Şiddetin her türlüsü vicdansızlıktır...

Burak Kara (bkara@gazetevatan.com) |  11 Mart 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 11 03 2018 - 2:30

Ekranın güzelliği ve oyunculuğu ile dikkat çeken isimlerinden Hande Doğandemir ile 16 Mart’ta vizyona girecek ‘Kaybedenler Kulübü Yolda’yı konuştuk.


Nasıl bir film oldu Kaybedenler Kulübü Yolda? 
 
Filmin, benim çok sevdiğim bir hikayesi var. İlkine göre duygusu daha yoğun bir film. Yine kaybedenler ruhuna sahip çıkan ama biraz daha karakterlerin içsel yolculuğuna tanık olacağımız bir film oldu.
 
Kaybedenler Kulübü ruhu size ne ifade ediyor?
 
Kaybedenler Kulübü’nün, ruhunu çok iyi yansıtan ve oldukça geniş bir kitlesi var. Kadıköy sokaklarını tanıyan, kendin oraya ait hisseden herkesin kendine yer bulabileceği bir dünya. İyi müzik, edebiyat, ilişkiler, her şeyiyle insan olmanın tüm zaaflarını içinde barındıran ama bunu kendi diliyle anlatan bir dünya… 
 
Nejat İşler beraber oynamak için nasıl bir partner?
 
Nejat, yıllardır oyunculuğunu hayranlıkla izlediğim bir oyuncu. Onunla karşılıklı oynamak, hele ki duygusu bu kadar yüksek bir hikayede partner olmak, çok keyifli bir deneyimdi. Profesyonelliğinden çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim.
 
Yolda olmak, yola çıkmak sizin için ne demek? Siz hayattan uzaklaşmak için ne yaparsınız?
 
Yolda olmak, benim için kendini keşfetmek demek. Filmde olduğu gibi, kendi içinde bir yolculuğa çıkmak... Yeni yerler keşfederken kendini dinlemek, anlamak, sorgulamak ve belki de değişmek. Ben de zaman zaman tek başıma yola çıkmayı seviyorum. Bunu, sevdiğim müzikleri dinleyip fotoğraf çekerek bana iyi gelen bir terapi yöntemi olarak değerlendiriyorum. 
 
Sinemaya, dizilerden çok daha ağırlık verdiğinizi görüyoruz. Önce Noah Land, şimdi de Kaybedenler Kulübü Yolda… 
 
Bu sene kariyerime yeni filmler eklendi. Aslında televizyona ara vermek gibi bir niyetim yoktu, böyle bir kaygım da olmadı. İçinde olmak istediğim projelerde yer aldım ve bu son derece beni mutlu eden bir yol oldu. Şimdi filmlerin ve reklam kampanyamın heyecanını yaşıyorum. En kısa zamanda sevdiğim bir dizi projesi içinde olmak için de ayrıca heyecanlanıyorum.
 
İnternet dizilerine nasıl bakıyorsunuz, sansür daha az, süreler daha kısa?
 
Sanırım artık sansür daha az olmayacak, bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ama “televizyon izleyicisi bunu sever” gibi kurallar olmayacağı için, daha yaratıcı ve özgür hikayeler izleyeceğimize eminim. O yüzden sektörün bu alanda gelişmesini hem bir izleyici hem de bir oyuncu olarak gönülden diliyorum. 
 
Sizce kadına yönelik şiddetin ülkemizde bu kadar yükselmesinde dizilerin rolü var mı?
 
Bu ülkede ve dünyada her zaman kadına fiziksel ya da psikolojik şiddet var. Sadece sosyal medyanın daha fazlasından haberdar olmamız noktasına bir rolü oluyor. Sosyal medya, bunu faydaya çevirip daha etkili çözümler içinde birlik olabilmemizi sağlıyor. Biz de elimizden geldiğince, şiddete uğrayan kadınların yanında durarak onların sesi olmaya çalışıyoruz.
 
Erkek egemen dünyada kadına yönelik şiddet her zaman var olacak
 
 
Türkiye’de kadının durumunu nasıl yorumluyorsunuz? Kadınlar erkek dünyasında nasıl mücadele etmeli? 
 
Maalesef fiziksel ve psikolojik şiddet, erkek egemen dünyada her zaman var olacak. Biz kadınlar, kendi gücümüzü keşfederek toplumun dayattığı rolleri ve fiziksel normları reddedip güçlü bireyler olarak hayatta var olabilmenin yollarını bulmalıyız. Neyle mutlu olduğumuzu keşfedip içimizdeki bunu başaracak gücü bulmalıyız. Evet, çok zor ama imkansız da değil. Eğer birlik olup birilerinin sesi olabilirsek, ihtiyacı olanlara ulaşabilirsek, biz elinde belli gücü olan ve bu konuda elindeki fırsatları kullanabilen her bilinçli birey, bu yolda aynı kararlılıkla yoldaş olabilirsek kalıcı ve devamlı çözümlere ulaşabiliriz. Önce çocuklarımızdan başlamalıyız. Onlara her bireyin değerli olduğunu anlatmalıyız. Ve asla birimizin bir diğerinden üstün olmadığını öğretmeliyiz. Kadının her şeyden önce kendi içindeki gücü keşfetmesini sağlamalıyız. 
 
Özel dünyamı korumanın yollarını buldum
 
Şu an hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz?
 
Oldukça keyifli ve kendimi iyi hissettiğim bir dönemdeyim. Yer aldığım projeler gündemde olduğu için yoğun bir dönem geçiriyorum. Ama hem kendime vakit ayırabildiğim hem de üretebildiğim günler geçirdiğim için de huzurluyum.
 
Şöhretle aranız nasıl? Sadece ünlü olduğunuz için kaybettiğiniz neler var?
 
Herhangi bir şey kaybetmedim, çünkü zamanla kendi özel dünyamı korumanın yollarını buldum. Şöhreti bir sıfat olarak görmüyorum; tanınmak, yaptığım işin bir getirisi sadece. Çok büyük kitlelere hitap eden bir mesleğe sahibim ama kendim gibi olmaktan vazgeçmemi gerektiren bir durum yok. Elbette belli sorumluluklarım var ama sınırlarınızı iyi çizer ve kendinizi koruyabilirseniz bir sorun değil, keyfini çıkarabileceğiniz bir durum oluyor.
 
Saçlarımın bakımı benim için çok önemli
 
 
Blendax’la iş birliğiniz nasıl gidiyor?
 
Türkiye’nin ilk şampuan markası Blendax ile iş birliğinde ikinci yılımıza girdik. Beraber çok güzel bir uyum yakaladık ve bir aile olduk. Artık marka ile özdeşleştiğimi düşünüyorum.  
 
Güzellik rutinleriniz neler?
 
Şu anda öncelikle saçlarımla ilgili başka bir sorumluluğum var; bu nedenle saçlarımın rutin bir bakımı var. Her kadın için olduğu gibi benim için de saçlarımın bakımı ve görünümü çok önemli. Her zaman saçlarımın dolgun görünmesine dikkat ettim. Onun dışında günlük ve aylık cilt bakımı rutinlerime de devam ediyorum. Genel olarak doğal ürünleri tercih etmeye çalışıyorum.
 
İftira beni çileden çıkarır
 
Neler sizi çileden çıkarır?
 
Şiddetin her türlüsü, vicdansızlık, haksızlık ve iftira beni çileden çıkarır. 
 
Ne sizi katılana kadar güldürür?
 
Beni çok güldüren arkadaşlarım var, gülmekten ağladığımız zamanlarımız oluyor. İyi ki varlar diyorum.
 
Peki neye ağlarsınız?
 
Dünyada her canlının zarar gördüğü her durum beni ağlatır.

ETİKETLER


YAZARLAR Prof. Dr. Halim Hattat Prof. Dr. Halim Hattat
Penisin de “hisleri” var!
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Bahara merhaba diyen kitaplar
Ahmet Örs Ahmet Örs
Sosu bağlamak gerek…
Türkan Hiçyılmaz Türkan Hiçyılmaz
Çocuğa baskı yapmak okula uyum sürecini uzatır
Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan
Estetik dünyasında son gelişmeler
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Gıda intolerans testlerinin gerçek yüzü
Kürşad Zorlu Kürşad Zorlu
Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…
Hasan Genç Hasan Genç
iPhone’larda Home tuşuna güle güle
Bahar Saygılı Bahar Saygılı
Federer’in şifreleri
Lütfü ÖZEL Lütfü ÖZEL
İşte karşınızda Selin Williams
Demet Sarova Demet Sarova
MasterChef’i sakın Ramsay görmesin!
Zeynep Kakınç Zeynep Kakınç
Bayram sofrasında büyük buluşma
Gül Yiğit Gül Yiğit
Mutlu ve başarılı insanların yaşam felsefesi
Güldeniz Ayral Güldeniz Ayral
Yeni jenerasyon modacılarımız
Murat Çelik Murat Çelik
İrlanda’nın ata sporu boks
Ayşe Kucuroğlu Ayşe Kucuroğlu
Ege’nin iki kardeş mutfağı buluştu
Ayşe Brav Ayşe Brav
Kınada şıklık yarışı
Berna Laçin Berna Laçin
Okullar açılırken veli dilekleri
Füsun Saka Füsun Saka
Tenten’den Birkin çantaya; Avrupa’yı Avrupa yapan değerler
Cem Ceminay Cem Ceminay
Çalıntı şarkıyı çalmışlar kopyasını yapmışlar
Teoman Hünal Teoman Hünal
Diyarbakır’ın eşsiz lezzetleri
Süha Derbent Süha Derbent
Yanı başınızdaki cennet Meis Adası
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Okunması gereken dünya klasikleri
Dr.Yasemin Bradley Dr.Yasemin Bradley
Sağlıklı oruç tutmanın yolları
Engin Akın Engin Akın
Korfu Adası'nda dalak dolması
Eylem Kaftan Eylem Kaftan
'Herkesin yarım kalmış hikayesi var'
Damla Doğan Damla Doğan
Aldırdığınız yağdan kök hücre üretiyorlar
Canan Tan Canan Tan
Şiddet mi, cinnet mi?
Güney Öztürk Güney Öztürk
21. yüzyılda ne ile karşı karşıyayız?
Barış Öztürk Barış Öztürk
75 yıllık efsane Jeep