Sağlık çalışanlarını ilgilendiriyor! Emsal karar

28 Kasım 2020 Cumartesi - 8:46 | Son Güncelleme : 28 11 2020 - 8:46

Ordu’daki bir boşanma davasında, ebelik yapan anneden koronavirüs riski sebebiyle çocuğunun velayetinin alınarak babaya verilmesine yönelik karar, tartışma yarattı. Ordu Devlet Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri biriminde görev yapan ebe Cemile D. 7 yıldır evli olduğu Mehmet Atakan D.’ye boşanma davası açtı.


Mahkeme, çiftin 5.5 yaşındaki çocukları Kuzey’in velayetini geçici olarak anne Cemile D.’ye verdi. Ancak baba Mehmet Atakan D., avukatı aracılığıyla Ordu 2. Aile Mahkemesi’ne dilekçe vererek, “Çocuğun annesinin ambulansla sürekli evlere girip çıktığını, çocuğun korona dolayısı ile ağır risk altında bulunduğu”nu ileri sürerek velayeti istedi. Mahkeme de, ‘Koronavirüs hastalığının yüksek bulaşıcılığını göz önüne alarak çocuğun yüksek yararına olacağı’ gerekçesiye geçici velayeti babaya verdi. Annenin de çocuğunu, dini bayramlarda 1 gün olmak üzere 15 günde bir hafta sonları görmesine izin verildi. 
 
‘Amaca ve menfaate uymaz’
 
Hukukçular mahkemenin kararı yorumladı. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Şükran Eroğlu: “Çocuğun üstün menfaati iki, çocuğun hangi tarafta sosyal ekonomik kültürel olarak rahat ve daha iyi koşullarda yaşayacağı üç, anne ve babanın yaşam biçiminin çocuğa zarar verip vermeyeceği ya da anne ve babanın ekonomik durumunun çocuğu zor durumda bırakıp bırakmadığına bakılmalıdır. Dolayısıyla kovid, 5 yaşında anne şefkati ve bakımına ihtiyacı olan bir çocuğun babaya verilmesi için sebep olmamalıdır. Hakim, annenin çocuğa nasıl baktığını ve çocuğun hangi koşullarda yaşayacağını gözetmeli. Sadece ‘Sağlık olarak ciddi bir risk taşıyor’ denilerek çocuğun velayetin babaya verilmesi kanundaki amaca da, çocuğun menfaatine de uymaz. Bu kararı bir hukukçu olarak doğru bulmuyorum. Karar emsal olarak düşünülemez. Çünkü bir tek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları emsal olabilir. Ama böyle bir uygulamanın başlatılıyor olması çok yanlış.”
 
‘Yanlış emsal oluşturur’
 
n Avukat Süreyya Kardelen Yarli: “Hakimin bu konuda takdir yetkisi vardır ancak bu takdir yetkisini çocuğun üstün yararı lehine kullanılmalı. Burada çocuk yaş olarak henüz anneye bağımlı olduğu yaşta. Söz konusu davada annenin sağlık personeli olması çocuk için risk teşkil etse de babanın da çalışıyor olması ve dışarda temas halinde olması da bir risktir. Bu karar salgın döneminde çalışmak zorunda kalan ve anne olan tüm sağlık personellerini boşanma davası açtıklarında çocuklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakır. Sağlık personeline ve kadınlara yönelik şiddetin arttığı bu dönemde kadın düşmanlığı olarak nitelendirilebilecek hukuken de alt yapıdan yoksun bu kararın emsal teşkil edilmemesini temenni ediyoruz.”
 
‘Adaletli değil’
 
Avukat Makbule Özer: “Çocuğun üstün menfaati neyi gerektiriyor ise, velayet konusunda bu menfaat kapsamında belirleme yapılması gerekliliği Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarındandır. Çocuğun sağlıklı yaşam hakkı da üstün menfaatine hizmet etmektedir. Ancak sağlıklı yaşam hem fiziksel hem de ruhsal bir bütün olarak ele alınmalı. Alıştığı çevre, duygusal gelişimi, anne ve babasının ebeveyn olarak çocuk ile ilişkileri, gibi birçok husus birlikte değerlendirilir. Pandemi sürecinden yola çıkarak annenin ambulans hemşiresi olmasını göz önüne alarak; çocuğun alışık olduğu çevreden, yaşı itibarı ile muhtaç olduğu anne sevgi, ilgi ve şefkatinden yoksun kalmasına sebebiyet verecek nitelikteki karar, haksızdır. Beraberinde birçok tartışmayı da getirecek niteliktedir. Bu sadece velayet konusunda değil, sağlık çalışanlarının diğer alanlarda da ayrımcılığa uğramasına sebep olabilir. Bu konuda hakimin sadece çocuğun üstün menfaatini düşünmesi gerekir. Ancak bu kriterin hukuken tam belirlenmiş bir sınırı ve tanımlaması yok.”
 
Tepki yağdı
 
Ordu’da görülen bir boşanma davasında mahkemenin, sağlık çalışanı olması nedeniyle ebe hemşire Cemile D.’den çocuğunun velayetini alarak, babaya vermesi kararına, meslek örgütlerinden tepki yağdı. Milliyet’e konuşan Türk Hemşireler Derneği Genel Başkanı Sevilay Şenol Çelik, kararın kabul edilemez olduğunu belirtti. Sağlık çalışanların, çalıştıkları yerlerde olduğu gibi aile içerisinde de bulaşı önlemeye yönelik gerekli önlemleri aldığını kaydeden Çelik, “Burada anne, çocuğu ve mesleği arasında karar vermek, tercih yapmak zorunda bırakılıyor. Bu bir sağlık çalışanının, çocuk haklarının ihlal edilmesidir. Diyelim ki iki ebeveynin ikisi de sağlık çalışanı ve boşanıyorlar. Çocuk hangisine verilecek?” diye konuştu.
 
‘Cezalandırma gibi’
 
Ebeler Derneği Başkanı Doç. Dr. Nazan Karahan da, kararla pandemi sürecinde bu kadar özveriyle çalışan bir meslek mensubunun cezalandırıldığını düşündüğünü kaydetti. Karahan, “Bu kadar yoğun süreçte kimse elini taşın altına koyamazken, korkarken, hastanede çalışıyorsunuz diye evladınızdan oluyorsunuz. Gerçekten çok üzücü. Öte yandan ebeler, şu anda sahada ve pandeminin kalbinde çalışıyorlar. Fakat ne yazık ki hiç gündemde değiller. Sanki ebenin pandemide hiç rolü yokmuş gibi... Oysa filyasyon çalışmalarında sıklıkla ebeler görev alıyor. Buna üzülürken bir de meslektaşımızın bu özverili çalışmasının sonucu olarak çocuğunun velayetini kaybetmiş olmasına gerçekten çok üzüldük. Bu bir cezalandırma gibi oldu” dedi.
 
‘Korona salgını benim suçum değil’
 
Ordu 2. Aile Mahkemesi, Evde Sağlık Hizmetleri Servisi’nde çalışan ebe Cemile D.’nin yanında kalan çocuğunun velayetini, koronavirüs pandemesini gerekçe göstererek boşanma aşamasında olduğu eşine verdi. Kararın iptali için başvuran anne Cemile D., “Kovid-19 benim suçum değil. Ben adaletin yanlış tecelli olarak aldığı kararı, düzeltmesini istiyorum. Çünkü bu emsal olacak” diyerek çocuğunun velayetinin yeniden kendisine verilmesini istiyor.
 
Karardan dolayı üzgün olduğunu belirten Cemile D., “Ben şu anda ayakta duruyorum ama çok kötü duygulardayım. Bir annenin, bir kadının, meslekle ve annelik bağlarıyla ve çocuğuyla bir tercih arasında bırakılması kadar kötü bir nokta yok. İşimi yapmak zorundayım, çocuğumu ve geçimimi sağlamak zorundayım. Kovid-19 sürecinde ben bir kez bile izin kullanmadım. Eminim ki pandemi sürecinde o hâkime hanım da balkona çıkıp sağlıkçıları alkışlamıştır. O da belki biz sağlık çalışanlarını destekledi. Bu tarz bir kararı verdiğine ben inanamıyorum” diye konuştu.
 
Cemile D.nin avukatı İrfan Demir de karara itiraz ettiklerini kaydederek, “Çocuk, anne çalıştığı sırada polis tarafından alındı. acil yeni karar bekliyoruz” dedi.  (Milliyet)