Sertleşme sorununa şok dalga çözümü

11 Aralık 2014 Perşembe - 13:41 | Son Güncelleme : 11 12 2014 - 13:41


Türkiye’de 40 yaş üstü erkeklerin % 50′den fazlasında erektil disfonksiyon (sertleşme) sorunu görülüyor. Ancak büyük çoğunluk, utandığı veya yaşlanmayla birlikte sertleşme bozukluğunun normal olduğunu düşündüğü için tedavi olmuyor.
Sertleşme sorunu veya tıptaki ismiyle ‘erektil disfonksiyonun, yaşam boyu her 2 erkekten birini etkileyen yaygın bir problem olduğunu belirten Ürolojik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Alıcı, cinselliğin, biyolojik üreme fonksiyonunun ötesinde, yaşam kalitesini etkileyen önemli bir unsur olduğunu söyledi. Bu nedenle cinsellik ile ilgili sorunların sosyal ilişkileri de olumsuz etkileyebildiğini belirten Dr. Alıcı cinsel problemlerin, ara sıra karşılaşılan sertleşme sorunundan tamamıyla yitirilen sertleşme fonksiyonuna kadar geniş bir yelpazede değerlendirildiğini vurguladı. Çoğu erkeğin hayatının belli bir döneminde, özellikle stres altındayken veya ciddi bir hastalık geçirdiği zamanlarda sertleşmeyle ilgili sorunlar yaşadığını aktaran Alıcı, "Sigara ve alkol tüketimi, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kan yağlarında yükseklik, kalp hastalığı, depresyon ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar sertleşme sorunu açısından risk faktörü oluşturur” dedi.

"ŞOK DALGASI İLE ETKİN TEDAVİ SAĞLANIYOR"

Vücut dışından uygulanan düşük yoğunluklu şok dalgası (LSW) tedavisinin sertleşme sorununda da kullanıldığını ve vücudun doğal iyileşme mekanizmalarını harekete geçirdiğini kaydeden Alıcı, "Hücre düzeyinde uyarılarla dokuda yeni damar oluşumunu sağlayarak kanlanmayı arttırmaktadır. Bu yöntemle erkeklerin korkulu rüyası olan sertleşme problemi kısa sürede, yan etkisiz tedavi edilebilmektedir" diye konuştu. Son teknolojik gelişmelerin, tıbbın birçok alanında olduğu gibi erektil disfonksiyon tedavisinde de yenilikleri beraberinde getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Alıcı, daha önce kullanılan tedavilerin yanısıra non-invaziv bir tedavi metodu olan Linear Şok Dalga tedavisinin bu tür şikayeti bulunan hastalar için önemli bir gelişme olduğunu dile getirdi.

Yetersiz kanlanma (vasküler) kaynaklı tüm sertleşme problemlerinde etkili olan bu yöntemle, hafif ve orta dereceli hastalarda başarının %80’in üzerinde, ağır derece hastalarda ise başarının %60'ın üzerinde olduğunu söyleyen Alıcı, şöyle devam etti: “Bu teknoloji, erektil disfonksiyon olan hastaların tedavisinde en yeni yöntemdir. Sistem ile ilgili bölgeye sadece bir noktadan en etkili uygulamanın yapılabilmesi için geliştirilmiştir. Daha önceden beri kullanılan tedavi sistemlerinde, şok dalgaları üreten cihazların fokal şeklindeki odak noktasına karşın, bu yeni LSWT Sistemi hedef organ boyunca tek uygulama noktasından bir seferde 70 mm uzunluğunda geniş bir alanda terapötik etki sağlamaktadır."

DİYABET HASTALARINDA DA KULLANILIYOR

Damarsal nedenli sertleşme probleminin önemli bir hasta grubunda görüldüğünü ve bunlar arasında en büyük grubu diyabet ve koroner damar hastalarının oluşturduğunu bildiren Alıcı, "İlaç tedavisinin bilinen yan etkileri ve ters etkilerine ilaveten koroner kalp hastalarındaki riskleri, önceden planlama gereği ve ilaca bağımlılık gibi nedenlerden ötürü hastaların %50'si ilaç kullanmayı bırakmaktadır. Ayrıca LSWT tedavisinin, ilaçlara yanıt vermeyen iğne ve protez tedavisine yönlendirilmiş olan ağır sertleşme problemi olan hastaları da ilaçlara cevap verir hale getirdiği gösterilmiştir. LSWT, 2000 yılından beri kardiyoloji alanında iskemik doku tedavisinde başarı ile kullanılmakta, kalpte az kanlanan iskemik dokuda kanlanmayı artırmaktadır. Önce yansıtılıp sonra odaklanarak uygulanan LSW dalgaları kalpte olduğu gibi erkek cinsel organında da ince yeni damarların oluşumuna yol açarak, organda kanlanmayı artırmakta ve böylelikle başarılı sertleşme yeniden sağlanmaktadır. Ayrıca, özellikle şeker hastalarında diyabetik ayak ve iyileşmeyen yaralara da yine aynı yöntemle tedavi edilmektedir" şeklinde konuştu.

TEDAVİ ORTALAMA 4 HAFTA SÜRÜYOR

Linear özelliği sayesinde sadece 4 bölgeye uygulanarak, 4 hafta boyunca ve 4 seans olarak yapılan tedavi süresinde iyileşme sağlandığını dile getiren Dr. Alıcı, tedavinin hiçbir cerrahi müdahale ve girişim olmadan, ilaç kullanımına gerek duyulmadan yapıldığını söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Tedavi sırasında ve sonrasında bugüne kadar bildirilen bir yan etki olmamıştır ve her seans sonrasında hastalar günlük hayatlarına dönmektedir. Tedavi olan hastalar, ikinci haftadan sonra iyileşme gösterdiklerini ve tedavi bitiminden 1 ay sonra daha iyi yanıt aldıklarını belirtmektedir. Kalıcı etki ise, 4 seansın bitiminden itibaren, yeni damarların oluşumuyla gerçekleşmektedir. Dünyada son 2 yıldır klinik kullanıma giren bu LSWT tedavisi ile hastalarda elde edilen başarının 2 senedir devam ettiği gösterilmiştir.”