Gazetevatan.com » Yazarlar » Ölüm yıldönümde; Ankara'da Çiğdem Talu şarkıları dinliyorum

Ölüm yıldönümde; Ankara'da Çiğdem Talu şarkıları dinliyorum

28 Mayıs 2016 Cumartesi


Bugün 28 Mayıs 1983’de ölen, Çiğdem Talu’nun ölüm yıldönümü...
 
Tesadüf diye bir şey yok gerçekte...
 
Ben de 40. yıl gecesi için Ankara’ya gidiyorum...
 
***
 
Ankara yıllarımın; duygusal med cezirlerinin şarkılarının söz yazarıydı Çiğdem Talu...
 
***
 
Kolej yıllarımın; gençlik bohemini onun yazdığı şarkı sözleriyle yaşıyorum ben yıllarca...
 
Ölüm yıldönümünde, 40 yıl önceki mezuniyeti anmaya gidiyorum...
 
***
 
Bugün değişik şarkılardan okunan Çiğdem Talu şarkılarından bir demet seçiyorum sizler için...
 
***
 
Çiğdem Talu; hep Erol Evgin’in söylediği şarkılarla anılır...
 
Ancak bugün ben; sadece Erol Evgin’den değil, diğer şarkıcılardan da topladığım Çiğdem Talu şarkılarını derliyorum sizler için...
 
***
 
Çiğdem Talu şarkıları konusunda Erol Evgin’le aramdaki gizli bir rekabetten! olsa gerek...
 
Derlediğim bu şarkıların hepsi Erol Evgin şarkısı değil...
 
Ama hepsi Ankara şarkılarım benim...
 
Bugün onları dinlemek istiyorum...
 
 
AĞLIYORUM YİNE... NİLÜFER SÖYLÜYOR...  (2)
 
Elimde bir eski resmin,
 
Karşımda son mektubun var.
 
Şarkılarda senin ismin,
 
Etrafımda yabancılar...
 
 
 
Ağlıyorum yine, gündüz gece.
 
Son bir kere görmedim seni diye,
 
Çekilip bir köşeye ağlıyorum yine...
 
 
 
Ölüm bile daha kolay
 
Senden ayrı yaşamaktan.
 
Bu sokaklar, bu karanlık
 
Seni bana hatırlatan.
 
 
 
Ağlıyorum yine, gündüz gece.
 
Son bir kere göremedim seni diye,
 
Çekilip bir köşeye ağlıyorum yine...
 
 
 
MİNİK KUŞ; FÜSUN ÖNAL SÖYLÜYOR...  (3)
 
Gel minik kuş gel yanıma
 
Söyle söyle anlat bana
 
Aşık mısın sen de acaba
 
Gel minik kuş pencereme
 
Gel dertleşelim seninle
 
Bekler misin sen de hep böyle
 
Ah minik kuş ah bir bilsen
 
Hiç haber yok sevgilimden
 
Ancak sen anlarsın halimden...
 
 
 
Kon bakalım daldan dala
 
Git biraz daha uzağa
 
Şöyle bir uzan dağlara
 
Sor bakalım var mı gören
 
Sevgilimi oralarda
 
 
 
Çok özlemiş dersin onu görünce
 
Hep seni beklemiş dersin günlerce
 
Yalnız seni sevmiş de anlat ona
 
Bul onu getir yeter ki yanıma
 
 
 
Affetmiş de söyle ona
 
Devrilmez küçük bir taşla
 
Aşk denen o koskoca kaya
 
 
 
Söyle söyle anlat ona
 
dünyada sevgimden daha
 
Anlamlı bir şey yoktu başka
 
Dönme sakın bulmadıkça
 
Ondan haber almadıkça
 
Beklerim ben dünya durdukça
 
 
 
Kon bakalım daldan dala
 
Git biraz daha uzağa
 
Şöyle bir uzan doğlara
 
Sor bakalım var mı gören Sevgilimi oralarda
 
 
 
Çok özlemiş dersin onu görünce
 
Hep seni beklemiş dersin günlerce
 
Yalnız seni sevmiş de anlat ona
 
Bul onu getir yeter ki yanıma
 
 
HAYALİMDEKİ ADAM... YELİZ SÖYLÜYOR...  (4)
 
Ne zaman yalnız kalsam
 
Hayalimdeki adam
 
Sanki gerçekmiş gibi
 
Bulur beni
 
 
 
Ne söylesem ne anlatsam
 
Hayalimdeki adam
 
Anlar hemen halimi
 
Dinler beni...
 
 
 
Dur gitme; kim bilir belki de
 
Sendin hayalimde
 
Yaşattığım kimse
 
 
 
Dur söyle sen miydin benimle
 
Dolaşan el ele ufuksuz düşlerde
 
 
 
Bir gülsem bir ağlasam
 
hayalimdeki adam
 
Çok yakın bir dost gibi anlar beni
 
 
 
Bir gün gelir rastlarsam
 
Hayalimdeki adam
 
Görünce gözlerimi
 
tanır beni
 
 
 
Dur dinle; belki hep gerçekte
 
İnanmam bir kere, söylemem kimseye
 
Dur bekle dön bak gözlerime
 
İnsan sevinince ağlarmış gizlice...
 
 
İŞTE ÖYLE BİR ŞEY... EROL EVGİN SÖYLÜYOR...  (5)
 
Seni düşündüm dün
 
akşam yine
 
Sonsuz bir umut doldu içime
 
Bir de kendimi düşündüm sonra
 
Bir garip duygu çöktü omzuma
 
 
 
Hani ıssız bir yoldan geçerken
 
Hani bir korku duyar da insan
 
Hani bir şarkı söyler içinden
 
İşte öyle bir şey
 
 
 
Hani eski bir resme bakarken Hani yılları sayar da insan
 
hani gözleri dolar ya birden
 
İşte öyle bir şey
 
 
 
Seni düşündüm dün akşam yine
 
Sonsuz bir huzur doldu kalbime
 
Bir de kendimi düşündüm sonra
 
Bir garip duygu çöktü omzuma
 
 
 
Hani yıldızlar yanıp sönerken
 
Hani bir yıldız kayar ve insan
 
Hani bir telaş duyar ya birden
 
İşte öyle bir şey
 
 
 
Hani bir yağmur yağar da bazen
 
Hani gök gürler ya arkasından
 
Hani şimşekler çakar peşinden
 
İşte öyle bir şey...
 
 
SEVDAN OLMASA... EROL EVGİN SÖYLÜYOR...  (6)
 
Bende bu cehennem gibi yürek olmasa
 
Bende deli rüzgar gibi hasret olmasa
 
Bir de cana can katan o
 
Sevdan olmasa, sevdan olmasa
 
 
 
Bende bitip tükenmeyen umut olmasa
 
Ferhatın dağları delen sabrı olmasa
 
Bir de cana can katan o
 
Sevdan olmasa, sevdan olmasa
 
 
 
Gönlümde bu dinmek bilmez sızı olmasa
 
Gözlerimde gözlerinin izi olmasa
 
Bir de cana can katan o
 
Sevdan olmasa, sevdan olmasa
 
 
 
Aahh! Bu hayat çekilmez
 
Aahh bu hayat çekilmez
 
Sen olmasan canım
 
Aahh bu çile çekilmez
 
 
 İÇİMDEKİ FIRTINA... EROL EVGİN SÖYLÜYOR...  (7)
 
Gün ağarırken tek başıma oturmuşsam
 
Henüz daha gözlerimi bir an bile yummamışsam
 
Sen yoksan yine ben de yorgun ve yalnızsam
 
Hele bir de bir de canım hasretine kapılmışsam
 
Ve gözümde tütüyorsan buram buram
 
 
 
İşte o an bir fırtına kopar
 
Sanki yer yerinden oynar
 
Hoyrat bir rüzgar eserken
 
Sallanan gemi misali
 
Sallanır durur içimde dünya
 
 
 
Son ışıkları sönüyorsa sokakların
 
Yeni bir gün giriyorsa penceremden yavaş yavaş
 
Sen yoksan yine, bense suskun ve bitkinsem
 
Hele bir de kadehin gölgesine sığınmışsam
 
Ve yılların hesabını şaşırmışsam
 
 
 
İşte o an bir fırtına kopar
 
Sanki o an yer yerinden oynar
 
Kül rengi bir akşam vakti
 
Kaybolan renkler misali
 
Kaybolur gider gözümde dünya
 
 
 
İşte o an bir fırtına kopar
 
Sanki o an yer yerinden oynar
 
Bir koca çınar dalından
 
Savrulan yaprak misali
 
Savrulur gider güzelim dünya
 
 
HEP BÖYLE KAL... EROL EVGİN ZUHAL OLCAY SÖYLÜYOR  (8)
 
Herkes bir şey aldı götürdü benden
 
Kimi umutlarımı
 
Kimi inançlarımı
 
Kimi en güzel duygularımı
 
 
 
Sen başkalarına benzeme sakın
 
Hep böyle kal hep böyle kal
 
Hep cana yakın
 
 
 
Herkes bir şeyler aldı benden
 
Kimi bugünlerimi
 
Kimi yarınlarımı
 
Kimi en güzel duygularımı
 
 
 
Sen başkalarına benzeme sakın
 
Hep böyle kal hep böyle kal
 
Hep cana yakın