Sisi destekçilerinden bazıları şimdi ya muhalif ya da hapiste

AA |  02 Temmuz 2018 Pazartesi - 17:02 | Son Güncelleme : 02 07 2018 - 17:02

Mısır’da 25 Ocak Devrimi ile başlayan özgürlük ve demokratikleşme sürecinde işbaşına gelen Muhammed Mursi’nin askeri müdahale ile devrilmesinin üstünden tam beş yıl geçti.


İşbaşına geldiği ilk günden itibaren medya tarafından sürekli topa  tutulan Mursi, Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın (İhvan) emirlerini uygulamak ve  teşkilattan bağımsız hiçbir karar alamamakla suçlandı. Kasım 2012’de yayınladığı  anayasa beyannamesi, askeri müdahaleye giden yolun en önemli gerekçelerinden  biriydi.
 
Medya, muhalif siyasiler, entelektüellerin belirli bir kesiminin yanı  sıra devlet kurumlarının da tazyiki altında kalan Mursi ve ekibi, 30 Haziran  eylemleri ilan edildiğinde artık yolun sonuna gelindiğini fark etmişti.
 
Sisi destekçilerinden bazıları şimdi ya muhalif ya da hapiste
 
30 Haziran’da Tahrir Meydanı’nda toplanan yüzbinler, Mursi’nin görevi  bırakmasını veya referanduma gitmesini istiyordu. Medya kanalları, Tahrir  Meydanı’na çıkan bütün yolları ve meydandaki kalabalığı havadan görüntüleyerek,  20 milyon insanın Mursi’ye karşı eylem yaptığını söyledi ve yazdı.
 
Günün sonunda bir açıklama yapan ve uzlaşma için Mursi yönetimine 48  saat süre veren zamanın Savunma Bakanı Abdulfettah es-Sisi, 3 Temmuz 2013  tarihinde içlerinde politikacı, asker ve din adamlarının yer aldığı 14 kişinin  huzurunda darbeyi ilan eden metni okudu.
 
Geçtiğimiz Mart ayında ikinci kez cumhurbaşkanı olarak seçilen  Sisi'nin, darbeyi ilan ettiği tarihteki fotoğraf karesinde yer alan isimlerden  bazıları, halen desteğini devam ettirirken, bir kısmı muhalefetin safına geçti,  diğer bir grup ise ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
 
Ülkeyi terk etmeyi tercih eden veya buna mecbur edilen Muhammed  el-Baradey, şimdilerde parlamentoda ılımlı muhalefet yapan Selefi Nur Partisi’nin  genel sekreteri Celal el Murra bu isimlerden öne çıkanları.
 
Aynı fotoğraf karesinde ülkenin iki dini lideri kabul edilen El-Ezher  Şeyhi Ahmed et-Tayyib ile Mısır Kıpti Kilisesi Lideri Papa II. Tavadros da  bulunuyordu.
 
El-Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib, 8 Temmuz 2013 tarihinde Rabia  Meydanı’nın batısında yer alan Cumhuriyet Muhafızları Karargahı önünde yaşanan  olaylarda 60’tan fazla eylemcinin vurularak öldürülmesi ve 400'den fazlasının ise  yaralanmasına itiraz ederek, memleketi Luksor kentine dönerek inzivaya  çekilmişti. Kıpti lider Tavadros ise bu süreçte ciddi bir tepki göstermedi. İki  dini lider de halen görevini sürdürüyor.
 
Sisi’nin ilk döneminde savunma bakanı olan ve ikinci döneminde  kendisine görev verilmeyen zamanın Genelkurmay Başkanı Sıdkı Subhi de bu sürecin  önemli figürlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
 
Mursi’nin iktidarı ve sonrasındaki ilk yılda en çok gürültü çıkaran ve  sık sık medyada arzı endam eden yazarlar Sekine Fuad ve Ala el-Asvani, o döneme  damga vuran isimlerdendi. Bugünlerde bu iki isim de suskun.
 
Hapse giren Mursi muhalifleri
 
Mursi’ye görevden el çektirilmesi için yapılan eylemlere destek  verenler arasında cumhurbaşkanlığı eski adaylarından Halid Ali ve Abdulmunim  Ebulfutuh da yer aldı. Devrimci Sosyalistler ve 6 Nisan Hareketi de Mursi’nin  çekilmesini isteyen önemli devrim ve değişim hareketlerindendi.
 
Ancak 6 Nisan Hareketi lideri Ahmed Mahir ve yardımcısı Muhammed Adil,  darbeden sonra yürürlüğe giren “eylem ve gösteri yasasına muhalefetten” yargıç  karşısına çıkartılarak hapse atılırken, Devrimci Sosyalistlerin faaliyetleri  tamamen donduruldu.
 
2018 seçimlerinde tekrar Cumhurbaşkanlığına aday olmak isteyen Halid  Ali hakkında dava açıldı. Güçlü Mısır Partisi lideri Abulmunim Ebulfutuh ise  Londra’da yaptığı bir açıklamadan dolayı, Mısır’a döndükten sonra gözaltına  alındı ve halen hapiste.
 
Mursi yönetiminin gitmesi için faaliyet gösteren ve Sisi’ye destek  veren iki önemli aktivist olan Hazim Abdulaziz ve Vail Abbas da demir  parmaklıkların arkasını boylayan ünlü isimler olarak anılıyor.
 
Ekonomi ve istikrar tercihi
 
Kasım 2016’da Mısır Cuneyhi’nin dalgalanmaya bırakılmasının ardından  doların yüzde yüze varan oranlarda artması, ülkede hayat pahalılığını artırdı.
 
Son iki ayda metro biletleri, akaryakıt, su ve elektrik fiyatlarına  yapılan yüzde 50’lere varan zamlar, vatandaşın cebini doğrudan etkiledi.  Uygulanan ekonomik politikalar nedeniyle fakirin daha fakirleştiği, zenginin ise  daha da zenginleştiği yorumları yapılıyor.
 
Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılara ve hayat pahalılığına rağmen,  Mısır sokağında güven ve istikrarın daha önemli olduğunu düşünen önemli bir kitle  bulunuyor.
 
30 yıllık Mübarek dönemini sona erdiren ve ülkede yeni bir süreci  başlatan 25 Ocak Devrimi ve sonrasında başlayan kargaşa ve anarşi ortamında, çok  zor günler yaşayan Mısırlıların önemli bir bölümü, ekonomik durumlarından şikayet  etseler bile, devlet otoritesinin Sisi döneminde tekrar sağlandığına  inanıyor.