SGK'ya bildirmeyen yanar! Cezası çok ağır...

05 Şubat 2020 Çarşamba - 8:37 | Son Güncelleme : 05 02 2020 - 8:57

Milyonlarca çalışanı çok yakından ilgilendiriyor. İşverenlerin çoğu bilmiyor ya da uygulamıyor. Oysa SGK'ya çalışanı bildirmek zorunlu. Bunun yanında Ücret pusulası düzenlemek, iş güvenliği eğitimi de zorunlu kılınmıştır. Yapmayanları ağır cezalar bekliyor...


İş ve sosyal Güvenlik Uzmanı yazarımız Mert Nayır yazdı...İş Kanunu, Sosyal Güvenlik mevzuatı, İş Sağlığı ve İş Güvenliği kanunları başta olmak üzere çalışma hayatımızda sürekli değişim gösteren ve uyulması gereken binlerce kanun maddesi var. Çalışma Bakanlığı’nın himayesi altında ki kurumların, genel denetim ve teftiş incelemelerini 2008 sonrası daha sıkı ve özenli bir şekilde yürüttüğünü tüm işverenlerimiz artık biliyor. Bilmeyenler ise başlarına gelen idari yaptırımlarla öğreniyorlar. 
Özellikle Alo170 hattının devreye girmesiyle hakkını ve hukukunu arayan işçilerimizin bu taleplerine hemen müdahale edilebiliyor. Peki ya zorunlu olup uygulanmayanlar neler? En çok yapılan hatalar hangileri? Vatandaş kendisi lehine yapılan e-uygulamalardan haberdar mı? İşverenler ne gibi
eksikliklerle denetim radarına takılıyorlar? Gelin birlikte bakalım...
 
Sigortalının işe girdiğini bildirme zorunluluğu 
 
Bu uygulamayı hemen hemen herkes e-Devlet üzerinden SGK sisteminin altında görmüştür. 2017 yılında e-devlet portalına dahil edilen bu uygulamanın ne kadar kıymetli bir yenilik olduğunu birçok kez dile getirilmesine rağmen kullanan sayısı halen yok denecek kadar az.5510 Sayılı Kanunun 8. Maddesinde tüm sigortalıların 30 gün içerisinde kendisini bildirmesi zorunlu kılınmıştır. Ancak bildirmediği taktirde bir hak kaybı oluşmaz, cezai yaptırım uygulanmaz ve mahkemelerde aleyhte kullanılmaz. Burada amaç işe alınan personelin işveren bildirimiyle kayıtlarının uyuşup uyuşmadığının denetlenmesi amaçlanmaktadır. 
Tüm sigortalılar yeni işe girdiği zaman e-Devlet sistemi üzerinden ‘4A(SSK) Sigortalılarının Kendini Bildirmesi’ menüsü üzerinden 30 gün içerisinde kendini bildirmelidir. 
 
Çalışma belgesi vermemek veya sahte bilgi vermek!
 
Geçmiş yıllarda sadece kuaförler ve terziler tarafından uygulanan ‘bonservis’ 4857 sayılı İş Kanununun 28. Maddesiyle birlikte ‘Çalışma Belgesi’ olarak zorunlu hale getirilmiştir. Belirli bir işte çalışan ve ayrılan tüm personele hizmet süresinde ne iş yaptığını aktaran çalışma belgesi düzenlenerek verilmelidir. Bu belgenin verilmediği yada yanlış bilgiler içeren belge düzenlendiği taktirde işverene 2020 yılı için 449,00 TL İdari Para Cezası uygulanır. Bu belgede, ayrılan personel için çalışma süresince yaptığı işler detaylıca aktarılır. Bilmediği halde bir işi biliyormuş gibi gösterilen personeli işe alan diğer işveren belge düzenleyen işvereni Alo 170 hattına bildirebilir. 
 
Ücret hesap pusulasını bilen işveren yok!
 
4857 Sayılı İş Kanununda işverenlerin istihdam ettikleri her personel için ücret hesap pusulası düzenlemesi zorunlu kılınmıştır. Bu ücret hesap pusulasını sadece düzenlemekte yeterli bulunmuyor, personel imzalı bir şekilde dosyada muhafaza edilmeli. Burada personelden alınan imza, belgede görünen aylığı almayı kabul ettiğini ispatlar. Ücret hesap pusulası düzenlenmeyen her bir personel için 997,00 TL İdari Para Cezası uygulanır. 
 
İş güvenliğine aman dikkat!
 
Geçte olsa 2012 Yılından itibaren hayatımızın önemli bir parçası olan ve olması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ne yazık ki halen tam uygulanabilir halde değil. Bir çok küçük işletme kanunun yayım tarihinden sekiz yıl geçmesine rağmen risk analizi yaptırmamış,eğitim aldırmamış. Neyse detaylara girmeyeyim kısaca iş güvenliğini kapıdan içeri sokmamış. 
Tüm işletmelerde belirli periyotlarda İş Güvenliği Uzmanı görevlendirmek zorunludur, 10’dan az personeli olup da İş Güvenliği hizmeti almıyorsanız 11.735,00 TL İdari Para Cezası ile karşılaşmanız kaçınılmaz olacaktır. 50 Üzerinde çalışanı olup da çok tehlikeli sınıfta bulunan işletmelerde ise İş Güvenliği hizmeti almamanın cezası 35.205,00 TL İdari Para Cezasına tabi olacaktır.