Sınır ötesinde 6 milyar dolar krediyi kovalıyor

EMRE ESER |  16 Eylül 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 16 09 2018 - 2:30

Türk bankalarının yurt dışında tahsil edemediği alacaklarının 6 milyar dolara ulaştığını söyleyen Avukat Dr. Özgün Öztunç, “Türk bankalarına geri ödenmeyen kredilerin peşine düşüp şimdiye kadar 200 milyon doları Türkiye’ye geri döndürdük” şeklinde konuştu.


Son dönemde bankalar tarafından tahsil edilemeyen borçlar ve takipteki alacaklar en çok konuşulan konuların başında gelmeye başladı. Yurt içindeki borçlar için çoğu şirketle masaya oturan bankalar borçların yapılandırılması konusunda anlaşmaya varırken Balkanlar başta olmak üzere dünyanın her yerindeki projeleri finanse eden Türk bankaların yurt dışındaki tahsil edemedikleri alacakları da iyice birikmeye başladı.
 
200 milyon $ döndü
 
Ekibi ile birlikte Türk bankaların ve şirketlerin alacaklarının peşine düşen Avukat Dr. Özgün Öztunç, “Türkiye’de tahsil edilemeyen alacaklar ve yurt dışına para aktarımı büyük bir soruna dönüştü. Buradan finansman alıp yurt dışında iş yapan şirketlerin ödemediği borçlar 6 milyar dolara ulaştı. Bunların çoğunluğu bankaların alacakları. 2019’a ötelenmemesi gereken takipteki alacak tutarı da 6 milyar dolar seviyesinde. Biz 2018’de bunun 200 milyon dolarını davalarla Türkiye’ye geri getirdik” şeklinde konuştu.
 
Doğrudan dava
 
Türkiye’deki kesinleşmiş olan kararları orada infaz ettirdiklerini ya da direk olarak dava açıp orada bir yargı süreci başlatarak alacaklıların mal kaçırmasının önüne geçtiklerini belirten Öztunç, “Türkiye’deki firma Avrupa’da kendi yargı sitemine danışmadan doğrudan alacak takibi başlatabiliyor. Bu pek fazla bilinen bir konu değil ama peşine düştüğümüz alacağın miktarı giderek artıyor. Biz de oradaki avukatlarla ve uzman ekiplerle ortak bir çalışma yürüterek yıllarca sürecek bu süreçleri kısa zamanda çözüme kavuşturuyoruz” dedi.
 
Hak edişler hiç geri dönmüyor
 
Son 10 yıldır Türk firmaların başta Balkanlar olmak üzere çok sayıda gelişmekte olan ülkede özelleştirme ihalelerine girdiğini anlatan Dr. Özgün Öztunç, “Türk firmalar burada banka, fabrika, baraj ve HES’leri özelleştirme ihaleleri ile satın aldı. Ancak bunların hepsinin altyapısı ve makine parkları kullanılamaz haldeydi. Milyonlarca dolar yatırımlarla bu makine parkları yenilendi. Yatırım ve projelerin finansmanı Türk bankalardan karşılandı. Ya da orada yapılan yatırımlar için Türkiye’den finansman kullanılarak hammadde alındı. Ancak ödeme günü geldiğinde çoğu kredileri ödemedi. Bunun en büyük sebebi fizibilite hatası. Sonuç olarak hak edişler Türkiye’ye dönmedi. Bankalar da bu alacakların peşine düşmeye başladı” ifadelerini kullandı.
 
Patrondan daha zengin profesyoneller ortaya çıktı
 
Türkiye’de her büyük grupta benzer problemlerin olduğunu söyleyen Dr. Özgün Öztunç, sözlerine şöyle devam ediyor: “Türkiye’de büyük gruplardaki profesyoneller patronalardan daha zengin hale gelmeye başladı. Asıl problem burada. Büyük gruplar yatırım yaparken sunumlarda kârlı görünen yatırımlardan beklediği dönüşü alamıyor. Emtia fiyatlarındaki dalgalanma ve turizm pazarlarındaki krizler bunun en büyük nedeni. Örnek vermek gerekirse 20 oteli olan bir grubun sadece bir otelinin değeri 250 milyon dolar ama yaptığı ebitda 8-9 milyon dolar. Çünkü otel yatırımı yapılırken 5 yıl sonra 
300 eurodan satılması planlanan oda 80 eurodan satılamıyor. Bu da gruplardan yapılandırma isteği gelmesine neden oluyor.”

ETİKETLER