Gazetevatan.com » Yazarlar » Hırsızlar evi soymaya değil; özel kasayı almaya gelmişlerdi...

Hırsızlar evi soymaya değil; özel kasayı almaya gelmişlerdi...

16 Ekim 2016 Pazar


Gazeteci’nin evindeki özel kasası monte edildiği dolaptan çıkartılarak götürüldü...

Bir Pazar öğleden sonrasıydı...

Hırsızlar Gazeteci’nin o sıralarda Pazar günleri öğle saatlerinde “evden çıktığını ve evde kimselerin olmadığını” tespit etmişlerdi!...

***

Gazeteci her Pazar öğlen, annesini, babasını, üç çocuğunu alıyor; ailesini yemeğe götürüyordu...

Pazar öğlen yardımcılar da küçük çocuklarla, yaşlı anne babanın yanında oluyor; Pazar birkaç saat evde hiç kimse olmuyordu...

***

Özel kasa hırsızları! her nasılsa bu durumun farkındaydılar!..

Pazar günü, ev ahalisi yemeğe çıktıktan sonra, eve giriyor; gayet stratejik bir noktada bulunan camı kesiyor ve evde hiçbir şeye dokunmadan direkt olarak üst kattaki dolabın içinde bulunan kasaya yöneliyorlardı...

***

Evin herhangi bir tarafında, en ufak bir düzensizlik, en ufak bir arama, dağıtma faaliyeti görünmüyordu...

Ev o kadar düzenli bırakılmıştı ki; Gazeteci evin soyulduğunu neden sonra, pasaportlarını almak için kasaya yöneldiğinde fark etti...

***

Kesilen camdan, biraz soğuk hava geliyordu; Evdeki fark; kesilen camla, dolaptan sökülerek alınan özel küçük kasaydı...

***

Kasada Gazeteci ile anne babası ve çocuklarının pasaportları vardı...

Amerika’ya gitmelerine çok az bir zaman kalmıştı... Amerika vizeli pasaportlar uçup gittiler...

Anne ve babasının yeşil pasaportları vardı kasada... Onlar da alınmıştı...

Üç yıl sonra hayata veda edecek anneciğinin son pasaportu hırsızlar tarafından götürülmüştü...

***

Ruhsatlı silahını da almışlardı hırsızlar... “Kendisine yönelik yapılan kirli ve derin operasyonlar hakkında tutmuş olduğu belgeler ve kayıtlar” da uçup gitmişti... Banka hesapları, kendisine karşı yürütülen kirli oyunu ortaya çıkartan belgeler de ustaca alınıp kasayla birlikte götürülmüştü...

***

Nokta atışı bir “hırsızlık” vakasıyla karşı karşıyaydı... Hırsızlar “evi soymaya gelmemişlerdi...”

Kasayı almaya gelmişlerdi... Evde dokunulmayan bütün eşyalar; bu durumu bütün açıklığıyla gösteriyordu...

***

Gazeteci; bilgisayarlarının çalınmasından sonra, özel kasasının bir Pazar öğle saatlerinde evinden götürülmesini; alelade bir hırsızlık vakasına bağlamayacak kadar akıllıydı...

***

Operasyon kesintisiz yürütülüyordu...

Dört bir yandan taraftan saldırılırken; Gazeteci en hassas yerlerinden savunmasız bırakılıyordu...

*****

ÜNLÜ SES SANATÇISININ İFADESİNİN YOK OLDUĞU DOSYA...

O sıralarda; “filmlerde görse, senaristle ve yönetmen amma da abartmış” diyeceği bir sahneyi kendi hayatında yaşayacaktı...

***

Minik çocuklarının annesinden ayrıldıktan sonra; bir aydan fazla göremediği çocuklarını görmek için dava açmıştı Gazeteci; çok ünlü bir avukatı tutarak...

***

O güne kadar adı bu davalarda çok sık görülen avukat; sonraki yıllarda televizyon ünlüsü Acun’un boşanmasında eşinin avukatı olarak sahneye çıkacak ve büyük tazminatlar kazanacaktı...

***

Gazeteci’nin çocuklarını görme hakkına kavuşabilmesi için; eski hayat arkadaşı ve manevi çocuğunun annesi; “gazetecinin nasıl bir baba olduğunu” anlatan yazılı; bir ifade vermişti mahkemeye...

***

Bir yıl sonra; taraflar anlaşınca, dava karşılıklı olarak çekilmişti...

Gazeteci bir süre sonra ünlü avukattan “dava dosyasını vermesini” istedi... Gazeteci bir arkadaşıyla dava dosyasını almak için buluştuklarında; dosyada ilginç bir şekilde “ünlü ses sanatçısının babalığıyla ilgili yazılı ifadesinin olmadığını” gördü...

***

Avukatlar; Gazeteciye imzalamasını istedikleri bir belge hazırlamışlardı...

Belgede; “Dava dosyasını avukatlardan aldım...” ifadesi yazıyordu...

***

Gazeteci; bir zamanlar aynı gazetede çalıştığı hanım meslektaşının önünde; “Eski hayat arkadaşım ses sanatçısının ifadesi dosyada yok... O ifade olmadan, dosyayı almayacağım... O da gelsin öyle alacağım...” dedi...

***

Bunun üzerine bürodan gelen görevli avukatlar dosyaları alıp gittiler...

***

Ortak protokol hazırlanıyordu; o sırada... Kafası dolu olduğundan; dosyaların eksiksiz olarak avukat tarafından gönderilmesini beklemekten başka bir şey yapmadı Gazeteci...

***

Üzerinden aylar geçti ve nihayet ünlü avukata “dosyaları, kendisine ya da yeni avukata vermesini” istedi...

Ünlü avukattan; cevap geldi...

Ünlü avukat, yeni avukata dosyaları verdiğini söylüyordu...

Gazeteci yeni avukatı aradı...

Yeni avukat; eski avukatın herhangi bir dosya vermediğini söylüyordu...

***

Gazeteci; tenis topu gibi bir o avukat, bir bu avukat arasında dönüp dururken; yeni avukat;

-“Madem vermiş... Aldığıma dair imzalı belgemi göstersin kabul edeyim...” dedi... Böyle bir belgesi yoktu ünlü avukatın...

***

Bir kişi tarafından taşınması bile zor olan iki kalın dosya ortadan kaybolmuştu... Ünlü avukat bir süre sonra, bu kez “dosyayı Gazeteci’ye verdiğini” iddia etmeye başladı...

Avukattan hukuki konuşma dilini öğrenen Gazeteci;

-“Peki nerede benim aldığıma dair imzalı kağıdım...” diye sordu...

Böyle bir kağıt yoktu doğal olarak...

***

Dosya yok olmuştu...

Ünlü ses sanatçısının, kızına yaptığı babalıktan sonra; eski hayat arkadaşının “baba”lığıyla ilgili “yazılı ifadesinin de kayıplara karıştığı gibi...”

*****

KUMPAS SUÇU...

 

Pasaportlar, kişisel bilgiler, banka belgeleri, resmi yazılar, kirli kumpasları ortaya çıkartan dokümanların sonra, çocuklarının davasındaki koskoca dosya ile ünlü ses sanatçısının “babalığıyla ilgili ifadesi de” yoklar kervanına katılıyordu...

***

Bir taraftan kirli bir operasyon; diğer yandan Gazeteci’yi savunmasız bırakacak hırsızlık olayı ve çocuklarla ilgili dava dosyasının, avukat bürosunda kaybolması vakası...

Her biri başlı başına bir suçtu...

***

Olayın tamamı ise; aralarındaki bağlar ortaya çıkartılırsa; “kumpas suçunun, onlarca defa tekrarından oluşan ağır suçlar kapsamına” giriyordu...

***

Bunca olaydan sonra o sırada yapacak tek bir şey kalmıştı;

-“Boşver...” dedi Gazeteci içinden...

-“Tanrı senin çocuklarına temiz duygularla ‘baba’lık yapmanı arzuluyor...

Bunun önünde hiçbir operasyon duramaz...

Senin; herhangi bir derin merkezle hiçbir derin operasyonun içinde olmadığını Allah biliyor... Hiçbir güç, bunun böyle olduğunu anlatamaz...

Allah; senin temiz duygularının arkasında olacak... Takma kafaya... Her şey zamanı gelince çıkacak ortaya...”