Sarraf davasında 3 ihtimal!

30 Kasım 2017 Perşembe - 9:31 | Son Güncelleme : 30 11 2017 - 9:31

ABD Güney Bölge New York Federal Mahkemesi’nde görülmeye başlanan Rıza Sarraf’ın tanık, eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın sanık olarak yargılandığı dava tartışma yarattı. Dokuz sanıklı açılan davada sanık sandalyesinde sadece Hakan Atilla kaldı. ABD hukukuna göre davanın nasıl görüleceği, Sarraf’ın savcılıkla nasıl bir anlaşma yapmış olabileceği, Türkiye’deki 17/25 Aralık operasyonu kapsamındaki delillerin davada savcılık delili olarak kullanılıp kullanılamayacağı gibi konularda Amerikan ve Türk hukuku eğitimi almış, New York ve İstanbul Baroları’na kayıtlı avukat Kortan Toygar önemli bilgiler verdi.


Toygar, “Öncelikle, burada yazdığım görüşlerim Amerikan ve Türk hukuku eğitimi almış New York ve İstanbul Barolarına bağlı bir avukat olarak tamamen hukuki görüş içerir, siyasi/politik bir anlam taşımaz. Ayrıca yargılama güncel olarak devam ettiği için yazdıklarım zaman içerisinde hukuki değerini yitirebilir, geçerliliğini kaybedebilir” kaydı düştükten sonra sorularımıza şu yanıtları verdi:
 
EN GÜÇLÜ DELİL SARRAF
 
1 - Davanın adı değiştirildiği basına yansıdı. Bu ne anlama geliyor?
 
Güney Bölge New York Federal Mahkemesi’nde görülen davanın başlangıcında ve davanın iddianamesindeki adı “United States v. Riza Sarraf” iken, şimdi ismi “United States v. M. Hakan Atilla” olarak değişmiştir. 26.11.17 tarihinde Sarraf savcılık makamı ve federal büro (FBI) ile işbirliği yaparak m  uhtemelen daha az ceza almak, koruma programında kalmak amacıyla üzerine atılı suçları kabul etmiş ve devam eden yargılamada delil(ler) sunmaya rıza göstermiştir. Amerikan hukukunda bu sisteme ‘plea bargain’ denir. Amaç, genellikle savcılık makamının işini kolaylaştırmak, delillere birinci elden ulaşmak, ve en önemlisi daha büyük bir suçun ortaya çıkartılmasını sağlamaktır. Sarraf’ın savcılık makamı ile nasıl, hangi şart ve koşullarda anlaşma yaptığını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ama şunu söyleyebiliriz ki; sanığın savcı ile anlaşması ve işbirliği yapması için bazı taahhüt ve garantiler alması olağandır. Tanık koruma programı, gizlilik kararı gibi garantiler Sarraf’a sağlandıysa Savcılık makamının en güçlü ve büyük delili Sarraf olabilir.
 
ÜÇ İHTİMALLİ CEZA
 
2 - 95 yılla yargılanan sanık anlaşma yapabilir mi? Cezası iner mi? 
 
‘Plea bargain’ adı verilen sistem Amerikan hukukunda sıklıkla görülmektedir. Anlaşmayı davada iddia makamı olan savcılık, sanık ve sanık vekili ile beraber yapar. Savcılık Sarraf’ı - elindeki bu en değerli delili - en iyi şekilde korumak için elinden geleni yapacaktır. Sarraf’ın üzerine atılı suçları üç grupta toplayabiliriz: I) ABD Hazinesini dolandırmak, II) Bankacılık sisteminde sahtekarlık yapma, III) Kara para aklama. Bu suçların ceza kanununda 5, 20, 30 yıl hapis cezası karşılıkları var. Sarraf’ın savcılık makamı ile anlaşma şartları önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaktır ama muhtemel opsiyonlar: I) Düşük sınırdan ceza (tutukluluk hali de göz önünde bulundurularak), II) Ceza almama ve koruma programında kalma, III) İade edilmeme vs. olabilir.
 
SERİ ŞEKİLDE YARGILAMA
 
3 - Yargılama nasıl sürecek? 
 
Yargılamada esas prensip başladığı gibi bitmesidir. Özellikle delillerin kaybolma ihtimal ve şüphesi, ulusal güvenliği ilgilendiren durumlar varsa peşi sıra duruşmalar ile yargılama sonuçlandırmaya çalışılır. Burada da her gün iki oturum duruşma yapılıp yargılama seri bir şekilde sürdürülecektir.
 
SARRAF SORGULANACAK
 
4 - Mahkeme nasıl ilerleyecek? 
 
Amerikan hukukunda taraflar eşit imkanlara sahip olmak zorundadır. Tanıklar ve diğer deliller mahkemede taraflarca çapraz sorgulanmak (cross examination), niteliği, gerçekliğinde şüpheye yer bırakmayacak şekilde irdelenmektedir. Sarraf şu an anladığımız kadarıyla savcılık makamının en önemli delillerinden biri olduğu için duruşmaya çıkıp taraflarca sorgulanacaktır.
 
JÜRİ SUÇLU/SUÇSUZ DİYECEK
 
5 - Önce jüri mi kararını açıklayacak?  
 
n Jüri sisteminin felsefesinde her suç aslında topluma karşı işlenen bir suçtur ve toplum zarar görür ilkesi yatmaktadır. Dolayısıyla zarar görenleri temsilen jüri üyeleri yargılamaya katılır. Jüri sistemi bazı yönleriyle eleştirilmektedir. Hukuk Muhakeme Kanunu (Procedural Law) uyarınca jüri yargılamasında jüri oybirliği ile suçlu/suçsuz kararı verir. Daha sonra ceza hakim tarafından verilir.
 
SAVUNMA YAPMAYAN SANIKLAR
 
6 - İddianameye göre dokuz sanık var ama ikisi tutuklu. Diğer sanıklar nasıl yargılanacak? 
 
Yargılama şu an tutuklu bulunan sanıklar üzerinden devam edecektir. Diğer sanıkların hakkında “due process” ilkesi gereği savunma yapmadıkları için hürriyeti bağlayıcı bir karar çıkamaz.
 
SAVCILIK HER DELİLİ ALABİLİR
 
7 - İddianame 52 sayfa, 105 madde. Suç tarihleri 2010-2015 arası. İddianamede Sarraf ile Süleyman Aslan, Sarraf ile Levent Balkan, Sarraf ile Hakan Atilla arasındaki konuşmalara yer verilmiş. Ancak bu konuşmaların ne zaman, nerede yapıldığı, nasıl kaydedildiğine yer verilmemiş. Amerikan hukukuna göre; bir başka ülkede teknik takip veya iletişiminin dinlenmesi mümkün mü? Neden iddianamede bu görüşmelerin kaynağı belirtilmemiş?
 
Bu konuda bir kaynak bilgisine sahip değilim, yorum yapmam doğru olmaz. Ama savcılık makamı kendi eriştiği ve/veya Türkiye’de mahkemelere konu olmuş her türlü delili alabilir. Bu delillerin kredibilitesi ve delil olma vasıfları tarafların vekilleri ve hâkim tarafından duruşmalarda sorgulanacaktır.
 
DELİLLERİN KREDİBİLİTESİNİ HAKİM SORGULAYACAK
 
8 - Sarraf, Süleyman Aslan gibi isimler Türkiye’de soruşturuldu ve haklarında takipsizlik kararı verildi. Bu takipsizlik kararı, davada, sanıklar lehine delil olarak kullanılabilir mi?
 
Sanık vekilleri bu ve benzeri deliller kullanabilir. Fakat daha önce söylediğim gibi bu delillerin kredibilitesi ve delil olma vasıfları tarafların vekilleri ve hâkim tarafından duruşmalarda sorgulanacaktır.
 
BİRKAÇ AY İÇİNDE SONUÇLANIR
 
9 - Duruşmalar tahmini kadar sürer?
 
Bunu kestirmek çok zor, çünkü Amerika’da yargılama bir satranç oyunu gibi taktiksel ilerler, yeni olgular, deliller çıkabilir. Ayrıca bu davanın politik bir yansıması da olduğunu görmezden gelmemek lazım. Şunu söyleyebilirim; Türkiye’deki gibi yıllarca süren bir yargılama olmayacaktır. M. Hakan Atilla’nın avukatları savcılık  makamının binlerce sayfa esaslı delil sunduğunu ve bunu inceleme zamanının olmadığı iddiası ile iki hafta süre uzatma talebi bile yargıç Richard M. Berman tarafından reddedildi. Yargılama süresi için bir kaç aydan bahsetmek yanlış bir tahmin olmaz sanırım.
 
SARRAF KELEPÇEYLE GETİRİLDİ
 
ABD’nin New York kentinde tutuklu yargılanan Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla jürili davada yargıç karşısına çıktı. Tanık olarak konuşan Rıza Sarraf ise duruşmaya ayakları kelepçeli ve turuncu cezaevi tulumuyla getirildi. 
 
Sarraf, “ABD’ye neden geldiniz?” sorusuna, “ABD’ye tatil ve kızımı Disneyland’a götürmek için geldim. Gelince FBI beni tutukladı” yanıtını verdi. Sarraf, 2016’da Miami’ye gidişine ilişkin, “Neyle karşılacağımı bilmiyordum. Uzun bir seyahatin ardından şoke olmuştum. Doğru yanıtları veremedim. Endişeliydim” ifadesini kullandı. Tanık olarak ifade vermesinin 3 amacı olduğunu belirten Sarraf, “Gerçekleri söylemek, ABD hükümetiyle işbirliği yapmak ve bundan sonra suç işlememek” dedi. Sarraf, kendisini yöneltilen 7 suçu da kabul ettiğini söyledi. “ABD ile işbirliği yapmak cezaevinden çıkmak için en hızlı yoldu” ifadelerini kullanan Sarraf, bir cezaevi gardiyanına içki getirmesi ve cep telefonunu kullanması için rüşvet verdiğini de itiraf etti. Sarraf, ayrıca, cezanın ne olacağı konusunda kimsenin kendisine söz vermediğini de ekledi. Sarraf, savcının “Şu anda FBI’ın tutuklusu musunuz?” sorusuna ‘Evet’ yanıtı verdi. Sarraf, “Otelde mi kalıyorsun?” sorusuna “İki haftadır FBI’ın denetimindeyim. Metropolitan Tutukevi’nde kalıyorum” dedi. 

ETİKETLER