Şimşek: Hep bardağın boş tarafına bakıyorlar

27 Mayıs 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 27 05 2018 - 2:30

‘Piyasalarla inatlaşmayacağız’ mesajı veren Başbakan Yardımcısı Şimşek, son 15 yılda 1.5 yılda bir seçim olmasına rağmen kamu maliyesinde güçlü duruş sergilendiğini ancak Türkiye’nin güçlü yönlerine değil hep bardağın boş tarafına bakıldığını söyledi.


Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ekonomist dergisinin bu yıl 27’ncisini düzenlediği ‘Ekonomide Yılın İş İnsanları 2018’ ödül töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 
 
Kurda görülen dalgalanmanın arka planında makroekonomik dengelere  ilişkin endişelerin yattığını ifade eden Şimşek, “Aslında Türkiye’nin çok güçlü  tarafları var fakat bardak yarı dolu olduğu için boş kısmına odaklanılıyor. Zaman zaman burada risklerin gerçekten çok aşırı bir şekilde fiyatlandığını görüyoruz”  diye konuştu. 
 
En güçlü yanımız
 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) tarafından alınan kararın önemli olduğunu vurgulayan Şimşek, “Finansal koşullarda  yakın dönemde yaşanan sıkılaşma gecikmeli de olsa enflasyonun kontrol altına alınmasına ve cari açığın daraltılmasına yardımcı olur ama para politikasının güçlü bir şekilde makroihtiyati tedbirlerle desteklenmesi gerektiği ortada”  dedi.  
Şimşek, hükümetin mortgage ve hanehalkının dövizle borçlanması  konusundaki düzenlemeler gibi makroihtiyati tedbirleri çok önceden aldığını belirterek, şunları kaydetti:
“Yakın dönemde de aslında önemli tedbirler aldık. Biz kur riskini  yönetebilenlerin, doğal olarak hedge edebilenlerin ya da finansal olarak hedge etme imkanı olanların kur riskini bir anlamda taşımalarını tercih ediyoruz. Bu nedenle Mayıs ayından itibaren ihracatçı değillerse ve eğer yatırım amaçlı makine teçhizatı almayacaklarsa leasing kanalından veya devletle kamu özel iş birliği  (PPP) kapsamında bir iş yapmayacaklarsa o zaman dövizle borçlanmalarına çok ciddi bir sınırlama getirdik. Büyüklere ilişkin de çalışmamız daha rafine şekilde yapılıyor. Bu, aslında Türkiye’nin kırılganlığını çok ciddi bir şekilde azaltacak önemli bir makroihtiyati reformdur. Dolayısıyla benim makroihtiyati düzenlemelerle para politikasının desteklenmesi gerekirden kastım bu ve buna benzer önümüzdeki dönemde (yapılacak) düzenlemeler.... Aslında o düzenlemelere  ilişkin çalışmalarımız da hazır. Maliye politikası, Türkiye’nin en güçlü tarafı. Son 15 yılda Türkiye, hemen hemen 1.5 yılda bir referandum yaptı, seçim yaptı ama bütün bu  seçimlere rağmen Türkiye, kamu maliyesinde çok güçlü bir duruş sergiledi. Geçen  yıl dahil devletin genel açığı yüzde 1.9 oldu. Ortalama gelişmekte olan ülkede  bu rakam yüzde 4.4. Dolayısıyla bunun devamı çok önemli.”  
 
‘Yılın İş İnsanı’ Ömer Koç
 
‘Yılın İş İnsanı’ Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, ‘Yılın Global Türk Profesyoneli’ Vodafone Grubu Ticari Operasyonlar ve Strateji Dünya Başkanı Serpil Timuray, ‘Yılın Profesyoneli’ Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, ‘Yılın Sivil Toplum Önderi’ Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, ‘Yılın Bürokratı’ Kredi Garanti Fonu (KGF) Genel Müdürü İsmet Gergerli, ‘Yılın Kadın Girişimcisi’ Armut.com Kurucusu Başak Taşpınar Değim ve ‘Yılın Erkek Girişimcisi’ Nusret Et Kurucusu Nusret Gökçe ve ‘Global Türk Girişimcisi’ ödülüne Samumed Kurucu Ortağı Osman Kibar layık görüldü.
 
Borsa şirketlerinden yüzde 8’lik kâr artışı
 
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi altında işlem gören şirketlerin net kârı, ilk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 17 milyar 236.9 milyon liraya ulaştı. Bu dönemde, Garanti Bankası, İş Bankası, Akbank, Yapı Kredi Bankası, Koç Holding, Sabancı Holding, Ereğli Demir Çelik ile VakıfBank olmak üzere 8 şirket net kârını 1 milyar liranın üzerine taşıdı. Şirketlerden 28’inin net kârı ilk çeyrekte 100 milyon lirayı aştı.
Söz konusu şirketlerden ilk çeyrekte en fazla net kâr elde eden 1 milyar 996.3 milyon lirayla Garanti Bankası oldu. Garanti Bankası’nı, 1 milyar 806.8 milyon lirayla İş Bankası, 1 milyar 709.2 milyon lirayla Akbank, 1 milyar 244.1 milyon lirayla Yapı Kredi, 1 milyar  141.2 milyon lirayla da Koç Holding izledi.
Bu dönemde en fazla net zararı 314 milyon lirayla THY açıkladı. Net kârını geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında en çok artıran şirket Emlak Konut GYO oldu. Şirketin net kârı, 2017’nin ilk çeyreğinde bulunduğu 319.70 milyon lira seviyesinden 2018’in aynı döneminde 867.3 milyon liraya yükseldi.
Net kâr artışında Emlak Konut GYO’nun ardından Garanti Bankası geldi. 
 
Vatandaşın borcu ortalama altında
 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, vatandaşların toplam borcunun milli gelire oranının yüzde 18 olduğunu ifade ederek, bu rakamın dünyada ortalama yüzde 56 olduğunu söyledi. Son yıllarda hükümetin aldığı makroihtiyati tedbirlerle hanehalkının pek çok ekonomik gelişmeye karşı koruma altına alındığını belirten Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Önemli bir konu bu... Ekonominin bundan sonraki gidişatını belirleyecek. Aslında hanehalkı korumaya alınmış. Çünkü değişken faizle borçlanamıyor. Dolayısıyla faiz şokundan geçmiş yükümlülükleri etkilenmiyor. Dövizle borçlanamadığı için kur şokundan etkilenmiyor. Dolayısıyla servette bir gerileme yok. Tam aksine 102 milyar dolarlık bir döviz tevdiat hesabı olduğu için hanehalkının ve ciddi bir şekilde, bazı tahminlere göre, 200 milyar dolar civarında bir altın birikimi olduğu için hanehalkının servetinde bir erime bu anlamda yok. Dolayısıyla bu anlamda toparlanma güçlü olmaya devam eder.” 
 
 

ETİKETLER