Sezonun kaçırılmaması gereken sergileri

07 Ocak 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 07 01 2018 - 2:30

Müzeler ve sanat galerileri son dönemde birbirinden dikkat çekici sergilere ev sahipliği yapıyor. Yaptıkları işlerle ufkunuzu genişleten sanatçıların işlerini görmek içinse sayılı günler kaldı. Sergiler bir diğerine kapılarını açmadan önce mutlaka görmeniz gereken işleri derledik...


CANAN: Kaf Dağı’nın Ardında/ARTER (18 Şubat)

Arter’in tüm katlarına yayılan ve sanatçının pratiğine kapsamlı bir bakış niteliğini taşıyan “Kaf Dağı’nın Ardında”, CANAN’ın bu sergi için ürettiği yeni yapıtlarla bazıları daha önce hiç sergilenmemiş erken dönem eserlerini bir araya getiriyor. Sergi, başlığını Arap ve Fars kozmolojisinin efsanevi Kaf Dağı’ndan alıyor ve heykel, fotoğraf, baskı, nakış, video, yerleştirme ve minyatür gibi çeşitli mecralarda üretilmiş eserlere yer veriyor. Sanatçının pratiğini Cennet, Araf ve Cehennem kavramlarıyla okumayı öneren “Kaf Dağı’nın Ardında” sergisinde, CANAN’ın ışık/gölge, iyi/kötü, içsel/dışsal, gerçeklik/hayal, aydınlık/karanlık gibi ikiliklere dayanan ve insan ruhunun bastırılmış yönlerini, cinleri, gerçeküstü yaratıkları ve arketiplere dayanan figürleri ele alan yeni üretimleri üç kata yayılıyor. Çok boyutlu, çok bedenli, mistik, sembolik, şaşırtıcı ve oldukça cazibeli bir evren yaratmayı hedefleyen sergide, sanatçının kişisel olanın politik olduğu düşüncesinden hareketle kendi bedenini kullandığı yapıtları da yer alıyor.

Ai Weiwei Porselene Dair/Sakıp Sabancı Müzesi (11 Mart)

Skıp Sabancı müzesi günümüz sanat çevresinin en kendine has ve en önemli sanatçılarından birine ev sahipliği yapıyor; Ai Weiwei... Sergi yoğun talep üzerine uzatılmışken kesinlikle bu özel sergiyi kaçırmamanız gerek. Sanatçının çalışmalarından geniş bir seçkiyle birlikte yeni işlerine de yer veriyorlar. Ai Weiwei’in porselen çalışmalarına odaklanan serginin anlatısı, sanatçının hem hayat hikayesinin, hem de onun el sanatları geleneğine ve sanat tarihine yaklaşımının izlerini taşıyor. Sanatçının sahicilik, çağlar boyu değer sistemlerinin dönüşümü ve kültür tarihi kavramlarını irdeleyen çalışmaları, izleyenleri söz konusu kültürel, sanatsal ve tarihsel değerleri anlamaya çağırıyor. Ai Weiwei, replika çalışmalarında sahicilik kavramını sorgulayarak, özgün obje ile kopyası arasındaki farkı çürütüyor. Bugüne ulaşmış antikaların kalıntıları ışığında, Ai Weiwei Çin ve Yunan çömlek bezemeleri ve Mısır duvar resimlerinin mantığını uyarlayarak tarih konusunda düşünüyor ve bize çağdaş dünyaya dair kapsamlı bir bakış açısı sunuyor.

Bana Bak/Pera Müzesi  (4 Mart)
 
Pera Müzesi, “Bana Bak!: ”la Caixa” Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Portreler ve Diğer Kurmacalar” sergisi ile, sanat tarihindeki en eski ifade biçimlerinden biri olan portreyi, günümüz çağdaş sanat üretimleriyle yeniden ele alıyor. Sergi, kendimizi bir imge olarak nasıl yorumladığımız sorusunu gündeme taşıyor. la Caixa Koleksiyonu’na ait resim, fotoğraf, heykel ve video çalışmalarından oluşan bir seçkiyle çağdaş sanatta portreyi inceleyeceksiniz. Sergide yer alan işlerin çoğu, hafıza ve kurmacanın yanı sıra, hakikat, görünüm ve temsil kavramlarını inceliyor. Portrelerin toplumsal aynasında kendilerine bakmaya davet eden sergi 22 sanatçının yapıtlarını içeriyor. Sergide yer alan sanatçılar arasında Janine Antoni, Eduardo Arroyo, Juan Navarro Baldeweg, Jean-Michel Basquiat, Christian Boltanski, Rineke Dijkstra, Marlene Dumas, Esther Ferrer, Günther Förg, Curro González, Stefan Hablützel, Roni Horn, Sharon Lockhart, Pedro Mora, Vik Muniz, Óscar Muñoz, Bruce Nauman, Carlos Pazos, Cindy Sherman, Antoni Tàpies, Gillian Wearing, Sue Williams bulunuyor.
 
Zahirî Mekânda Arşiv/Salt Galata (25 Şubat)
 
Zahirî Mekânda Arşiv enstalasyonu, tek bir kullanıcı tarafından etkileşimli olarak deneyimlenebilen üç boyutlu, bilgisayar üretimi bir ortam kuruyor. Bir sanal gerçeklik gözlüğü aracılığıyla bu ortama erişen kullanıcı, SALT Araştırma arşiv koleksiyonlarından 1 milyon 700 bini geçkin belgenin t-SNE makine öğrenme algoritmasıyla görselleştirildiği bir veri uzayında yolculuğa çıkıyor. Refik Anadol’un 2017 tarihli enstalasyonu, sanatçının SALT davetiyle gerçekleştirdiği Arşiv Rüyası projesinin devamı olarak sunuluyor. Enstalasyon, yakın gelecekteki araştırma imkânlarına bir öneri getiriyor. Kullanıcı, belgeler arasında özgürce hareket edip seçtiklerini yakından inceleyebiliyor.

ETİKETLER