etti.
 
Bu sene çocukların, Türkiye’nin maddi destek sağladığı camide Çanakkale Savaşı’nı canlandırması, Avusturyalı yetkililerin soruşturma konusu olmuştu.
 
Bu olay üzerine, Viyana Belediyesi'nin Müslüman derneklerine sağlanan devlet yardımları konusunda "daha katı olması gerektiğini" söyleyen Kurz, bu camiyi kapatmakla tehdit etmişti.
 
TÜRKİYE'DEN TEPKİ
 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Avusturya'da 7 caminin kapatılmasına tepki gösterdi.
 
Kalın, "7 caminin kapatılması bu ülkedeki ırkçı dalganın sonucudur. Amaç Müslümanların ötekileştirilmesini sağlayarak siyasi kazanç elde etmek." dedi.
 
Başbakan Yardımcısı Bozdağ ise yaptığı açıkmada, "Avusturya'nın 7 camiyi kapatma kararı, Avrupa'da din ve vicdan hürriyetinin öldürüldüğü anlamına gelir." dedi.
 
Dışişleri Bakanlığı, Avusturya'nın ülkedeki 7 camiyi kapatma kararına ilişkin bir açıklama yayınladı. Açıklamada, kararın iki ülke ilişkilerini normalleştirme çabalarına zarar vereceği belirtildi.
 
Dışişleri'nin açıklaması ise şu şekilde:
 
"Avusturya Şansölyesi Sebastian Kurz’un, Şansölye Yardımcısı, İçişleri Bakanı ve Din İşleri Dairesinin bağlı olduğu AB Bakanı ile beraber düzenlediği basın toplantısında ülkemiz tarafından Avusturya’ya gönderilen ve Avusturya-Türk İslam Birliği’ne (ATİB) bağlı olarak görev yapan din görevlilerimize oturum izni verilmeyeceğini ve Türk toplumuna ait bir cami dahil yedi caminin kapatılacağını açıklamasını esefle karşılıyoruz. Avusturya’nın sudan bahanelerle yedi camiyi kapatması ve imamları sınırdışı etmesi bu ülkedeki İslam karşıtı, ırkçı ve ayrımcı popülist dalganın sonuçlarından biridir.
 
Başta Şansölye Kurz olmak üzere Avusturyalı siyasetçilerin, ırkçılıkla, İslam ve yabancı düşmanlığıyla ve aşırı sağın yükselişiyle mücadele etmek yerine bu endişe verici gelişmelerden siyasi çıkar elde etmeye çalışmalarını kınıyoruz.
 
Avusturya Hükümetinin ideolojik tutumu evrensel hukuk normlarına, toplumsal uyum politikalarına, azınlık hukukuna ve birarada yaşama ahlakına aykırıdır. İslam karşıtlığının ve ırkçılığının bu şekilde normalleştirilmesi ve sıradanlaştırılması kesin olarak reddedilmelidir.
 
Öte yandan, tecrübe ve aklı selimden uzak siyasetçilerin güdümünde, bu tür ayrımcı ve popülist bir yaklaşım benimsenmesi Avrupa’da İslam karşıtlığı ve ırkçılığın yükselişi kapsamında ileriye matuf olumsuz gidişatın da habercisi niteliğinde bir gelişmedir.
 
Bu anlayıştaki bir Avusturya’nın AB Dönem Başkanlığını üstlenecek olması AB için de talihsiz bir durumdur. Son aylarda bilhassa Dışişleri Bakanlıkları arasında sürdürülmekte olan Türkiye-Avusturya ilişkilerinin normalleştirilmesine yönelik çabalara da ters düşen bu kararın Avusturya Türk toplumunun uyumu yönündeki gayretlere de hizmet etmeyeceği aşikardır."
 
İTALYA'DAN DESTEK
 
İtalya'da geçen hafta kurulan ve hafta başında da parlamentodan güvenoyu alarak resmen göreve başlayan popülist hükümetin aşırı sağcı İçişleri Bakanı Matteo Salvini, bu konuda Avusturya yönetimi ile bir ortak eylem planını görüşmek istediğini söyledi.
 
Avusturya'daki cami kapama ve imamları sınır dışı etme kararıyla ilgili bir haberi Twitter'da paylaşan Salvini, habere yorum olarak da "İnanç özgürlüğüne inanıyorum ama radikal dinciliğe inanmıyorum. İnancını, bir ülkenin güvenliğini riske atacak şekilde kullananlar uzaklaştırılmalıdır" diye yazdı.