Şoklara karşı üçlü kalkan! TL hamlesi...

10 Ekim 2019 Perşembe - 8:53 | Son Güncelleme : 10 10 2019 - 8:58

Son bir yılda yapılan swap düzenlemeleri, üretim odağında cari fazla verilmeye başlanması, düşük faiz ve rekabetçi kur ortamı, ekonomide şoklara karşı kalkan oluşturdu.


ABD Başkanı Donald Trump’ın son günlerde tweetlerinde Türkiye’yi ‘ekonomi’ ile tehdit etmesi 2018 Ağustos’ta yaşanan kur şokunu hatırlattıysa da ekonomi yönetiminin o zamandan bu yana aldığı tedbirler ve yaptığı yapısal değişiklikler, reel ve finansal piyasaları şoklara karşı koruyor. Ekonomi yönetiminin son bir yılda attığı adımlardan üçü öne çıkıyor:
 
Güçlü ve manipülasyonların önlendiği bir swap piyasası.
 
Cari açığın cari fazlaya dönmesi ve üretim öncelikli model.
 
Düşük faiz, rekabetçi kur ortamı.
 
Söz konusu adımların ekonomiyi ani şoklardan koruyacak ‘üçlü kalkan’ oluşturduğuna işaret eden piyasa analistleri, Trump’ın son tweetlerinin ardından dolardaki yükselişin sınırlı kalmasının da bu sayede olduğunu belirtiyorlar. Alınan önlemlerin, kur ve faiz üzerindeki dış etkileri sınırlandırdığını ifade eden analistler, böylece piyasaların saldırılara ve spekülasyonlara karşı güçlendiğini kaydettiler.
 
YEP güven verdi
 
Analistler tüm bu adımların üzerine açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nın da piyasalara güven verdiğini belirterek, “Her alanda ayakları yere basan, günü değil geleceği kurtarmaya odaklanan politikalar devam ediyor” dediler. Yüksek katma değerli üretim modeline dayanan bir ekonomik değişim modeli idealini ortaya koyan YEP’te Türkiye’nin üç yıl boyunca yüzde 5 büyümesi, cari dengede, bütçe açığında disiplinden taviz verilmemesi, ancak ekonomideki toparlanma ve büyüme için bütçe imkanlarının kullanılması hedefleniyor.
 
1 - Swap piyasasında TL hamlesi yapıldı
 
Kur şokunun ardından TL’ye bir de swap piyasası üzerinden manipülasyonlarda değer kaybettirilmesi üzerine harekete geçen ekonomi yönetimi, önce ellerinde TL olmadan TL’yi açığa satarak manüplasyon girişiminde olanlar açıkta yakaladı ve buna karşı önlemini aldı.
 
Ardından atılan yapısal adımlarla TL SWAP işlemlerinin, Londra’da değil, BİST çatısı altında gerçekleşmesi sağlandı. Ayrıca BİST çatısı altında, uluslararası standartlarda bir TL referans faizi olan TLREF’in süreçleri de tamamlandı. Faiz riskini yönetmek için her yıl bankaların milyarlarca lira yurtdışına para çıkarmak durumunda kalmasının önüne geçilecek bir adım atıldı.
 
2018 Ağustos’ta yurtdışı ile yapılan “kirli swap işlemleri” 180 milyar TL civarındayken bir yıl içinde bu hacim 60 milyar TL seviyesine indi. Yine aynı şekilde 500 milyar TL’yi bulan toplam yurtdışı swap hacmi bugün neredeyse bunun yarısına geriledi. 70 milyar TL civarında olan yurtiçi swap piyasası hacmi yalnızca bir yılda iki katını geçerek 150 milyar TL seviyesine geldi.
 
2 - Üretim öncelikli oldu cari fazla veriliyor
 
Türkiye ekonomisinin ‘zayıf halkası’ olarak anılan cari açık konusunda kaydedilen olumlu gelişmeler dikkat çekiyor. Önceki yıllarda cari açığın en büyük nedenlerinden biri olan enerji ithalatının azaltılmasına ve yerli kaynaklara yönelinmesine dönük adımlar meyvelerini vermeye başladı. Artık ülkede tüketilen enerjinin büyük bölümünü yenilenebilir kaynaklardan ve yerli kömürden elde ediliyor.
 
İhracat artarken ithalatın azalmasını sağlayacak şekilde sanayicinin ve ihracatçının desteklenmesi de cari açığı önleyen bir diğer unsur oldu. Ekonomi Değer, KOBİ Destek ve İVME paketleri ile sanayiciye düşük maliyetle kredi kullandırıldı. Yalnızca son üç ayda İVME paketi ve Ekonomi Değer kapsamında yerli üretimi teşvik için kamu bankaları tarafından kullandırılan kredi tutarı 7 milyar TL’yi buldu.
 
3 - Düşük faiz, rekabetçi kur
 
Daha çok üretmek için maliyetlerin düşmesi, ihracat ve doğrudan yatırımlar için kurun rekabetçi bir seviyede olması gerektiğini gören ekonomi yönetimi, ‘düşük faiz, rekabetçi kur’ stratejisini benimsedi. Merkez Bankası’nın faiz indirimleri, piyasada da karşılığını buldu, sanayicinin maliyetleri düştü. Ekonomi güven endeksi, sanayi üretim endeksi gibi göstergeler dipten dönüşün başladığını gösterdi.
 
Öte yandan Varlık Fonu, dünyadaki örneklerine benzer bir yapıya kavuşturuldu. Ekonomi yönetimine yakın kaynaklar fondan beklentiyi, “Büyümenin yeni hikaye alanı olacak olan katma değeri yüksek, teknolojik ve stratejik ürün üretiminde motor gücü olmaya hazırlanıyor. 2023’te 100 milyar dolar büyüklüğe ulaşması hedeflenen bu fon değişimin, sağlıklı ve sürdürülebilir büyümenin altyapısını oluşturacak” sözleriyle özetliyor. (Milliyet)