Salim Mubarek Al Şafi: Türkiye Barış Pınarı'nda diplomatik zafer kazandı

AA |  27 Ekim 2019 Pazar - 16:40 | Son Güncelleme : 27 10 2019 - 16:46

Katar'ın Ankara Büyükelçisi Salim Mubarek Al Şafi, Katar-Türkiye ilişkilerinin, iki devletin karşılaştığı her sorundan sonra daha da geliştiğini belirterek, Türkiye'nin, Barış Pınarı Harekatı'nda diplomatik bir zafer elde ettiğini bildirdi.


Katar'ın Eş-Şark gazetesine röportaj veren Al Şafi, iki ülke  ilişkileri ile Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör  koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzur getirmek amacıyla başlatılan Barış  Pınarı Harekatı'na ilişkin açıklamalarda bulundu.
 
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı aramasının, "açık bir destek mesajı" olduğunu ifade eden  Büyükelçi Al Şafi, bu mesajın, "Türkiye'nin terör saldırılarına karşı ulusal  güvenliği ve sınırlarını koruma hakkına destek verilmesi" yönünde bir içeriğe  sahip olduğunu aktardı.
 
Al Şafi, Arap Birliği'nin Barış Pınarı Harekatı'nı kınadığı açıklamayı  Katar'ın imzalamadığını hatırlatarak, "Biz tüm uluslararası platformlarda,  çıkarlarını savunan diğer ülkelerin aksine Türkiye'nin ulusal güvenliğini koruma  konusundaki meşru hakkına vurgu yapıyoruz." ifadesini kullandı.
 
TÜRKİYE DİPLOMATİK ZAFER ELDE ETTİ
 
Katar Büyükelçisi, harekatla ilgili Türkiye ve ABD arasında varılan  mutabakata ilişkin ise "Bu mutabakat, Türk diplomasisi için bir zaferdi. Aynı  zamanda bu diplomasinin, öngörülü oluşu ve bilgeliği de kabul edilmiş oldu."  değerlendirmesinde bulundu.
 
Al Şafi, Türkiye'nin uluslararası baskılar ve dış diktelere boyun  eğmediğini, bununla birlikte NATO üyesi stratejik bir müttefike geçici ve şartlı  olarak süre verdiğini belirterek, "ABD, Türkiye'nin sınırlarındaki terörü yok  etme hakkını dolaylı olarak tanımamış olsaydı, ABD Başkan Yardımcısı Mike  Pence'in olduğu bir heyeti müzakere yapmak için Türkiye'ye göndermezdi."  ifadelerine yer verdi.
 
Türkiye'nin daha sonra Soçi'de Rusya ile imzaladığı diğer anlaşmanın  da en az ABD ile yaptığı anlaşma kadar önemli olduğunu kaydeden Al Şafi, "Bu da  Türkiye için siyasi ve askeri bir başarıydı." ifadesini kullandı.
 
Al Şafi, Barış Pınarı Harekatı dolayısıyla Türkiye'ye yöneltilen  eleştirilerin çoğunun objektif nedenlere ve ikna edici argümanlara dayanmadığını  belirterek, şöyle devam etti:
 
"Bu eleştirileri yapan ülkeler neden Türkiye'nin kendi topraklarında  ağırladığı ve ev sahipliği yükünü üstlendiği 4 milyon Suriyeliye bakmıyor? O  ülkelerden herhangi biri bu kadar Suriyeli ağırladı mı? Bir yandan sınırlarını  koruyacağı, diğer yandan Suriyelilere emniyet içinde yaşayacakları vatan toprağı  temin edeceği güvenli bir bölge oluşturmak Türkiye'nin hakkı değil mi?"
 
İKİ ÜLKE İLİŞKİLERİ BÜYÜYOR VE GELİŞİYOR
 
 Katar-Türkiye ilişkilerini de değerlendiren Büyükelçi Al Şafi,  ilişkilerde uzun bir yol katedildiğini, iki ülkenin karşılaştığı her sorunun  ardından bu ilişkilerin daha da geliştiğini belirtti.
 
Ticari ve ekonomik ilişkilerin gerilediği yönünde ortaya atılan  iddiaların asılsız olduğunu dile getiren Al Şafi, şunları kaydetti:
 
"Herhangi bir gerileme yok. Bu iddialar, iki ülke arasındaki iyi  ilişkileri bozmak ve ortalığı karıştırmak isteyenler tarafından uyduruluyor.  Aksine Katarlı turistlerin oranı sürekli bir artış içinde. Geçen yıl sayıları 130  bini geçti. İki ülke arasındaki yatırımlar da devamlı bir iyileşme gösteriyor.  Türkiye Merkez Bankası verilerine göre, Türkiye Ocak-Ağustos 2019 tarihleri  arasında 4 milyar 282 milyon dolar doğrudan yabancı yatırım aldı."
 
Al Şafi, Türkiye'ye gelen yabancı sermaye yatırımlarında Katar'ın ilk  sıralarda yer aldığını kaydederek, Katar'ın 2022 FIFA Dünya Kupası'na ev  sahipliği kapsamında yaptığı hazırlıklar ve büyük altyapı projelerine Türk  şirketlerinin katkıda bulunduğunu aktardı.
 
İki ülkenin yatırımcılarının karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak  için ellerinden geleni yaptığına işaret eden Al Şafi, yeni fırsatlar ve  ortaklıklar oluşturmak için yatırımcılara yardımcı olmaya ve sorunlarını çözmeye  çalıştıklarını vurguladı.
 
Al Şafi, bu yıl sonunda iki ülkenin liderleri düzeyinde Beşinci Yüksek  Stratejik Komitesi'nin toplanmasını beklediklerini, bu toplantının da iki ülkenin  daha çok gelişmesine katkı sunacak ortaklıklar ve ekonomi anlaşmalarıyla  sonuçlanacağını ifade etti.