Rütbeli havacıların darbe girişimi davasında karar

30 Mayıs 2018 Çarşamba - 13:07 | Son Güncelleme : 30 05 2018 - 13:07

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Yalova'daki Hava Harp Okulu öğrencilerinin İstanbul'a sevkine ilişkin, eski Yalova Hava Meydan Komutanı ile Vodafone Park'a inen helikopter pilotlarının da aralarında bulunduğu 9'u tutuklu 16 rütbeli sanığın yargılandığı davada, 7 sanığa "anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.


İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar  dönemin Yalova Hava Meydan Komutanı eski Albay Metin Yıldırım, eski Kurmay  Binbaşı Mehmet Gürler, eski teğmenler Sabri Çalışkan ve Faruk Şimşek, eski  Astsubay Hasan Yıldırım ile Hava Harp Okulu 5. Filo Komutanlığı'nda görevli  helikopter pilotları eski üsteğmenler Hasan Kaya ve Tuncay Yıldırım ile Ali  Yağmur ve Faruk Özdemir katıldı.
 
Tutuksuz 7 sanığın da hazır bulunduğu duruşmada müdahil kurumlar  Başbakanlık ve TBMM'yi ise avukatları temsil etti.
 
Avukatın "aslında FETÖ yok" açıklaması
 
Duruşmada, sanık ve taraf avukatlarının daha önce verilen mütalaaya  karşı beyanları alındı. Söz alan sanıklardan Hasan Yıldırım'ın avukatı Muazzez  Görkem Büyükgövez'in savunma yaparken "FETÖ'nün hep birlikte yaratılan bir örgüt  olduğu ve aslında böyle bir örgütün bulunmadığı" yönünde beyanı, mahkeme  heyetinin tepkisini çekti. Başkan Abdurrahman Orkun Dağ, avukat Büyükgövez'i  uyardı.
 
Son sözlerin ardından davaya ilişkin kararını açıklayan mahkeme  heyeti, sanıklar Ali Yağmur, Faruk Özdemir, Faruk Şimşek, Hasan Kaya, Mehmet  Gürler, Metin Yıldırım ve Tuncay Yıldırım'ın, "anayasal düzeni zorla değiştirmeye  teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar  verdi.
 
Suçun vasıf ve mahiyeti, meydana gelen zarar, tehlikenin ağırlığı, suç  içindeki konumları, fiilden sonraki davranış biçimleri ve pişmanlıklarının  olmayışı nedenleriyle sanıklar hakkında herhangi bir takdiri indirim yapmayan  heyet, bu sanıklarla ilgili "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan, "darbeye  teşebbüs" suçundan ceza aldıkları için ayrı bir ceza verilmesine yer olmadığına  yönelik karar verdi. Sanık Tuncay Yıldırım ayrıca, "iş yeri dokunulmazlığının  ihlali" suçundan 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
 
"Darbeye teşebbüs" suçundan beraat
 
Tutuklu sanıklardan Astsubay Hasan Yıldırım ve Teğmen Sabri  Çalışkan'ın suç içerisindeki konumları, amaç ve saikleri göz önüne alındığında  cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil  elde edilmediğinden, "darbeye teşebbüs" suçlarından beraatlerine hükmeden heyet,  sanık Hasan Yıldırım'ın "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan 7 yıl 6 ay, Sabri  Çalışkan'ın ise aynı suçtan 10 yıl hapis cezasına çarptırılmasını kararlaştırdı.
 
Mahkeme heyeti, sanıklar Alaettin Mercan, Güven Üstündağ, İsa Akar,  Metin Demirci, Metin Demir, Serdar Madran ve Tayfun Arslan hakkında da "darbeye  teşebbüs" suçundan beraat hükmü kurarken, bu sanıklardan Metin Demir'e "silahlı  terör örgütü üyeliği" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası, diğer 6 sanığa ise aynı  suçtan beraat kararı verdi.
 
Tutulu sanıkların ceza miktarına göre bu hallerinin devamını  kararlaştıran heyet, haklarında beraat kararı verilen sanıklar Alaettin Mercan,  Güven Üstündağ, İsa Akar, Metin Demirci, Serdar Madran ve Tayfun Arslan hakkında  verilen adli kontrol tedbiri uygulamalarının kaldırılmasına ve bu sanıklara  beraat ettikleri için geçen süreler yönünden tazminat davası açma haklarının  bulunduğunun hatırlatılmasına da hükmetti.
 
O avukata suç duyurusu
 
Duruşma sırasında söz alan sanıklardan Hasan Yıldırım'ın avukatı  Muazzez Görkem Büyükgövez'in savunma yaparken "FETÖ'nün hep birlikte yaratılan  bir örgüt olduğu ve aslında böyle bir örgütün bulunmadığı" yönünde beyanı  bulunduğunu aktaran heyet, bu avukat hakkında,  "silahlı terör örgütü  propagandası yapmak" suçundan, savcılığa karşı savunma sınırını aşan, savcının  şahsına yönelik sözleri nedeniyle de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç  duyurusunda bulunulmasına karar verdi.
 
İddianameden
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Yalova  Hava Meydan Komutanlığı ve İstanbul/Yeşilköy Hava Harp Okulu Komutanlığı  personeli olan sanıkların, darbeci askeri kanadın İstanbul'daki fiili  hakimiyetini sağlamak ve onları takviye etmek amacıyla sanık Hava Meydan Komutanı  Kurmay Albay Metin Yıldırım'ın talimatı ve yönlendirmesiyle bir grup Hava Harp  Okulu öğrencisini mühimmatlarıyla otobüse bindirerek İstanbul'a naklettikleri  aktarılıyordu.
 
Nakil amacıyla hazırlanması istenen ikinci grubun ise darbe  girişiminin başarısız olması nedeniyle İstanbul'a gönderilemediği belirtilen  iddianamede, sanıklardan helikopter pilotları Tuncay Yıldırım ve Hasan Kaya'nın,  silahlı ve teçhizatlı helikopterle İstanbul'a personel naklettikleri  kaydediliyordu.
 
Suçtan zarar gören Beşiktaş'ın stadı Vodafone Park'a helikopterlerle  inilerek, işgal edilecek bölgelere ekip göndermeye çalışıldığı kaydedilen  iddianamede, darbe girişiminin başarısız olması üzerine sanıkların Yalova'ya geri  döndükleri anlatılıyordu.
 
Bazı sanıkların terör örgütüyle bağlarını kabul ettikleri aktarılan  iddianamede, sanıkların geneli açısından terör örgütüyle aralarında süreklilik ve  çeşitlilik arz edecek şekilde organik bağ bulunduğu ifade ediliyordu.
 
İddianamede, sanıkların, "TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya go?revini  yapmasını engellemeye tes?ebbu?s etme", "Tu?rkiye Cumhuriyeti Hu?ku?metini  ortadan kaldırmaya veya go?revini yapmasını engellemeye tes?ebbu?s etme",  "Anayasal du?zeni ortadan kaldırmaya tes?ebbu?s etme" ve "silahlı tero?r  örgu?tu?ne üye olma" suc?larından 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 7,5 yıldan  15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyordu. Tuncay Yıldırım ve Hasan  Kaya'nın da ayrıca, "is? yeri dokunulmazlıg?ını ihlal" suçundan 3 yıldan 8'er  yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyordu.

ETİKETLER