Gazetevatan.com » Yazarlar » Fenerbahçe; hiçbir zaman sadece Fenerbahçe değil...

Fenerbahçe; hiçbir zaman sadece Fenerbahçe değil...

23 Ekim 2016 Pazar


Fenerbahçe...

Gazeteci’nin hayatında “ailesinden ilk duyduğu kulübün” adıydı...

Altı yaşında Beşiktaşlı olurken, esasen Fenerbahçe’den gelen aile genetiğinden koparak Beşiktaşlı oluyordu...

***

Gazeteci’nin gözünde; “Fenerbahçeli aile genetiğinden koparak gelinen Beşiktaş” ne kadar önemliyse; aile genetiğinin “sevmesi için beynine ilk kazıdığı kulüp olan Fenerbahçe” bir zıtlaşma ilişkisinin varoluşçuluğunda; Gazeteci’nin her zaman “özel merakla içindeki gelişmeleri dikkatle izlediği bir kulüp” olmuştu...

***

Fenerbahçe; hiçbir zaman sadece Fenerbahçe değildi...

Fenerbahçe; Türkiye’deki güç ve iktidar ilişkilerinin, tam merkezinde konuşlanan; “parayı ve gücü en fazla elinde bulunduranların” dönemsel olarak Başkanlığına geldiği ya da getirildiği bir kulüptü...

***

Gazeteci çocukluk yıllarından itibaren dönemin en güçlü şahsiyetleri; Faruk Ilgaz, Emin Cankurtaran, Ali Şen, Metin Aşık, Tahsin Kaya, Güven Sazak ve nihayet Aziz Yıldırım’ı Fenerbahçe kulübü başkanı olarak görmüş ve yaşamıştı...

*****

FENERBAHÇE VE MEDYA...

Fenerbahçe’nin Türkiye’yi yöneten gücüne; şahit olma dönemi ise; SHOW Haber’i yönetirken gerçekleşmişti...

SHOW TV’de spor servisini Şansal Büyüka-Can Tanrıyar ikilisi yönetiyordu...

***

Şansal Büyüka, hasta Fenerbahçeliliğiyle bilinen efsane spor müdürü Namık Sevik’ten sonra; yine bir Fenerbahçeli olan Nezih Alkış’la birlikte Milliyet’e spor müdürü olan ünlü bir gazeteciydi...

Güneş gazetesi deneyiminin ertesinde televizyona geçmiş ve Türkiye’nin en ünlü spor anchorman’i olmuştu...

***

Her şeyiyle gazeteciydiler Şansal Büyüka da Can Tanrıyar da...

İliklerine kadar hemen hemen...

Ancak Gazeteci; Türkiye’nin ünlü gazetelerinde görev yapan spor medyasının, neredeyse tüm spor müdürlerinin Fenerbahçeli olduklarını fark etmişti...

***

Gazetelerin bir numaralı ismi olan genel yayın yönetmenleri  Galatasaraylı ve Beşiktaşlı olabiliyordu...

Gazetelerin patronları Beşiktaşlı ve Galatasaraylı olabiliyorlardı...

Ancak; bir gerçek hiç değişmiyordu...

Spor müdürleri ilginç bir şekilde hep Fenerbahçeli oluyordu...

***

Ancak Gazeteci; yedi yıla yakın bir süre beraber çalıştığı Şansal Büyüka-Can Tanrıyar ikilisinden daha önemli bir şey öğrenmişti...

Fenerbahçe’deki ilişkiler ağı; Türkiye’nin güç odaklarının ilişkiler ağının bizzat kendisiydi...

*****

KENAN EVREN; “MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ’NDE FENERBAHÇE AĞIRLIKTA...”

Galatasaray; lisesi, üniversitesi ve “establishment”taki gücüyle; uluslararası arenada etkili bir güçtü...

Fenerbahçe ise ulusal çapta; iktidarın merkezindeki güçtü...

***

12 Eylül darbesinin lideri Kenan Evren’e darbeyi yaptıkları günlerin hemen ertesinde “Milli Güvenlik Konseyi’nde çoğunluğun Fenerbahçeli olduğunu” söyletecek kadar etkili bir güçtü...

***

12 Eylül darbesinin lideri; “Fenerbahçe’den güç almaya çalışıyordu...”

Milli Güvenlik Konseyi’nin Fenerbahçeli ağırlıklı olduğunu söylemesinin nedeni buydu...

Fenerbahçe’den güç alıyordu; 12 Eylül gibi; en güçlü darbenin lideri...

*****

FENERBAHÇE BAŞKAN ADAYLIĞI İÇİN POTANSİYEL ADAYLAR; ALİ KOÇ... FERİT ŞAHENK... MURAT ÜLKER...

Gazeteci; Şansal Büyüka-Can Tanrıyar yönetiminde; Fenerbahçe kulübünün başkan düzeyindeki ilişkilerinin haritasını çıkartıyor; Türkiye’nin güç merkezlerinin coğrafyasında Fenerbahçe’nin inanılmaz ağını görüyordu...

***

Üzerinden yıllar geçtiğinde 2016 Türkiye’sinde; Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın yerine geçecek potansiyel adaylar listesinde  yer alan isimler şöyleydi... Ali Koç; Koç Holding...

Ferit Şahenk; Doğuş Grubu

Murat Ülker; Ülker Grubu...

***

Türkiye’nin finansal ve siyasal; en güçlü üç grubunun patronlarının isimleri; Fenerbahçe’ye potansiyel Başkan adaylarının ilk sırasını teşkil ediyordu... 

Başka söze hacet yoktu...

*****

AZİZ YILDIRIM-ALİ KOÇ REKABETİ...

Gazeteci 2016-2017 sezonunun Mayıs ayına denk düşen son günlerinde Fenerbahçe’de kaçınılmaz bir mukadderat sonucu; Aziz Yıldırım-Ali Koç karşılaşmasının olacağını görüyordu...

***

Aziz Yıldırım yıllar önce; Ülker grubuna basketbolu verdiği gibi; Koç grubunun çocukluğundan beri Fenerbahçe’yle yatıp kalkan şehzadesi Ali Koç’u Fenerbahçe yönetim kurulu üyeliğine getirerek, kulüp için bir sinerji yaratmak istemişti...

***

Ali Koç; 1907 Fenerbahçeliler derneğinin kurucusuydu...

Aziz Yıldırım’ın düşündüğü sinerjinin ötesinde; Başkan olmayı düşünen bir Fenerbahçeliydi...

***

Gün gelip Fenerbahçe’ye başkan olmak isteyeceği aşikardı...  Aziz Yıldırım, 18 yıldır Fenerbahçe’nin başındaydı...

Mayıs ayında 19. yılı dolacaktı...

Aziz Yıldırım zamanında Fenerbahçe 6 şampiyonluk elde etmişti... Tesisleşmede önemli başarıları vardı Yıldırım’ın...

***

Fenerbahçe için her şeyi yapacak derecede bir Fenerbahçe’liydi... Futbolun; futbol dışına kaydığı günlerde Türkiye’nin en güçlü futbol figürüydü... Ancak Türkiye’yi ele geçirmek isteyen güçlerin de tasfiye listesinin bir numaralı hedefi olduğu belliydi...

 

***

Şike davasında telefon tapelerinin gerçek olduğu kadar; Aziz Yıldırım’ın “Fenerbahçe’den tasfiye edilmek istemesi de bir o kadar gerçekti...”

***

Aziz Yıldırım; bu sürece kimselerin direnemeyeceği kadar güçlü direndi...

Hapse girdi; ancak Fenerbahçe Kulübü Başkanlığı’nı terk etmedi... Davalara girdi; müebbetle yargılandı, ama Fenerbahçe kulübü başkanlığından vazgeçmedi...

***

Ali Koç bir dönem yöneticisiydi Aziz Yıldırım’ın... Çok yakınlardı...

Ancak gün gelecek; bu yakınlık yerini tartışmalara, uzaklaşmalara, küslüklere ve mesafelere bırakacaktı...

---

(Devamı Salı günü)