Gazetevatan.com » Yazarlar » Geç kalmış onurlu bir davranış...

Geç kalmış onurlu bir davranış...

23 Ağustos 2017 Çarşamba


Yıl 1974...

Anılar canlandı, 70’li yıllara gittim...

Prof. Dr Altan Günalp, merkezi sınav sistemi fikrini ortaya attı.

Kabul edildi, teknik altyapı kuruldu, personel yetiştirildi.

Başkan Prof. Dr. Altan Günalp, yardımcısı da Fethi Toker oldu...

‘Üniversite Seçme Yerleştirme Sınavı’ (ÜSYS) olarak başladı.

Sonra ‘Üniversite Seçme Sınavı’ (ÜSS) oldu.

Daha sonra ‘Öğrenci Seçme Sınavı’ (ÖSS) denildi.

Buna ‘Öğrenci Yerleştirme Sınavı’ (ÖYS) eklendi.

Ağzını açan olmadı, tek bir itiraz yapılmadı.

Tek kanal devrinde televizyona çıkar, sınav sonuçlarını bizzat kendisi açıklardı.

Geliştirdiği yöntem, sistemde arızaya izin vermezdi.

Sistem ve kuruma güven esastı...

En güvenilir isimdi, yaşarken efsane olmuştu.

Erken vefat etti...

Yetiştirdikleri bocalamadı, hiç hata yapmadı.

Yanlış soru, eksik hesaplama, soru çalınması görülmedi.

Yerine Fethi Toker geçti, bir şey değşmedi.

Sistem ‘tıkır tıkır’ çalışmaya devam etti.

Rahmet ve minnetle anıyoruz.

Hey gidi günler hey...

***

Yıl 2017...

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir, görevini bıraktı. Demir “ÖSYM’nin kurum olarak tartışılmasının önüne geçmek maksadıyla görevden ayrılma talebimi ilgili makama bugün itibarıyla sunmuş bulunmaktayım” dedi.

ÖSYM Başkanı, istifa ederek ‘geç kalmış onurlu bir davranış’ sergiledi.

Yaptıkları hataları kabul etmiyoruz, ama onurlu davranışı takdir ediyoruz.

Örnek olmasını diliyoruz...

Başkan, “Kusurumuz var, kurum olarak böyle yapmamalıydık” dedi.

İtiraf, samimi...

Ancak yapılan hatalar, kabul edilebilir cinsten değil!

Bir değil...

İki değil...

Üç hata...

Hem de üst üste!

Sorular yanlış hazırlandı, 7 bin adayın Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) eksik hesaplandı, ek puan unutuldu. ‘Kazanan’ adaya ‘kaybettin’, ‘kaybeden’ adaya da ‘kazandın’ dendi, bir de ‘Pardon!’ kelimesi eklendi.

ÖSYM tarihinde ilk kez böylesi bir olayla karşılaştık.

***

Ömer Demir, inceleme sonucu ortaya çıkan ön değerlendirmede hatanın, yerleştirme işlemlerini bu yıl ilk kez yapan görece yeni bir ekip tarafından yapılması ve aynı kişiler üzerindeki yoğun iş yükünden kaynaklandığı sonucuna varıldığını söyledi.

Demir, “Ancak bir özrün hatasız bir işlemin yerine geçmeyeceğinin de farkındayız. Başka ne yapmalıyız? Yapacağımız her şey,  bu ayrılışın benzer durumların ortaya  çıkmamasına katkı sağlamasıdır” dedi.

Ne diyelim, verilmiş sadakamız varmış; bununla geçmiş olsun!

Allah beterinden saklasın...

***

İlginç bir yıl yaşıyoruz...

Sınavsız geçiş kaldırıldı, meslek liseleri çuvalladı; doğru düzgün rehberlik yapılmadı, adaylar ne yapacağını bilemedi; bol keseden kontenjan dağıtıldı, kimse rağbet etmedi; açıköğretim, ‘açık’ olmaktan çıktı, ‘Lejyoner’ sınıfına terfi etti; ek yerleştirmede rekor kırıldı, 300 bini aşan kontenjan boş kaldı...

Sorunlar bitmiyor...

Peki bu neden böyle oldu? 

‘İş bilmezlik’ desek, kabul edilemez; ‘iş güzarlık’ desek, haksızlık etmiş oluruz; açıkçası ne diyeceğimi bilemedim...

***

Ömer Demir, istifa dilekçesine ilişkin kendisine dönüş olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine, “İstifamı verdim, ilgili makamların takdirin e sundum sonucunu bekleyeceğim” dedi .

Sayın Demir, bizim bu soruya cevabımız ne yazık ki ‘Bis, bis bis’ olmayacak!