Gazetevatan.com » Yazarlar » ‘Mazeret’ mi dediniz?

‘Mazeret’ mi dediniz?

08 Eylül 2017 Cuma


“Benim adım Nick Vujicic

Dünyayı dolaşmaktan,

golf oynamaktan ve yüzmekten hoşlanırım.

Hayatı yaşamayı seviyorum.

Ben mutluyum...”

Bunları söyleyen kişinin iki kolu ve iki bacağı yok!

Hem de doğuştan...

Adı, Nick Vujicic.

Konferanslarında solukların kesildiği an, iki kolu ve iki bacağı olmayan Nick’in yerden kalkış anı...

Kalkmadan önce, yerdeyken şunları söylüyor: “Her insan hayatta zaman zaman bu derece umutsuz olduğu zannedilen durumlara düşebilir. Hatta tekrar ayağa kalkabilmek için her türlü imkan ve enstrümandan yoksun da kalabilir. Şimdi sizlere soruyorum: ‘Benim iki kolum ve iki bacağım yok. Ben 100 kere tekrar ayağa kalkmayı denesem ve 100nde de başarısızlığa uğrasam, tekrar ayağa kalkabilme hususunda tüm umutlarımı yitirmeye hakkım veya şansım var mı? Sizce 101. sefer denemeyi dahi düşünmemeli miyim?’ Maalesef benim öyle bir şansım yok. Yaşamımı devam ettirebilmek için ne yapıp edip tekrar ayağa dikilmek zorundayım.”

Bir an sessizlik oluyor, sonrasında müthiş bir uğultu, alkış sesleri yankılanıyor...

Herkes ayakta...

Parıldayan gözler, aynı zamanda yaşlı...

Nick’in alnı kıpkırmızı, yerden kalkmak için kitaptan destek alıyor...

***

Doğumu esnasında babası da doğumhanede, annesinin yanındaymış. Doğum anında Nick’in sol omzunun olmadığını görmüş, dayanamayıp doğumhaneden dışarı çıkmış. Doğum sonrası doktor yanına gittiğinde, “Çocuğumun sol kolu yok!” demiş. Doktor, “Hayır, sadece sol kolu değil, çocuğunuzun kolları ve bacakları yok!” cevabını vermiş...

Nick, uzun bir süre annesine gösterilmemiş...

Sonra psikologlar devre giriyor ve olayı anneye açıklıyorlar.

Anne, önce olayı kabullenemiyor...

***

Avustralya’da 1982 yılında dünyaya gelen Sırp asıllı Nick Vujicic, çok ender görülen bir gen bozukluğu sebebiyle uzuvları olmadan dünyaya geldi.

Tetra-Amelia sendromu yüzünden kolları ve bacakları olmayan Nick’in, sol ayağında sadece iki parmak bulunuyor.

Çocukluk ve gençlik yıllarında çok zorlandı, ağır depresyonlar geçirdi.

Okulda kendisiyle alay edildiği için 10 yaşında intihara teşebbüs etti, kendini suya atıp boğmak istedi. Başaramadı...

Ailesi destek oldu. Annesi, bir gün engelleri olan fakat buna rağmen hiç pes etmeyen bir adam hakkında bir makale okudu.

Bu yazıyı, Vujicic’in hayata bakış açısını değiştirdi, engellerini benimsemeye başladı.

“Sahip olmadıklarım için Tanrı’ya kızmaktansa,

sahip olduğum şeyler için şükretmeyi öğrendim.

Sınırları olmayan bir yaşam için,

ne kola muhtaçsın, ne de bacağa.

İhtiyacın olan tek şey,

sınırları olmayan bir akıl...”

***

Kısa sürede günlük işlerini tek başına yapmayı öğrendi. Vücudunda bulunan iki ayak parmağıyla kalem tutup yazmaya başladı. Bilgisayar kullanmayı, tenis topuyla oynamayı, davul çalmayı, saçını taramayı ve tıraş olmayı öğrendi.

Yedinci sınıftayken okul birliğine üye oldu. 17’sine geldiğinde yaptığı konuşmalarla binlerce insana umut aşıladı. Kısa bir süre sonra ‘Life Without Limbs’ (Uzuvsuz Hayat) derneğini kurdu.

21 yaşında çift anadal yapan Vujicic, kitap yazdı ve konuşmalarını DVD formatında piyasaya sürdü. Kitapları satış rekorları kırdı...

Kitabını sol ayağındaki iki parmağıyla yazdı...

Kısa filmlerde ve belgsellerde rol alan Vujicic, California’ya taşındı.

25 ülkede yüzlerce konferansa katılan Nick, 29 yaşına geldiğinde 3 milyonu aşkın insana yaşamın öneminden bahsetti. Konuşmalarında, umut ve pozitif düşüncenin hayata tutunmak için çok önemli olduğunu vurguluyor. Kanae Miyahara ile evlenen Nick’in iki çocuğu var.

Yazımızı Nick’in bir başka sözüyle sonlandıralım: “Sınırlı olan insan değil, onun düşünceleridir. Zihnimizdeki duvarları kaldırdığımızda belki de kendimizi bile hayretler içerisinde bırakabilecek şeyler yapabiliriz. Kaç kere denediğiniz değil, nasıl bitireceğiniz önemlidir. Ne kola ne de ayağa ihtiyacın var, yalnızca sınır kabul etmeyen bir akıl yeterlidir.”

***

Milli Eğitim Bakanı olsam, yapacağım en önemli iş, Nick’i Türkiye’ye davet etmek olurdu.

Öğrencilerle buluşmasını sağlar, onlarca konferans verdirirdim...