Gazetevatan.com » Yazarlar » “Duygusallaştın baba...”

“Duygusallaştın baba...”

27 Mayıs 2016 Cuma


Yarın çocukları alıp Ankara’ya gidiyorum...
 
Kolej’den mezuniyetimizin 40. yıldönümü kutlamasını yarın gece yapacağız Kolej Mezunları Derneği’nin düzenleyeceği yemekte...
 
***
 
Ankara Swiss Otelde olacak yemekli gece...
 
40 yıllık mezunlarla birlikte,  beşer yıl aralarla mezun olan bütün kolej’liler, 25 yıllık, 30 yıllık, 45 yıllık 50 yıllık mezunlar da katılacaklar geceye...
 
***
 
Pazar günü, ayrıca Kolej’in geleneksel kuru fasulye günü var...
 
Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Başkanı Selçuk Pehlivanlıoğlu dün telefonla arıyor...
 
-“Abi geliyorsun değil mi?..” diye...
 
***
 
Sonra da müjdeyi veriyor,
 
-“Pazar günü geleneksel
 
kuru fasulye günümüzü; okulun bizim okuduğumuz eski ilkokul ve ortaokul binalarında yapacağız...
 
Okuduğumuz sınıflarda... Kolej’in ilk binalarında...”
 
***
 
-“Çocukları Anıtkabir’e götürmeyi düşünüyorum... Kolej etkinliklerine de katılırlar ve yaşarlar diyorum... Bakalım gelmeye çalışacağız...” diyorum...
 
-“Çok iyi olur...” diyor...
 
***
 
Telefonu kapattıktan sonra çocuklara; hafta sonu programını açıklıyorum...
 
-“Şimdi sizin okuduğunuz ilkokul gibi, babanızın ilkokulunu göreceksiniz Ankara’da...
 
Sizin okuduğunuz Kolej’in Ankara’daki ilk binalarını gezeceksiniz...” diyorum...
 
***
 
Bunları söylerken, hafif tıkanıyor boğazım...
 
Bir şey fark ettirmediğimi düşünüyorum...
 
Mina hemen atlıyor,
 
-“Duygusallaştın baba...” diyor...
 
***
 
Bu lafın üzerine söyleyecek bir şey bulamıyorum;
 
-“Evet duygusallaştım...” diyorum...
 
 
40 YIL SONRA KOLEJ’E GİDERKEN...  (2)
 
1976 yılında mezun olup çıkıyorum Kolej’den...
 
Daha 17 yaşını bile doldurmamışım, liseyi bitirdiğimde...
 
16 yaşının son günlerindeyim...
 
***
 
O gün bana;
 
40 yıl sonra; Kolej’de okuyan üç çocuğumla 40. yıl mezuniyet gecesine katılacağımı söyleseler;
 
40 yılı kapsayan fırtınalarla dolu bir hayatımın olacağını anlatsalar;
 
Çocuklarımın annelerinin kimlikleri hakkında ipucu verseler; 
 
Bunu söyleyenlere ne derdim acaba?..
 
***
 
Aklıma gelir miydi böyle bir 40 yıl geçireceğim Kolej’i bitirdiğim 1976 Mayıs’ında...
 
 
İLKOKUL MERDİVENLERİ...  (3)
 
Pazar günü ilkokulun merdivenlerini göreceğim...
 
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini merdivenlerin bitiminde okuduğum ilkokul 3. sınıftaki halim gözlerimin önüne gelecek, o merdivenlerden çıkarken...
 
***
 
Ortaokuldaki kürsüden okuduğum günleri hatırlayacağım...
 
Sınıfları göreceğim...
 
Yemekhaneyi...
 
Anneciğin elimden tutarak beni getirdiği okul bahçesinde gezeceğim, geçmiş ayak izlerimi arayarak...
 
***
 
Çocukların yanında kalbim nasıl dayanacak bilemiyorum,  duygu tünelinin içindeki bu sırat köprüsü dakikalara...
 
 
EN YAKIN ARKADAŞIMIN, 30 YIL SONRA ÇALMASINI İSTEDİĞİ ŞARKI...  (4)
 
Kolej’in son sınıfında, en yakın arkadaşım Cemil’le (Sayek), okuldan sonraki 30 yıl sonrasını düşünürdük...
 
***
 
-“30 yıl sonra bir gün...” derdik;
 
-“Buralardan geçeceğiz... Yüzümüzde buruk bir hüzün...
 
Geçmişi anarak; bugünleri düşüneceğiz...”
 
***
 
Cemil bir gün bir plak getirmişti;
 
-“30 yıl sonra biz buralara yeniden geldiğimizde; arka fondan şu parça çalacak...” derdi...
 
***
 
Nereden bulmuşsa bulmuş Selda Bağcan’ın bir parçasını bulmuştu; Kolej sonrası hayat öykümüzün soundtrackı olarak...
 
***
 
Dün gibi hatırlıyorum...
 
Şöyleydi 1974 yılında çıkan o parça;
 
 
“BİR GÜNLÜK MUTLULUĞA BİR ÖMÜR ALIP GİTTİLER... NE GÜNLERDİ AH O GÜNLER...”  (5)
 
Ne varsa her şey hatırımda...
 
Sanki daha dünmüş gibi...
 
Senden gelen senin olan...
 
Ne varsa her şey hatırımda...
 
 
 
O günler, o günler...
 
Şimdi yabancı gibiler...
 
Bir gün mutluluğa
 
Bir ömür alıp gittiler
 
Ne günlerdi ah o günler...
 
 
 
Bir daha dönülse
 
Şu yalancı dünyaya...
 
Bir ömür verirdim ben yine
 
Seninle bir günlük mutluluğa...
 
 
ANITKABİR VE LİSENİN  KAPISI...  (6)
 
Lisenin kapısını aşarak  dışarıya açılan tuvalet penceresini gösterebilecek miyim çocuklara acaba?..
 
***
 
Dersleri asmak için pencereden nasıl kaçtığını babalarının?.. Dedelerinin üniversiteden apar topar nasıl çağırıldığını;
 
-“Çocuğunuza sahip çıksanız...” dediklerini...
 
- “Okul başlayalı iki ay oldu... Çocuğunuzun devamsızlığı 23 günü buldu...” diye serzenişte bulunduklarını o sabah...
 
***
 
Kolej kapısının önünde dedelerinin fötr şapkasıyla babalarına dönüp;
 
-“Teşekkür ederim oğlum... Çok teşekkür ederim...” dediğini...
 
***
 
Bunları anlatabilecek miyim çocuklara acaba?..
 
Bilmiyorum...
 
Bilemiyorum ki...
 
Bir Anıtkabir’e götüreyim çocukları Pazar sabahı hayatlarında ilk kez...
 
***
 
Ankara’yı bir hissetsinler...
 
Ankara’yı bir yaşasınlar...
 
Atatürk’ün Anıtkabir’ini bir görsünler...
 
TED Kolej’inin neyin üzerine kurulduğunu fark etsinler hele...
 
Sonra...
 
Sonrası Allah kerim...