Gazetevatan.com » Yazarlar » Gazetecilik onur ödülü...

Gazetecilik onur ödülü...

24 Mayıs 2016 Salı


Ünlü ve saygın derginin her yıl düzenlendiği ödül töreni yaklaşırken; derginin sahibi meslektaş beni telefonla arıyor...
 
Mayıs ayının son günlerine bir tarih veriyor; O tarihte İstanbul’da olup olmayacağımı, ödül törenine katılıp katılamayacağımı soruyor...
 
***
 
-“Bu yılki gazetecilik mesleği onur ödülünü; jürimiz size vermeyi uygun görüyor...” diyor...
 
-“Mayıs sonundaki ödül törenine katılırsanız mutlu edeceksiniz bizleri...”
 
***
 
Aktif gazetecilik yaptığım yıllarda; “kimsenin yapamadığı röportajları yaparak; kimselerin bulamadığı haberleri bularak, kimselerin cesaret edemediği rüşvet olaylarını canlı yayınlarda ortaya çıkartarak” gazetecilik ödüllerini aldığımı hatırlıyorum...
 
***
 
Gazeteciliğin Türkiye’de sadece etki ajanlarının “kirli algı operasyonlarının bir parçası haline gelmesinden sonra” ise; gazetecilik yapılacak mecra kalmıyor Türkiye’de...
 
***
 
Gazetecilik mesleğini; siyasi iktidarları manipüle ederek; tahrik ederek; gazetecileri hedef göstererek;
 
“teker teker ortadan kaldırtmayı amaçlayan güç” görünmeyen gizli bir güç...
 
***
 
Piyasada ünlü bir gazeteci ya da ünlü bir gazeteci eşi gibi görünen, asıl mesleği NATO ülkelerinde eski Soğuk Savaş döneminden kalma Gladyo-kontrgerilla örgütlenmelerinin gizli üyesi olan örgüt mensupları; kendilerine bağlı, “köşe yazarı, televizyon yorumcusu görünümlü” etki ajanlarıyla; “gazetecileri hedefe koyuyorlar...”
 
***
 
“Sahte bilgileri, yanlış bir algı yaratacak şekilde gerçekmiş gibi servis ettiriyorlar...”
 
***
 
Linç operasyonu başladıktan bir süre sonra, aynı kontrgerilla-gladyo örgütünün gizli mensupları, siyasi gücü elinde bulunduranlara sızıyorlar;
 
Hedefe koydukları gazeteciyi “hapse attırmaya, linç ettirmeye, ölümüne gidecek kanlı bir süreci başlatmayı amaçlıyorlar...”  
 
 
 
YAŞAYAN TANIKLAR YAŞAYAN KANITLAR...  (2)
 
Daha önce tanıkları ve kayıtları ile anlattığım bu çetelerden biri; 2002 yılında Mesut Yılmaz’ın liderliğinde yeni bir koalisyon hükümetinin kurulabilmesi için; benim SHOW Haber’den elimi çektiriyor...
 
***
 
Operasyonu yapan kişi; beş kişinin bulunduğu odada bana açıktan;
 
- “Bankalarımızı kurtaracak siyasi parti seni televizyon haberlerinin başında istemiyor...” diyor...
 
***
 
Çetenin mensupları; dönemin MİT müsteşarına;
 
-“Gazetecinin yaptığı haberler Türkiye’ye komünizmi getirebilir...” dedirterek; gazeteciyi hedef gösteriyor ve mesleki bitirme planını adım adım yürürlüğe koyuyor...
 
***
 
İftira sürecini o kadar hayasızca ve kalleşçe yapıyor ki çete; foyası her ortaya çıktığında yeni ve daha komik bir yalana sarılıyor...
 
 
ÇETENİN KARŞISINA ÇIKAN GARİP TESADÜF...  (3)
 
Kontrgerilla-gladyo çetesi; bununla yetinmiyor...
 
AKP iktidara geldikten sonra; “28 Şubat sürecinde gizli bir operasyonla görevinden gönderttikleri gazeteciyi; bu kez 28 Şubat’ın faili gibi göstererek; bu kez de hapse tıkılması için çaba harcıyor...”
 
***
 
İnsanlara tek tek ve toplu olarak algı operasyonu yapan çete; o günlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e ve siyasi partilere ulaşıyor; Abdullah Gül’ün yedi gazeteciyle görüşmemesini, bu gazetecilerle görüşmenin tehlikeli olduğunu söylüyor...
 
***
 
O günlerde rahmetli Hasan Karakaya’nın yardımıyla ortaya çıkartılan gerçek korkutucu boyutlarda...
 
Aynı çete; bir siyasi partinin genel başkanına ve yardımcısına ulaşarak; gazetecinin yargılanması için suç duyurusunda bulundurtuyorlar...
 
***
 
Soğuk savaş döneminden kalma kontrgerilla-gladyo çetesi; ahtapot şeklinde uzanan kolları üzerinden;
 
***
 
Gazetelerde manşet haberler...
 
Etki ajanı şeklinde kendileriyle organize çalışan köşe yazarı görünümlü kişilere yazı yazdırtmalar...
 
***
 
Aynı anda siyasi partilere ulaşarak ‘gazeteciyi hapse göndertmek için’ suç duyurusunda bulundurtmalar yoluyla...
 
Kendilerinden olmayan gazetecileri sindirtiyorlar...
 
Yanlarında çalışan bir gazeteci-televizyoncu; çeteye karşı çıktığı için, senelerce işsiz bırakılıyor...
 
“Özür dilemesi” isteniyor...
 
Özür dilemezse iş bulamayacağı söyleniyor...
 
***
 
Kendi sistemlerinin içine girmeyen gazetecileri, susturabilmek için; evlerini defalarca soyuyorlar; bilgisayarları alıyorlar;  Evindeki kasasını sökerek götürüp bütün kişisel ve ailevi belgelerini çalıyorlar...
 
***
 
Arabasında bulunan bilgisayar, aracın camı kırılarak alınıp götürülüyor ve gazetecinin bütün belgelerine ve mesleki çalışmalarına el konuyor...
 
***
 
Bunları yapmaktaki amaç; “Türkiye’yi Soğuk Savaş’tan kalma gladyo-kontrgerilla artığı gizli elleriyle; gizli düzeneklerinde yönetebilmek...”
 
***
 
Siyasi erki perde arkasından yönetmek istiyorlar... Yargıyı etkilemeye çabalıyorlar...
 
Sistemi kontrol etme dürtüsüyle yanıp tutuşuyorlar...
 
***
 
Ne ki;
 
Bu kirli işleri tezgahlayanların eli ayağı bir süre sonra birbirine dolanıyor...
 
Garip bir tesadüf sonucu; bir televizyon simasıyla eşinin; “paraların kaynağının ve nerden geldiğinin sorulmadığı bir kara para aklama ülkesinde”; başka bir ülkeyi ikametgah göstererek, yine bambaşka bir ülkede açtıkları şirket yoluyla hesap açtıkları ortaya çıkıyor...
 
***
 
“Günahsız gazetecilere yönelik karanlık operasyonların, kirli tezgahların sonunda; başka ülkelerde kurulan şirketler, dünyanın başka şehirlerinde gösterilen ikametgah ve adresler kaynağı belirsiz para akışları...” 
 
***
 
Derginin sahibi;
 
-“Gazetecilik onur ödülünü size vermek istiyoruz bu yıl...” diyor...
 
36 yıl onurunu koruyarak çıkmaya çalışan bir gazeteciye; daha anlamlı hangi ödül verilebilir ki?..