“Türkiye Soma’laşıyor”

Geçen hafta liseden bir kız arkadaşımla 30 senenin üzerine, sohbet ederken bana “babam hiçbir şey bilmiyor, düşünsene ona gösterdiğimiz bambaşka bir hayat, bizim yaşadığımız bambaşka” dedi…

“Hiçbir şey mi bilmiyor?” dedim.

“Evet” dedi. Ve aile ve yalan üzerine düşünmeye başladım.

En korunaklı olduğumuz yerde bile yalan söylüyorduk…

Kim kime yalan söyler?

Niye söyler?

Tam yalan hakkında bir yazı yazmayı aklımdan geçirirken, Mehmet Altan’ın “büyük bir yalanı”net biçimde ortaya koyan yazısını okudum…

İlk cümlesiyle sarsıldım.

“Geçen hafta dünya Gazze trajedisi ve düşürülen Malezya uçağı arasındaki kanlı parantezde çalkalanırken, Türkiye de büyük bir Soma olma yolundaki macerasına devam etti…”

Türkiye Soma olma yolunda macerasına devam etti… Durumun bu kadar net bir cümleyle açıklanması beni sarstı gerçekten.

***

“Soma’daki katliamla ilgili yürütülen soruşturmanın ana delilini oluşturacak bilirkişi raporu için çekilen fotoğraf ve görüntüler, madencilerin içler acısı şartlarda çalıştırıldığını, madenin içini ve havalandırma alanını gösteren güvenlik kameralarının çalışmadığını, uyarı cihazlarının ve monitörlerin de çok eski teknoloji olduğunu ortaya koydu.

Haberin Devamı

Halbuki Soma AŞ, 2013 yılındaki yalap şap bir üretim artışı sayesinde İstanbul Sanayi Odası 500 büyük sanayi şirketi sıralamasında 34 sıra birden yükselmiş görünüyordu…

İşçiler korkunç yangında ölene kadar da Soma bir ‘başarı öyküsü’ olarak yutturuldu. Gerçek, ancak insanlar öldükten sonra ortaya çıktı.

Yukardaki görüntü bir üretim artışı, aşağıda ise cesetler... Soma’nın özeti işte bu. Yeni Türkiye’nin özeti de bu.” Diye devam ediyordu yazı.

***

Diyordu ki Mehmet Altan“Soma’yı anlarsanız, AKP’nin şimdiki yönetim anlayışını da anlarsınız. Yukarda her şey propaganda, görüntü, cila, yalan.

Altta ise ülkeyi çöküntüye götüren kanlı bir yağma…”

Mehmet Altan örnekler vermiş Soma’laşmamız konusunda.

“Hatırlayın, 27 Ocak - 6 Şubat 2011 tarihleri arasında Erzurum’un ev sahipliğinde düzenlenen ‘Dünya Üniversiteler Kış Oyunları’ için yapılan tesisler, yaklaşık 600 milyon liraya mal oldu.

Haberin Devamı

Tesisin açılışını 7 Ocak 2011’de fiyakalı bir şekilde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaptı.

Ve geçen hafta bu tesislerin içinde bulunan 100 milyon liralık Kiremitliktepe Kayakla Atlama Tesisi çöktü, neyse ki can kaybı yaşanmadı.

Erzurum’un ‘kış oyunları merkezi’ olma hayalini de yıkarak çöken pisti inşa eden Sarıdağlar Şirketi’nin ise AKP döneminde ‘ihale kapma yarışında’ adeta rekor üzerine rekor kırdığı ortaya çıktı.

Sarıdağlar inşaat şirketi, sektörde kamu ihalelerindeki başarısı ile tanınıyor.

1980’de kurulan şirketin son 12 yılda aldığı kamu ihalesi sayısı ise 40’ı geçiyor.

Özellikle spor tesisleri alanında şirket neredeyse kazanmadık ihale bırakmamış.”

İnanılmaz değil mi?

***

“Türkiye’nin gerçeği bu, yukarda şaşalı bir görüntü, altta öldürücü bir çöküntü.”

Çarpıcı bir saptama, çarpıcı bir Türkiye özeti.

Altan, yargıdaki “Soma’laşmaya” da örnekler vermiş.

Siyaset’teki Soma’laşmaya da…

Görüntüyle gerçek arasındaki farkı, yalanı somut örneklerle sıralamış.

Haberin Devamı

***

Çocukların babalarına, eşlerin birbirlerine, arkadaşların arkadaşlara söylediği yalanların nedenlerini, bir ilişkide yalanın yerini hâlâ merak ediyorum…

Ama öyle büyük bir yalanın içinde geçiyor ki hayatımız bu “küçük” yalanlar birden önemsizleşiyor.

“Türkiye Soma’laşıyor” cümlesi, bütün gerçekliğiyle yüzüme çarpıp sarstı beni. “Kim kime yalan söyler” sorusuna, insanlar “yalana niye inanır” sorusunu da ekledi. Birçok şeye bu ülkede insanlar yalan olduğunu bile bile inanmayı seçmiyor mu?

Niye seçiyor acaba?

DİĞER YENİ YAZILAR